CENTCOM Eski Komutanı’ndan çarpıcı itiraflar
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı’nın (CENTCOM) eski komutanı emekli Orgeneral Joseph Votel, TRT’nin dijital platformu tabii’de yayımlanması beklenen “Kırmızı Harita” belgeseli için Minnesota’daki evinde gazeteci Feyza Gümüşlüoğlu’nun sorularını yanıtladı.
2016–2019 yılları arasında CENTCOM Komutanı olarak görev yapan Votel, ABD’nin Ortadoğu’daki askeri varlığından İran’ın durumuna, Suriye’nin geleceğinden YPG/SDG desteğine pek çok konuya dair çarpıcı açıklamalarda bulundu.
“On binlerce askere gerek yok”
Votel, ABD’nin bölgede artık “on binlerce asker” bulundurmasının gerekli olmadığını belirterek asıl ihtiyacın “sürdürülebilir ve öngörülebilir” bir askeri varlık seviyesi olduğunu söyledi. Washington’un zaman zaman bölgeye kuvvet yığıp ardından geri çekilmesinin istikrarsızlık ürettiğini ifade eden Votel, kalıcı ancak sınırlı bir askeri varlığın hem ortaklara güven vereceğini hem de Amerikan çıkarlarını koruyacağını vurguladı.
“İran derinden zayıfladı”
İran’ın bölgesel gücünü üç temel sütun üzerinden tanımlayan Votel —nükleer program, balistik füze ve İHA kapasitesi ile vekil milis ağları— son dönemde bu üç alanda da ciddi gerileme yaşandığını söyledi. “Tamamen ortadan kalkmadılar ama derinden zayıfladılar” diyen Votel, Hizbullah, Hamas ve bazı Şii milis ağlarında gerileme yaşandığını, füze ve savunma kapasitesinin zarar gördüğünü ifade etti.
Askeri gücün tek başına çözüm olmadığını vurgulayan eski CENTCOM Komutanı, ABD’nin geçmişte politikasını “aşırı militarize” ettiğini belirterek “Her şey bombayla çözülmez” dedi. Washington’un hedefinin “rejim değişikliği değil, davranış değişikliği” olması gerektiğini söyleyen Votel, bölgesel istikrar için kilit unsurun zayıf değil, “istikrarlı bir İran” olduğunu kaydetti.
Suriye için “fırsat” ama entegrasyon zor
Esad sonrası dönemi “daha istikrarlı bir Suriye için fırsat” olarak değerlendiren Votel, “İstikrarlı bir Suriye olmadan bölge istikrara kavuşamaz” dedi. Şam’a yaptığı son ziyaretten olumlu izlenimlerle döndüğünü belirten Votel, yaptırımların kaldırılmasını önemli bir dönüm noktası olarak nitelendirdi.
Ancak SDG’nin yeni devlet yapısına entegrasyonunun “aylar sürecek ve kolay olmayacak” zorlu bir süreç olduğunu vurguladı. Kürtlerin Suriye’de temsil edilmesi gerektiğini belirten Votel, kültürel hakların tanınmasını olumlu bir adım olarak değerlendirdi.
YPG/SDG desteği: “Başka seçeneğimiz yoktu”
Türkiye açısından ABD’nin YPG/SDG politikasının zor olduğunu kabul eden Votel, “IŞİD’e karşı savaşta başka uygulanabilir bir seçeneğimiz yoktu” dedi. ABD’nin büyük ölçekli kara gücü göndermesinin hiçbir zaman bir politika seçeneği olmadığını hatırlatan Votel, sahada kapasitesi olan tek ortağın SDG olduğunu ifade etti.
“IŞİD’in sözde hilafetini ortadan kaldırmak için sahada etkin bir ortağa ihtiyacımız vardı. ABD ve koalisyon kendi kuvvetlerini o ölçekte sahaya süremezdi. Arap ortak aradık, başka seçeneklere baktık ama başarılı olamadık. Bulabildiğimiz tek ortak SDG idi.”
Votel, SDG’nin yıllarca verilen desteğin ardından kendisini “ihanete uğramış” hissetmesini anladığını belirterek, örgüte hiçbir zaman özerk bir bölge sözü verilmediğini, verilen mesajın savaş sonrası siyasi süreçte temsil edilme yönünde olduğunu söyledi.
“ABD herkesi koruyamaz”
İsrail’in Katar’a saldırısı bağlamında Körfez ülkelerinin güvenlik kaygılarına da değinen Votel, ABD’nin Ortadoğu’daki tüm ülkeleri tek tek koruma gibi bir misyonu olmadığını açıkça dile getirdi.
“ABD herkesi koruyamaz” diyen Votel, bölge ülkelerinin entegre savunma sistemleri ve kolektif güvenlik mekanizmaları geliştirmesi gerektiğini söyledi. Washington’un rolünün destekleyici ve dengeleyici olduğunu belirten Votel, kalıcı güvenliğin ancak bölge içi güven inşasıyla mümkün olacağını ifade etti.
“Ortadoğu’yu kendi imajımızda yaratamayız”
Votel, röportajın sonunda ABD’nin geçmişteki en büyük hatasına ilişkin soruyu ise şöyle yanıtladı:
“Ortadoğu’yu kendi imajımızda yaratamayız. Demokrasi anlayışımızı ve yönetim modelimizi başkalarına dayatamayız. Ortaklarımızı oldukları yerde karşılamalı ve onların hedeflerine ulaşmalarına yardımcı olmalıyız.”
CENTCOM eski komutanı Joseph Votel, ABD’nin eski Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi James Jeffrey başta olmak üzere birçok önemli ismi bir araya getiren ve geçmişten günümüze Ortadoğu’nun dönüşümünü farklı başlıklarda inceleyen “Kırmızı Harita” isimli belgeselin önümüzdeki aylarda TRT tabii’de yayınlanması bekleniyor.
