Trump, İran’a süre verdi: Geçici anlaşma kabul edilmezse saldırı gelecek
ABD Başkanı Donald Trump, İran’ın geçici barış anlaşmasını kabul etmemesi halinde askeri operasyonların devam edeceğini açıkladı. Washington ile Tahran arasında ateşkesin geleceğine ilişkin belirsizlik sürerken, taraflar üst üste ikinci gece de karşılıklı saldırılar gerçekleştirdi.
Trump, Fox News’e yaptığı açıklamada, İran’ın iki aylık geçici ateşkesi uzatacak ve Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasını sağlayacak anlaşmaya onay vermemesi halinde perşembe günü yeni operasyonlar düzenleneceğini söyledi. ABD Başkanı, müzakerelerde ilerleme sağlanamamasından duyduğu rahatsızlığın arttığını vurguladı.
ABD İran geriliminde ikinci gece çatışmaları yaşandı
ABD ordusu, İran’da birden fazla askeri hedefe yönelik yeni saldırılar düzenledi. Buna karşılık İran da Kuveyt, Bahreyn ve Ürdün’deki Amerikan üslerini hedef alan füze saldırıları gerçekleştirdi.
Kuveyt, güvenlik gerekçesiyle hava sahasını geçici olarak kapatırken, Ürdün yönetimi yaklaşık 20 füzenin etkisiz hale getirildiğini duyurdu. Bahreyn’de ise önleme sırasında düşen şarapnel parçalarının başkent Manama’da bir çocuğun yaralanmasına yol açtığı bildirildi.
Tarafların son saldırılarında can kaybına ilişkin resmi bir açıklama yapılmadı.
Hürmüz Boğazı yeniden küresel risk merkezi haline geldi
Tahran yönetimi, Hürmüz Boğazı’nın tüm gemi trafiğine kapatılacağını açıklayarak enerji piyasalarındaki endişeleri artırdı. İran Devrim Muhafızları, boğazdan geçmeye çalışan iki gemiyi hedef aldığını öne sürerken, ABD tarafı ticari gemilerin geçişlerini sürdürdüğünü belirtti.
Şubat ayı sonunda başlayan çatışmaların ardından Hürmüz’den geçen tanker trafiğinde ciddi düşüş yaşanırken, savaş öncesinde günlük yaklaşık 135 geminin kullandığı boğazdaki geçişler halen normal seviyelerin oldukça altında bulunuyor.
İran ile ABD arasındaki dolaylı müzakereler 8 Nisan’dan bu yana devam etse de taraflar geçici anlaşma konusunda uzlaşma sağlayamadı.
Nükleer program ve dondurulan varlıklar masadaki en kritik başlıklar arasında yer alıyor.
Tahran, Katar başta olmak üzere çeşitli ülkelerde bulunan 10 milyar dolardan fazla İran varlığının serbest bırakılmasını talep ederken, Washington ise İran’ın yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum stoklarından vazgeçmesini istiyor.
İran ayrıca Lübnan’da İsrail ile Hizbullah arasında ateşkes sağlanmasını da müzakere sürecinin önemli şartlarından biri olarak öne çıkarıyor.
Abd saldırılarında tomahawk füzeleri kullanıldı
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), İran’ın hava savunma sistemleri dahil olmak üzere çeşitli askeri noktalarının yaklaşık 50 Tomahawk füzesiyle hedef alındığını açıkladı.
Söz konusu operasyonlar “meşru müdafaa” kapsamında değerlendirilirken, Washington yönetimi geniş çaplı yeni bir savaş istemediği mesajını verdi.
Trump, İranlı yetkililerle doğrudan temas kurduğunu belirterek, ABD unsurlarına yönelik saldırıların sona erdirilmesini istediğini ifade etti. Ancak görüşmelerin hangi isimler üzerinden yürütüldüğüne ilişkin ayrıntı paylaşılmadı.
Petrol fiyatları yükseliş baskısı altında
Orta Doğu’daki gerilim enerji piyasalarını yakından etkilemeye devam ediyor. Brent petrolün varil fiyatı perşembe günü 92,70 dolar seviyesinde işlem gördü. Buna rağmen fiyatlar, nisan ayında görülen 125 doların üzerindeki zirvenin altında kalmayı sürdürüyor.
Enerji danışmanlık şirketi FGE NexantECA’ya göre, Hürmüz Boğazı’nın ağustos ayına kadar kapalı kalması halinde petrol fiyatları 150 dolar seviyesine yükselebilir.
Batılı ülkeler ise arz şokunun önüne geçebilmek amacıyla stratejik petrol rezervlerini son yılların en hızlı temposuyla piyasaya sürüyor.
Öte yandan bazı petrol şirketlerinin, uydu takip sistemlerini devre dışı bırakarak “karanlık geçiş” yöntemiyle Hürmüz üzerinden sevkiyatlarını sürdürdüğü belirtiliyor.
Trump, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada ABD ordusunun Hürmüz Boğazı’ndan 200’den fazla ticari geminin güvenli geçişine destek verdiğini ve bu sayede 100 milyon varilden fazla petrolün küresel piyasalara ulaştığını savundu.
ABD Başkanı, “Hürmüz’ün kontrolü İran’da değil, ABD’de” ifadelerini kullanarak Tahran’a yönelik mesajlarını sertleştirdi.
