Trump'ın seçim yasası talebi Cumhuriyetçileri ikiye böldü

ABD Başkanı Donald Trump'ın 24 Haziran'da Kongre'ye yapacağı ziyaret, Cumhuriyetçi Parti içindeki görüş ayrılıklarını yeniden gündeme taşıdı. Parti yönetimi, ara seçimlere yaklaşık 5 ay kala ekonomi ve hayat pahalılığına odaklanılması gerektiğini savunurken, Trump ise seçim güvenliği düzenlemelerini öncelikli başlık haline getirmeyi hedefliyor.
Trump'ın desteklediği SAVE America tasarısı, seçmenlerden fotoğraflı kimlik ve vatandaşlık belgesi ibraz edilmesini öngören hükümler içeriyor.
Cumhuriyetçi senatörler arasında yapılacak öğle yemeğinde, partinin seçim stratejisi ve yasama önceliklerinin ele alınması bekleniyor. Görüşmenin, Trump'a yakın isimlerle daha geleneksel Cumhuriyetçiler arasındaki yaklaşım farklılıklarını ortaya koyacağı belirtiliyor.
Save America tasarısı tartışmaları sürüyor
Florida Senatörü Rick Scott ve Utah Senatörü Mike Lee, Senato liderliğinin Trump'ın desteklediği seçim reformu paketini gündeme almasını istiyor. Ancak bazı Cumhuriyetçi senatörler, tasarının Senato'da gerekli 60 oy desteğine ulaşmasının zor olduğunu ve sürecin uzun zaman alabileceğini ifade ediyor.
Kuzey Carolina Senatörü Thom Tillis, tasarının yasalaşma ihtimalinin düşük olduğunu belirterek Senato'nun zamanını daha verimli konulara ayırması gerektiğini söyledi.
Cumhuriyetçiler ekonomi gündemine odaklanmak istiyor
Parti içindeki birçok isim, seçmenlerin önceliğinin enflasyon, konut maliyetleri ve yaşam giderleri olduğunu vurguluyor. Cumhuriyetçi liderler, Trump dönemindeki vergi indirimlerinin etkilerini öne çıkarırken, son dönemde kabul edilen iki partili konut düzenlemelerini de seçim öncesi önemli başlıklar arasında gösteriyor.
Güney Dakota Senatörü Mike Rounds, seçim reformu konusunda matematiğin Senato'da belirleyici olduğunu ifade ederken, Senato Çoğunluk Lideri John Thune ise filibuster kuralının kaldırılmasına yönelik çağrıların karşılık bulmadığını dile getirdi.
Nisan ayında yayımlanan bir ankete göre SAVE America tasarısına destek yüzde 37 seviyesinde kalırken, yüzde 21 karşı çıkıyor, yüzde 42'lik kesim ise kararsız olduğunu belirtiyor.


