Temmuz ayı mobilya ihracatında düşüş yaşandı

Türkiye’nin mobilya, kâğıt ve orman ürünleri sektörü, 2025 yılının Temmuz ayında ihracatta geçen yılın aynı dönemine göre %2,2 oranında daralma yaşadı. Sektörün toplam temmuz ayı ihracatı 691 milyon 79 bin dolar olarak gerçekleşti.

YILLIK BAZDA ARTIŞ SÜRDÜ, BÖLGESEL PERFORMANSLAR GÜÇLÜ

Yılın ilk yedi ayında ise sektör, 2024’ün aynı dönemine kıyasla %0,7 oranında artış yakalayarak toplamda 4 milyar 508 milyon 570 bin dolarlık ihracata imza attı. Bölgesel ihracat performansına bakıldığında, Akdeniz Mobilya, Kâğıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği (AKAMİB), temmuz ayında %16’lık bir büyüme kaydederek 84 milyon 315 bin dolarlık dış satış gerçekleştirdi.

Ocak-Temmuz döneminde AKAMİB’in ihracatı 548 milyon 81 bin dolara ulaşırken, yıllık bazda %11’lik bir artışla dikkat çekti.

EN ÇOK İHRACAT IRAK VE SURİYE’YE YAPILDI

Temmuz ayında Türkiye genelinde sektör ihracatının en güçlü olduğu ilk beş ülke sırasıyla Irak, Birleşik Krallık, ABD, Fas ve Libya oldu. İlk 10 ülke içinde Fas’a olan ihracat %48 oranında artış gösterdi.

AKAMİB özelinde ihracat pazarlarına bakıldığında; Irak birinci sıradaki yerini korurken, Suriye, Almanya, Romanya ve Libya diğer öne çıkan pazarlar arasında yer aldı. Suriye’ye yapılan ihracat %177 gibi rekor bir artışla dikkat çekerken, Gürcistan’da %138 ve Birleşik Krallık’ta %40 oranında artış gözlendi.

REKABET GÜCÜ İÇİN YAPISAL ADIMLAR ŞART

AKAMİB Başkanı Onur Kılıçer, ihracat verilerini değerlendirirken sektörün dirençli duruşuna dikkat çekti. Kılıçer, zorlu piyasa şartlarına rağmen ihracatçıların üretimden taviz vermediğini belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Bu tabloyu kalıcı hale getirmek için, üretimi teşvik edecek ve küresel rekabette firmalarımızın elini güçlendirecek yapısal desteklerin hayata geçirilmesi büyük önem taşıyor.”

Merkez Bankası’nın politika faizinde yaptığı 300 baz puanlık indirimi olumlu ama yetersiz bulan Kılıçer, reel sektörün canlanması için daha hızlı ve güçlü oranlarda faiz indirimlerine ihtiyaç olduğunu vurguladı.

Ayrıca uzun vadeli, düşük maliyetli ve erişilebilir finansman olanaklarının sağlanmasının ihracatçı firmaların sürdürülebilirliği için hayati olduğunu belirten Kılıçer, “Bu tür adımlar yalnızca firmaların ayakta kalmasını değil, Türkiye’nin küresel pazardaki konumunu da güçlendirecektir.” dedi.