WEF: ABD’de yapay zeka hisselerinde sert düşüş küresel ekonomiyi sarsabilir
Dünya Ekonomik Forumu’nun (WEF) yayımladığı “Başekonomistler Görünümü Ocak 2026” raporu, ABD merkezli varlıkların küresel ekonomi üzerindeki belirleyici rolünü bir kez daha ortaya koydu. Rapora göre ankete katılan başekonomistlerin yüzde 74’ü, ABD’de yapay zeka odaklı varlıklarda yaşanabilecek ciddi bir değer kaybının küresel ölçekte yaygın ve güçlü etkiler yaratacağını öngörüyor.
WEF anketinde, son dönemde küresel piyasalardaki yükselişin büyük ölçüde ABD hisse senetlerinde, özellikle yapay zeka alanında faaliyet gösteren şirketlerde yoğunlaştığına dikkat çekildi. “Muhteşem Yedili” olarak adlandırılan büyük teknoloji şirketlerinin ABD borsalarındaki ağırlığı, Kasım 2022’de yaklaşık yüzde 20 seviyesindeyken 2025 sonunda yüzde 35’e kadar yükseldi.
Raporda, bu yoğunlaşmanın finansal istikrar açısından risk oluşturabileceği vurgulandı. Başekonomistlerin yüzde 52’si, ABD’de yapay zeka ile bağlantılı hisselerin 2026 yılında değer kaybedeceğini öngörürken, yüzde 9’luk kesim sert bir düşüş ihtimaline işaret etti. Buna karşılık yüzde 40’lık bir grup ise yükselişin sürebileceği görüşünü paylaştı. ABD’deki diğer hisseler için de katılımcıların yüzde 58’i yatay seyir ya da gerileme beklentisi dile getirdi.
ABD piyasalarına yönelik bu temkinli görünüm, Çin ve Avrupa’ya dair daha iyimser beklentilerle ayrışıyor. Ankete katılanların yüzde 68’i Çin’deki yapay zeka hisselerinde, yüzde 59’u ise Avrupa borsalarında yükselişin devam edeceğini düşünüyor.
Diğer varlıklara bakıldığında, ekonomistlerin yüzde 54’ü altının 2025’te zirvesini gördüğünü belirtirken, yüzde 46’sı değerli metalde yükselişin sürebileceğini öngörüyor. Kripto paralarda ise karamsar tablo öne çıkıyor; katılımcıların yüzde 62’si değer kayıplarının devam edeceği görüşünde. Dolar tarafında da başekonomistlerin yüzde 54’ü aşağı yönlü seyrin süreceğini tahmin ediyor.
Raporda ayrıca BIS, ECB ve IMF gibi küresel kurumların uyarılarına da yer verildi. Uluslararası Ödemeler Bankası (BIS), ABD hisseleri ve altının tarihsel olarak “varlık balonu” dönemleriyle benzer örüntüler sergilediğini belirtirken, Avrupa Merkez Bankası (ECB) ABD’li büyük teknoloji hisselerindeki aşırı değerlemelerin “kaçırma korkusu” (FOMO) ile beslendiğini vurguladı. IMF ise rallinin birkaç büyük teknoloji şirketi etrafında yoğunlaşmasının küresel piyasalarda yayılma riskini artırdığına dikkat çekti.
Buna karşın raporda, yapay zeka şirketlerinin güçlü kârlılık performansı ve veri merkezleri ile altyapıya yönelik büyük ölçekli yatırımların, “balon” endişelerini kısmen dengelediği ifade edildi. OECD ve IMF’ye göre, tarifelerden bağımsız olarak yapay zekaya yönelik sermaye harcamaları 2025’te ABD büyümesine önemli katkı sağladı.
WEF anketine göre, ABD borsalarında yaşanabilecek olası bir çöküşün maliyeti oldukça yüksek olabilir. Raporda, ABD hisse senedi piyasasında sert bir düzeltmenin toplamda 35 trilyon dolara varan kayıplara yol açabileceği belirtilirken, bu kaybın 20 trilyon dolarının ABD hanehalkı servetinde, 15 trilyon dolarının ise yabancı yatırımcılar üzerinde oluşabileceği vurgulandı.
Sonuç olarak rapor, ABD’de yapay zeka hisselerinde yaşanabilecek sert bir değer kaybının, küresel büyüme ve finansal istikrar açısından kritik bir risk unsuru olmaya devam ettiğini ortaya koydu.
