ABD'nin borcu 40 trilyon doları aştı: Faiz yükü rekor seviyeye çıktı

ABD'de kamu borcu 40 trilyon doları aşarken bütçe açığı 2 trilyon dolara yaklaştı. Borç faizlerine yapılan ödemeler 1,36 trilyon dolarla rekor kırdı. Artan borçlanma maliyetleri konut kredisi faizlerine de yansıdı.
ABD ekonomisinde büyüme devam etmesine rağmen kamu maliyesindeki dengesizlikler sürüyor. Donald Trump yönetiminin ekonomik büyüme ve gümrük vergisi gelirleriyle bütçe üzerindeki baskıyı azaltma hedefi henüz borçlanma ihtiyacında belirgin bir düşüş sağlamadı. Küresel tahvil getirilerinin yükselmesi ise hem federal hükümetin hem de tüketicilerin kredi maliyetlerini artırıyor.
ABD'de bütçe açığı 2 trilyon dolara yaklaştı
ABD Hazine Bakanlığının açıkladığı verilere göre 30 Eylül'de sona eren 2026 mali yılında federal bütçe açığı yaklaşık 2 trilyon dolar oldu. Açık, önceki yıla göre yüzde 12 büyüyerek Kovid-19 salgını döneminden bu yana en yüksek seviyesine ulaştı.
Bütçe açığının gayrisafi yurt içi hasılaya (GSYH) oranı yüzde 6,2 olarak hesaplandı. Ekonomistler, normal büyüme koşullarında sürdürülebilir yıllık bütçe açığının milli gelirin yaklaşık yüzde 3'ü düzeyinde olması gerektiğini değerlendiriyor.
ABD'nin 2026 mali yılı bütçe açığı, ülke tarihindeki en yüksek üçüncü açık olarak kaydedildi.
ABD'nin borç faizleri 1,36 trilyon dolarla rekor kırdı
Federal hükümetin borçlanma giderleri, yükselen faiz oranlarının etkisiyle yeni zirveye ulaştı.
2026 mali yılında kamu borcuna ilişkin faiz maliyetleri 1,36 trilyon dolar olarak gerçekleşti.
Salgın döneminden kalan yüksek harcamalar, sosyal güvenlik yükümlülükleri, vergi indirimleri, artan savunma bütçesi ve faiz giderleri, federal bütçe üzerindeki baskıyı sürdüren başlıca kalemler arasında yer aldı.
Borçlanma maliyetlerinin yükselmesi, ABD bütçesinden faiz ödemelerine ayrılan kaynakların büyümesine neden oldu.
ABD kamu borcunun milli gelire oranı yüzde 100'e ulaştı
ABD'nin toplam federal borcu ağustos ayında ilk kez 40 trilyon dolar sınırını geçti.
Bu tutarın bir bölümü Sosyal Güvenlik Güven Fonu gibi kamu kurumlarına olan yükümlülüklerden oluşurken Hazine tahvili sahiplerine olan borç yaklaşık 32 trilyon dolar düzeyinde bulunuyor.
Kamu borcunun GSYH'ye oranı ise yaklaşık yüzde 100 seviyesine ulaşarak İkinci Dünya Savaşı döneminde görülen oranlara yaklaştı.
Ekonomistler, borç oranının hangi seviyede ciddi risk oluşturacağı konusunda farklı görüşler taşıyor. ABD'nin borçlarını ödeyememe ihtimali düşük değerlendirilirken uzun vadeli mali görünümde ekonomik büyüme ve bütçe politikaları belirleyici görülüyor.
Trump yönetiminin büyüme ve gümrük vergisi planı
Trump yönetimi, ekonomik büyümenin hızlanmasıyla kamu borcunun daha yönetilebilir hale geleceğini savunuyor. İthalata uygulanan gümrük vergilerinden elde edilen gelirlerin de bütçeye katkı sağlaması hedefleniyor.
Ancak ABD Yüksek Mahkemesinin bu yıl tarifelerin önemli bölümünü iptal etmesinin ardından federal hükümet 145 milyar dolarlık geri ödeme yapmak zorunda kaldı.
Bu gelişme, tarifelerden sağlanan ilave gelirlerin önemli kısmını ortadan kaldırdı. Söz konusu gelirlerin toplam bütçe açığına kıyasla zaten sınırlı büyüklükte olduğu belirtiliyor.
Fed yetkilileri de son dönemde yükselen enflasyonda ithalat tarifelerinin etkili olduğunu değerlendirdi.
ABD'de konut kredisi faizleri yüzde 7,40'a yükseldi
Küresel tahvil piyasalarında getirilerin yükselmesi, Amerikan tüketicilerinin kredi maliyetlerini de artırıyor.
Freddie Mac verilerine göre ABD'de 30 yıl vadeli konut kredilerinin faiz oranı yüzde 7,40 ile yakın dönemin en yüksek seviyesine çıktı.
Bu oran, 2010'lu yıllarda yaygın olarak görülen yaklaşık yüzde 3'lük mortgage faizlerinin oldukça üzerinde bulunuyor.
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent'in borçlanma maliyetlerini sınırlama çabalarına rağmen 10 yıllık Hazine tahvili getirilerindeki yükseliş devam ediyor.
ABD'nin borçlanma maliyetlerinde küresel rekabet etkisi
Tahvil getirilerindeki artış yalnızca ABD'yi değil, uluslararası piyasalardan finansman sağlayan diğer ülkeleri ve şirketleri de etkiliyor.
ABD Hazinesi, yeni borçlanma işlemlerinde yatırımcıların ilgisini çekmek için diğer gelişmiş ekonomilerin tahvilleri ve yapay zeka projelerine kaynak arayan büyük şirketlerle rekabet ediyor.
Analistler, ABD'nin kredi riskini yansıtan vadeli tahvil risk priminde henüz belirgin bir bozulma görülmediğini ancak borç, faiz ve bütçe açığı arasındaki ilişkinin uzun vadeli riskler taşıdığını belirtiyor.
Concord Action İcra Direktörü Carolyn Bourdeaux, 2026 seçim kampanyasında adayların bütçeyi sürdürülebilir bir yapıya kavuşturacak politikalarının sorgulanması gerektiğini ifade etti.
ABD'de ara seçimler öncesi ekonomik baskı artıyor
ABD'de 3 Kasım'da yapılacak Kongre ara seçimleri yaklaşırken artan yaşam ve kredi maliyetleri seçmenlerin gündeminde bulunuyor.
Kamuoyu araştırmaları, yüksek fiyatların seçmenler açısından önemli sorunlar arasında yer aldığını gösteriyor.
Seçimlerin ardından Kongrede oluşacak yeni dağılım, vergi politikaları, kamu harcamaları ve gümrük tarifelerine ilişkin düzenlemeleri etkileyebilecek.





