Çin PMI verisi yükseldi: Üretim toparlandı ama riskler bitmedi

Çin ekonomisine ilişkin son veriler, ilk bakışta toparlanma sinyali verse de perde arkasında ciddi kırılganlıkların sürdüğüne işaret ediyor. Almanya merkezli Commerzbank bünyesinde görev yapan ekonomist Dr. Henry Hao’nun değerlendirmelerine göre, Mart ayında açıklanan PMI verileri üretim tarafında yeniden büyüme bölgesine geçildiğini ortaya koyarken, maliyet baskıları ve zayıf iç talep riskleri canlı tutuyor.

İMALAT SEKTÖRÜ YENİDEN GENİŞLEME BÖLGESİNDE

Mart ayına ait resmi imalat PMI verisi 50,4 seviyesine yükselerek Şubat ayındaki 49,0 seviyesinden dikkat çekici bir toparlanma gösterdi. Bu veri, hem beklentilere paralel geldi hem de piyasa tahminlerinin hafif üzerine çıktı. Böylece Çin’de üretim faaliyetleri yeniden genişleme eşiğinin üzerine taşındı.

PMI’daki bu yükseliş, stok yenileme döngüsünün hız kazanması ve ihracatın dirençli yapısını korumasıyla desteklendi.

Alt kalemlere bakıldığında, yeni siparişler endeksinin 48,6’dan 51,6’ya sıçraması üretim tarafındaki canlanmanın en önemli göstergelerinden biri olarak öne çıktı. Tamamlanmış ürün stokları da sınırlı bir artış kaydederek 46,7 seviyesine yükseldi.

MALİYET BASKISI KAR MARJLARINI ERİTİYOR

Her ne kadar üretim tarafında toparlanma sinyalleri güçlü görünse de şirketlerin karşı karşıya kaldığı maliyet artışları dikkat çekiyor. Özellikle girdi maliyetlerindeki yükseliş, firmaların kârlılığını aşağı çekiyor.

Artan girdi maliyetleri, Çinli üreticilerin kâr marjlarını baskılayarak büyümenin kalitesine yönelik soru işaretlerini artırıyor.

Bu durum, üretim hacmi artsa bile şirket bilançolarında aynı oranda iyileşme görülmeyebileceğine işaret ediyor. Uzmanlara göre bu tablo, önümüzdeki dönemde yatırım iştahını da sınırlayabilir.

İÇ TALEP HALA ZAYIF, RİSKLER BÜYÜYOR

Ekonomideki en kırılgan alanlardan biri ise iç talep tarafı olmaya devam ediyor. Hanehalkı harcamalarındaki zayıf seyir ve güven eksikliği, büyümenin sürdürülebilirliği açısından önemli bir risk unsuru olarak değerlendiriliyor.

Zayıf iç talep ve küresel ekonomideki yavaşlama riski, Çin’in büyüme hedefleri üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturuyor.

Öte yandan Orta Doğu’daki jeopolitik gerilimlerin şimdilik Çin ekonomisi üzerinde sınırlı doğrudan etkisi olduğu belirtiliyor. Pekin yönetiminin güçlü petrol rezervleri ve yenilenebilir enerjiye artan yönelimi, bu tür şoklara karşı ekonomiyi kısmen koruyor.

KÜRESEL RİSKLER VE TİCARET GERİLİMİ GÜNDEMDE

Buna karşın dış kaynaklı riskler giderek daha belirgin hale geliyor. ABD ile Çin arasında yeniden alevlenebilecek ticaret gerilimleri ve karşılıklı soruşturmalar, ekonomik görünüm üzerinde belirsizlik yaratıyor. Özellikle ABD Başkanı Donald Trump’ın planlanan ziyaret öncesinde artan diplomatik tansiyon, piyasalar tarafından yakından izleniyor.

Orta Doğu’daki çatışmaların süresi ve enerji fiyatları üzerindeki etkisi de küresel enflasyon görünümü açısından kritik bir belirleyici olmaya devam ediyor. Bu faktörlerin birleşimi, Çin’in yıl geneli için belirlediği %4,5 – %5,0 büyüme hedefini riske atabilecek unsurlar arasında gösteriliyor.