Türk şirketlerinin yurt dışı cirosu 89,8 milyar dolara ulaştı

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, Türkiye kontrolündeki şirketlerin yurt dışında sahip olduğu girişimlerin ekonomik büyüklüğü artmaya devam ediyor. 2024 yılında bu girişimlerin toplam cirosu 89 milyar 840 milyon dolara ulaşarak bir önceki yıla göre önemli bir artış gösterdi.

TÜİK’in “yurt dışında kontrol edilen girişimler” istatistiklerine göre, Türkiye merkezli şirketlerin yurt dışında kontrol ettiği girişim sayısı da yükselişini sürdürdü. 2023 yılında 2 bin 567 olan girişim sayısı, 2024 yılında 2 bin 706’ya çıktı. Bu işletmelerin toplam cirosu 2023’te 84 milyar 630 milyon dolar seviyesindeyken, 2024’te yaklaşık 5 milyar dolar artarak 89 milyar 840 milyon dolara ulaştı. Veriler, Türk şirketlerinin küresel ölçekte faaliyet alanını genişlettiğini ortaya koyuyor.

Faaliyet alanlarına bakıldığında en yüksek ciro sanayi sektöründe gerçekleşti. Yurt dışında sanayi faaliyetinde bulunan girişimler 2024 yılında toplam 35 milyar 9 milyon dolarlık gelir elde ederek ilk sırada yer aldı. Sanayiyi 33 milyar 242 milyon dolarlık ciroyla ticaret sektörü izledi. Hizmet sektöründe faaliyet gösteren girişimlerin cirosu 12 milyar 217 milyon dolar olurken, inşaat sektöründe bu rakam 9 milyar 372 milyon dolar olarak kaydedildi.

Girişim sayıları açısından değerlendirildiğinde ise hizmet sektörü ilk sırada yer aldı. Yurt dışında faaliyet gösteren Türk kontrolündeki girişimlerin 967’si hizmet, 943’ü ticaret, 506’sı sanayi ve 290’ı inşaat alanında faaliyet gösterdi.

Coğrafi dağılım incelendiğinde Türk girişimlerinin en yoğun faaliyet gösterdiği bölge Avrupa oldu. 2024 yılında Avrupa ülkeleri girişim sayısında yüzde 39,2, toplam ciroda ise yüzde 37,1 pay alarak ilk sıraya yerleşti. Avrupa’yı diğer Avrupa ülkeleri takip ederken, bu grup girişim sayısında yüzde 19,3, ciroda ise yüzde 23,9 pay elde etti. Üçüncü sırada ise diğer Asya ülkeleri yer aldı; bu bölgede girişim sayısı payı yüzde 13,3, ciro payı ise yüzde 13,2 olarak gerçekleşti.

Veriler, Türk şirketlerinin küresel pazarlarda özellikle sanayi üretimi ve ticaret alanlarında güçlü bir varlık oluşturduğunu, Avrupa’nın ise hem faaliyet hem gelir açısından en kritik bölge olmaya devam ettiğini gösteriyor.