ABD ekonomisi için yeni risk: S&P’den savaş ve enflasyon değerlendirmesi

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Standard & Poor’s (S&P), Orta Doğu’da devam eden savaşın küresel ekonomi üzerindeki etkilerine ilişkin dikkat çeken bir değerlendirme yayımladı. Kurumun analizine göre, bölgede süregelen çatışmalar yalnızca jeopolitik riskleri artırmakla kalmıyor; aynı zamanda ABD ekonomisinin büyüme dinamikleri, kredi koşulları ve finansal dengeleri üzerinde uzun vadeli sonuçlar doğurma potansiyeli taşıyor.

JEOPOLİTİK GERİLİM EKONOMİK BELİRSİZLİĞİ DERİNLEŞTİRİYOR

S&P tarafından yapılan açıklamada, Orta Doğu’da tırmanan askeri gerilimin küresel ekonomik istikrar açısından önemli bir belirsizlik kaynağı oluşturduğu vurgulandı. Kuruluş, çatışmanın kapsamı ve süresinin ekonomik etkilerin boyutunu belirleyeceğine dikkat çekti.

S&P değerlendirmesinde, Orta Doğu’daki savaşın süresine ve yayılma alanına bağlı olarak ABD ekonomisi ve kredi piyasaları üzerinde kalıcı etkiler yaratabileceği ifade edildi.

Analizde, mevcut temel senaryonun çatışmanın görece kısa süreli kalacağı yönünde olduğu belirtilse de güvenlik risklerinin ve bölgesel gerginliklerin uzun vadede zaman zaman yeniden alevlenebileceği ihtimalinin de hesaba katıldığı aktarıldı.

ENERJİ FİYATLARI VE TEDARİK ZİNCİRİ BASKI ALTINDA

S&P, savaşın uzaması veya farklı bölgelere yayılması durumunda enerji piyasalarında dalgalanmaların artabileceğini belirtti. Bu durumun özellikle petrol ve emtia fiyatlarını yukarı yönlü baskılayabileceği ifade edildi.

Uzayan bir çatışmanın enerji ve emtia fiyatlarını yükselterek enflasyon baskısını yeniden artırabileceği ve ekonomik büyüme üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturabileceği vurgulandı.

ABD’nin net enerji ihracatçısı konumunda bulunmasına rağmen hâlâ önemli miktarda ham petrol ithal ettiği hatırlatıldı. Bunun yanı sıra Körfez bölgesinin bazı kritik sanayi ürünlerinde ABD için önemli bir tedarik merkezi olduğu da belirtildi.

Analizde, özellikle alüminyum, gübre, pestisitler ile petrol ve kömür türevlerinin ABD sanayisi için stratejik öneme sahip olduğu ve bu ürünlerin önemli bölümünün Orta Doğu’dan sağlandığı kaydedildi.

YÜKSEK MALİYETLER ŞİRKETLER VE HANEHALKI ÜZERİNDE BASKI OLUŞTURABİLİR

Enerji ve emtia fiyatlarının uzun süre yüksek seviyelerde kalmasının ABD ekonomisinde maliyet baskısını artırabileceği ifade edildi. Bu durumun üretim maliyetlerini yükselterek şirketlerin kârlılıklarını zorlayabileceği ve tüketicilerin satın alma gücünü olumsuz etkileyebileceği değerlendirildi.

S&P’ye göre enerji fiyatlarındaki kalıcı yükseliş ve tedarik zinciri sorunlarının sürmesi, ABD’li şirketlerin girdi maliyetlerini artırırken tüketicilerin satın alma gücü üzerindeki baskıyı da derinleştirebilir.

Raporda ayrıca tüketici güveni ve işletme beklentilerinde yaşanabilecek zayıflamanın harcamaları azaltabileceği, bunun da ekonomik aktivite üzerinde ilave baskı oluşturabileceği ifade edildi.

VERİ MERKEZİ YATIRIMLARI VE SANAYİ SEKTÖRÜ ETKİLENEBİLİR

ABD ekonomisinin büyümesinde son yıllarda önemli rol oynayan veri merkezi ve teknoloji yatırımlarının da enerji maliyetlerindeki artıştan etkilenebileceği değerlendirildi. Analize göre artan enerji fiyatları ve ekipman temininde yaşanabilecek sıkıntılar bu yatırımların hızını düşürebilir.

Raporda ayrıca bazı sektörlerin savaşın etkilerini daha hızlı hissedebileceği belirtildi. Tarım işletmeciliği, kimya, metal ve madencilik, petrol ve gaz ile ulaştırma sektörlerinin doğrudan etkilenebilecek alanlar arasında yer aldığı ifade edildi.

Uzun süreli tedarik zinciri aksaklıklarının ise yalnızca bu sektörlerle sınırlı kalmayarak daha geniş bir ekonomik alana yayılabileceği kaydedildi.

FİNANS SEKTÖRÜ İKİNCİL ETKİLERLE KARŞILAŞABİLİR

S&P değerlendirmesinde, çatışmanın beklenenden uzun sürmesi halinde finans kurumları, sigorta şirketleri ve kamu finansmanı kuruluşlarının dolaylı etkilerle karşılaşabileceği belirtildi. Yükselen enflasyon, yavaşlayan ekonomik büyüme ve piyasalarda oluşabilecek güven kaybının finansal sistem üzerinde baskı oluşturabileceği ifade edildi.

Bununla birlikte analizde, petrol ve gaz şirketlerinin yüksek enerji fiyatlarından kısa vadede avantaj sağlayabileceği de dile getirildi.

Ayrıca ABD bankalarının Orta Doğu bölgesine doğrudan maruziyetinin sınırlı olması nedeniyle savaşın bankacılık sistemi üzerinde büyük bir doğrudan etki yaratmasının beklenmediği değerlendirildi.