Ukrayna’da barış için yeni yol haritası masada: Ankara Ukrayna’ya asker gönderecek mi?
Avrupa başkentlerinde hız kazanan diplomasi trafiği, Ukrayna’ya sağlanacak güvenlik garantilerinin nasıl şekilleneceği sorusunu gündemin ilk sırasına taşıdı. Türkiye ise bu süreçte öne çıkan aktörlerden biri olarak dikkat çekiyor.
ANKARA, AKTİF ROL ALMAYA HAZIR
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın muhataplarına verdiği mesajlar, Türkiye’nin “adil ve kalıcı barış” sağlanması halinde Ukrayna’ya yönelik güvenlik garantilerinde somut katkı sunmaya hazır olduğunu gösteriyor. Ankara, Karadeniz’de seyrüsefer güvenliği planlamasına liderlik ederken, güvenlik paketinin netleşmesiyle kara gücü göndermeyi dahi değerlendirebileceğini diplomatik kaynaklar vurguluyor.
ABD’NİN KATILIMI BELİRLEYİCİ OLACAK
Türkiye açısından kritik unsur, Washington’ın bu süreçte nasıl bir pozisyon alacağı. Diplomatik kaynaklara göre, “ABD’nin sorumluluk üstlendiği bir Ukrayna misyonu ile üstlenmediği bir misyon aynı olmayacak.” Dolayısıyla Ankara, ABD’nin sürece katılımını belirleyici bir parametre olarak görüyor.
NATO TECRÜBESİ VE GEÇMİŞ MİSYONLAR
NATO’nun ikinci büyük ordusuna sahip olan Türkiye, Afganistan, Bosna ve Kosova’da edindiği barış gücü tecrübesini Ukrayna’da da devreye sokabilir. Ancak Ankara, Ukrayna’da görev üstlenirse doğrudan temas hattında değil, gerisinde bir bölgeyi tercih etmesi bekleniyor. Ayrıca Türkiye, bu adımı hem Kiev’in hem de Moskova’nın onayıyla atabileceğini açıkça ortaya koyuyor.
KARADENİZ’DE TÜRKİYE LİDERLİĞİ
Türkiye’nin en güçlü ihtimalle aktif rol alacağı alan ise Karadeniz güvenliği. Nisan ayında İstanbul’da düzenlenen ve 21 ülkenin katıldığı konferansta, savaş sonrası seyrüsefer güvenliği için Türkiye’nin askeri planlamalarda öncü rol üstlenmesi kararlaştırılmıştı. Bu kapsamda Montrö Sözleşmesi’nin barış imzalanana kadar geçerliliğini koruması ve güvenli deniz taşımacılığında Ankara’nın liderliği öne çıkıyor.
FRANSA VE İNGİLTERE’DEN MESAJ
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un güvenlik garantileri verebilecek ülkeler arasında Türkiye’yi de sayması, Ankara’nın önemini ortaya koydu. İngiltere ve Fransa’nın öncülük ettiği “gönüllüler koalisyonu” toplantılarına Türkiye’nin katılımı da bu sürecin bir parçası olarak dikkat çekiyor.
