Merkez Bankası faizi sabit tuttu, ING gelecek senaryosunu açıkladı

Uluslararası finans kuruluşu ING Global, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) politika faizini sabit tutma kararına ilişkin dikkat çekici bir değerlendirme yayımladı. Bankaya göre söz konusu karar, hem yurt içi yatırımcıların Türk lirası varlıklara olan ilgisinin sürdüğünü hem de son dönemde gözlenen yabancı çıkışlarının temel nedeninin faiz seviyeleri değil, küresel piyasalardaki risk iştahındaki gerileme olduğunu ortaya koyuyor.

ING ekonomistleri, TCMB’nin faiz oranını değiştirmemesiyle birlikte para politikasında esneklik sağlayacak bir alanı korumayı hedeflediğini belirtti. Bu yaklaşımın, özellikle enerji fiyatlarında yaşanan dalgalanmaların geçici kalması halinde Merkez Bankası’na ilerleyen dönemlerde yeniden faiz indirimi seçeneklerini değerlendirme fırsatı tanıyabileceği ifade edildi.

ING raporuna göre, Merkez Bankası’nın faiz oranlarını sabit tutması, iç piyasalarda lira cinsi varlıklara yönelik talebin devam ettiğine dair güçlü bir sinyal olarak yorumlanıyor.

KÜRESEL RİSK İŞTAHI VE YABANCI SERMAYE HAREKETLERİ

Raporda, Türkiye piyasalarından sınırlı yabancı çıkışlarının faiz seviyelerinden çok küresel finansal koşullarla bağlantılı olduğuna dikkat çekildi. Özellikle dünya genelinde artan jeopolitik gerilimler, enerji fiyatlarındaki oynaklık ve büyük ekonomilerdeki para politikası belirsizliklerinin yatırımcıların risk alma iştahını zayıflattığı vurgulandı.

Bu nedenle, Türkiye’den çıkan yabancı sermayenin temel nedeninin yerel para politikası değil, küresel piyasalardaki temkinli atmosfer olduğu değerlendiriliyor.

ING analistleri, mevcut faiz kararının Merkez Bankası’nın ilerleyen aylarda politika seçeneklerini açık tutma stratejisinin bir parçası olduğunu vurguladı.

ENERJİ FİYATLARI PARA POLİTİKASININ SEYRİNİ BELİRLEYEBİLİR

ING Global değerlendirmesinde enerji piyasalarına da özel bir parantez açıldı. Özellikle petrol fiyatlarının küresel ölçekte yüksek seviyelerde kalmasının Türkiye’de enflasyon görünümü üzerinde baskı oluşturabileceği belirtildi.

Enerji maliyetlerinde yaşanabilecek kalıcı artışların, enflasyon beklentilerini yeniden yukarı yönlü etkileyebileceği ifade edilirken, bu durumun para politikasında daha sıkı bir duruş gerektirebileceği kaydedildi.

Raporda, petrol fiyatlarının yüksek seviyelerde kalması durumunda TCMB’nin nisan ayındaki Para Politikası Kurulu toplantısında ek sıkılaştırma adımlarını gündeme alabileceği ifade edildi.

NİSAN TOPLANTISI KRİTİK OLABİLİR

ING ekonomistleri, önümüzdeki dönemde TCMB’nin politika yönünü belirleyecek en önemli faktörlerin enerji fiyatları, enflasyon beklentileri ve küresel finansal koşullar olacağını belirtti.

Bu çerçevede, nisan ayında gerçekleştirilecek Para Politikası Kurulu toplantısının kritik bir dönüm noktası olabileceği ifade edildi. Eğer enflasyon görünümü beklenenden daha olumsuz bir tablo ortaya koyarsa, Merkez Bankası’nın politika faizini artırması veya faiz koridoru araçlarını kullanarak parasal sıkılaştırmayı güçlendirmesi ihtimal dahilinde görülüyor.

ING’e göre Merkez Bankası’nın mevcut yaklaşımı, kısa vadeli dalgalanmalara karşı temkinli ancak esnek bir politika çerçevesi oluşturmayı amaçlıyor.