Trump yönetimi Küba’ya askeri müdahaleyi değerlendiriyor
ABD ile Küba arasında son dönemde artan gerilim yeni bir boyuta taşındı. Amerikan basınında yer alan iddialara göre, ABD Başkanı Donald Trump yönetimi, Havana üzerindeki ekonomik baskının beklenen sonucu vermemesi nedeniyle askeri müdahale ihtimalini önceki döneme kıyasla daha ciddi şekilde değerlendirmeye başladı. Özellikle enerji ambargosu ve petrol akışını kesmeye yönelik adımların ardından Küba yönetiminin geri adım atmaması Washington’da yeni senaryoların tartışılmasına neden oldu.
Politico’ya konuşan kaynaklara göre Beyaz Saray içerisindeki bazı isimler, yaptırımların Küba ekonomisini zorlayacağını ve yönetimi taviz vermeye mecbur bırakacağını düşünüyordu. Ancak süreç içerisinde beklentilerin karşılanmaması, yönetim içinde daha sert seçeneklerin konuşulmasına yol açtı. İddiaya göre Trump yönetimi, özellikle Venezuela ve İran merkezli gelişmelerin ardından Küba konusunda daha agresif bir yaklaşımı değerlendirmeye başladı.
WASHINGTON YÖNETİMİNDE KÜBA POLİTİKASINA İLİŞKİN SERTLEŞME DİKKAT ÇEKİYOR
Konuya yakın kaynaklardan biri, ilk aşamada Küba yönetiminin ekonomik baskı karşısında hızlı şekilde zayıflayacağının düşünüldüğünü ancak Havana’nın beklenenden daha dirençli çıktığını öne sürdü. Aynı kaynak, İran’daki gelişmelerin de Washington’ın hesaplarını değiştirdiğini savundu.
ABD’NİN KÜBA’YA OLASI ASKERİ MÜDAHALESİNE İLİŞKİN SENARYOLARIN MASADA OLDUĞU İDDİA EDİLİYOR.
İddialara göre Beyaz Saray’da konuşulan seçenekler yalnızca sınırlı bir operasyonla sınırlı değil. Bazı senaryolarda rejimi baskı altına almayı amaçlayan hava saldırıları öne çıkarken, daha kapsamlı planlarda yönetim değişikliğini hedefleyen kara operasyonlarının da değerlendirildiği ileri sürülüyor. Ancak şu aşamada resmi makamlar tarafından doğrulanmış net bir askeri plan bulunmuyor.
ABD yönetimi son aylarda Küba’ya yönelik ekonomik baskıyı artırmıştı. Başkan Trump’ın ocak ayında imzaladığı kararnameyle, Küba’ya petrol sağlayan ülkelere yönelik ticari yaptırımlar devreye alınmıştı. Washington yönetimi bu adımın “ABD’nin ulusal güvenlik çıkarlarını korumayı” amaçladığını savunurken, Havana yönetimi ise bunun doğrudan ekonomik kuşatma anlamına geldiğini belirtiyor.
PETROL YAPTIRIMLARI VE ENERJİ KRİZİ KÜBA EKONOMİSİNDE BASKIYI ARTIRDI.
Enerji akışındaki sorunların ardından Küba’da elektrik kesintileri ve temel ihtiyaç krizleri derinleşirken hükümet acil durum önlemlerini devreye aldı. Trump ise yaptığı açıklamalarda Küba’nın “çökmüş bir devlet” olduğunu savunarak ülkedeki siyasi ve ekonomik sorunların çözümü için ABD’nin devreye girmesi gerektiğini öne sürüyor.
Küba Devlet Başkanı Miguel Díaz-Canel ise Washington’ın müdahale için gerekçe üretmeye çalıştığını savunuyor. Diaz-Canel, olası bir askeri operasyonun yalnızca Küba’yı değil tüm bölgeyi istikrarsızlığa sürükleyeceğini belirterek “kan gölü” uyarısında bulundu. Kübalı yetkililer, ülkenin egemenliğini korumak için her türlü savunma hakkını kullanacaklarını ifade ediyor.
ABD Senatosu’nda da konuya ilişkin tartışmalar sürüyor. Demokrat senatörler, Başkan’ın Kongre onayı olmadan Küba’ya yönelik askeri adım atmasını engellemeye yönelik girişimlerde bulunurken, Cumhuriyetçi kanat ise yönetimin mevcut politikalarının başkanlık yetkileri kapsamında değerlendirildiğini savunuyor.
Uzmanlar, Washington ile Havana arasındaki gerilimin yeni bir Soğuk Savaş atmosferi oluşturabileceğini belirtirken, özellikle Karayipler bölgesinde yaşanacak olası bir askeri hareketliliğin küresel enerji ve güvenlik dengeleri üzerinde etkili olabileceğine dikkat çekiyor.
