BMGK’de İran gerilimi: ABD, Rusya ve Çin sert tartıştı
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK), İran’a yönelik yaptırımların uygulanmasını denetleyen 1737 Yaptırımlar Komitesi’nin geleceğini ele almak üzere kritik bir toplantı gerçekleştirdi. Oturumda ABD, Rusya ve Çin temsilcileri arasında sert açıklamalar dikkat çekti. Taraflar, İran’ın nükleer programı ve yaptırımların yeniden devreye alınması konusunda birbirlerini suçladı.
Konseyin bu ayki dönem başkanlığını yürüten ABD, toplantının ana gündem maddesinin İran’a yönelik yaptırımların denetimi ve uluslararası güvenliğe etkileri olduğunu vurguladı. Toplantıda yapılan konuşmalar, büyük güçler arasındaki görüş ayrılıklarının derinleştiğini bir kez daha ortaya koydu.
ABD: “İRAN’IN ASKERİ PROGRAMLARI DURDURULMALI”
ABD’nin BM Daimi Temsilcisi Mike Waltz, İran’ın balistik füze ve insansız hava aracı programlarının küresel güvenlik açısından ciddi risk oluşturduğunu belirtti. Waltz, özellikle Rusya ve Çin’in İran’la askeri ve ticari ilişkilerini sürdürmesini eleştirerek bu ülkelerin yaptırımların uygulanmasını zayıflattığını savundu.
ABD temsilcisi, İran’a yönelik silah ambargosunun sürdürülmesi gerektiğini ifade ederek uluslararası toplumun bu konuda kararlı bir tutum göstermesi gerektiğini söyledi. Waltz, İran’ın füze ve insansız hava aracı programlarının küresel güvenlik için ciddi bir tehdit oluşturduğunu vurguladı.
ABD tarafı ayrıca, 1737 Yaptırımlar Komitesi’nin yeniden etkin şekilde çalışmasının İran’ın askeri faaliyetlerinin denetlenmesi açısından kritik önem taşıdığını dile getirdi.
RUSYA: “ABD’NİN GİRİŞİMİ HUKUKİ DAYANAKTAN YOKSUN”
Rusya’nın BM Daimi Temsilcisi Vassily Nebenzia ise Washington yönetimini uluslararası hukuku ihlal etmekle suçladı. Nebenzia, ABD’nin İran’a yönelik yaptırımların yeniden gündeme getirilmesi konusunda hukuki bir temele sahip olmadığını savundu.
Rus temsilci, 2018 yılında ABD’nin İran ile 2015’te imzalanan nükleer anlaşmadan tek taraflı olarak çekilmesinin mevcut krizin temel nedenlerinden biri olduğunu belirtti. Rusya temsilcisi Nebenzia, ABD’nin 2015 nükleer anlaşmasından çekilmesinin bugünkü krizin temel nedeni olduğunu söyledi.
Nebenzia ayrıca Batılı ülkelerin Washington’a verdiği desteği eleştirerek bu yaklaşımın diplomatik çözüm ihtimalini zayıflattığını dile getirdi.
ÇİN: “KRİZİN KAYNAĞI TEK TARAFLI POLİTİKALAR”
Çin’in BM Daimi Temsilcisi Fu Cong da toplantıda yaptığı açıklamada, Güvenlik Konseyi’nin siyasi amaçlarla kullanılmaması gerektiğini söyledi. Fu, ABD’nin İran’a yönelik yaklaşımının bölgedeki gerilimi artırdığını savundu.
Çin temsilcisi, İran’ın nükleer programı konusunda diplomatik çözüm yollarının yeniden canlandırılması gerektiğini vurguladı. Ayrıca Orta Doğu’da askeri gerilimin tırmanmasının bölgesel güvenliği ciddi şekilde tehdit ettiğini ifade etti.
Fu, ABD ve İsrail’e çağrıda bulunarak İran’daki nükleer tesislere yönelik askeri saldırıların durdurulması gerektiğini söyledi. Çin temsilcisi Fu Cong, İran nükleer krizinin tetikleyicisinin ABD’nin JCPOA’dan çekilmesi olduğunu ifade etti.
1737 YAPTIRIMLAR KOMİTESİ NEDİR?
BMGK’nin 1737 sayılı kararıyla 2006 yılında kurulan yaptırımlar komitesi, İran’ın nükleer programı nedeniyle uygulanan uluslararası yaptırımların denetlenmesini sağlamak amacıyla oluşturulmuştu. Komite, faaliyetleri kapsamında her 90 günde bir Güvenlik Konseyi’ne rapor sunuyordu.
Ancak 2015 yılında İran ile dünya güçleri arasında imzalanan Ortak Kapsamlı Eylem Planı (JCPOA) sonrası yaptırımların kaldırılmasıyla komitenin etkinliği büyük ölçüde sona erdi.
Son yıllarda artan gerilim ve özellikle 2025’te devreye alınan “snapback mekanizması” ile İran’a yönelik bazı BM yaptırımlarının yeniden yürürlüğe girmesi, komitenin rolünü yeniden gündeme taşıdı.
Diplomatik kaynaklara göre, İran’ın Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) ile iş birliğini askıya alması ve bölgede artan askeri gerilimler, BMGK’de İran dosyasını yeniden uluslararası gündemin merkezine yerleştirdi.
