Fed’in yeni başkanı Warsh ilk sınavına yüksek enflasyonla çıkıyor
ABD’de enerji maliyetlerindeki sert yükselişin enflasyonu son üç yılın en yüksek seviyelerine taşıması ve iş gücü piyasasının dirençli görünümünü koruması, gözleri ABD Merkez Bankası’nın (Fed) 16-17 Haziran tarihlerinde gerçekleştireceği Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC) toplantısına çevirdi. Fed Başkanı Kevin Warsh, göreve geldikten sonra ilk kez para politikası toplantısına başkanlık edecek.
Mayıs ayında yıllık enflasyonun yüzde 4,2’ye yükselmesi, Fed’in yüzde 2’lik hedefinin iki katından fazla bir seviyeye işaret ederek para politikasına ilişkin belirsizlikleri artırdı. ABD ekonomisinde fiyat baskılarının güçlenmesi, faiz indirimlerinin ötelenebileceği hatta yeni faiz artışlarının gündeme gelebileceği beklentilerini kuvvetlendirdi.
ABD Çalışma Bakanlığı verilerine göre, tüketici fiyat endeksi (TÜFE) mayısta aylık bazda yüzde 0,5, yıllık bazda ise yüzde 4,2 arttı. Böylece yıllık enflasyon, Nisan 2023’ten bu yana en yüksek seviyesine ulaştı. Üretici fiyat endeksi (ÜFE) ise aylık yüzde 1,1, yıllık yüzde 6,5 yükselerek maliyet baskılarının üretim cephesinde de belirginleştiğini ortaya koydu.
Enerji fiyatlarındaki yüzde 23,5’lik yıllık artış, enflasyondaki yükselişin temel belirleyicisi olurken, aylık fiyat artışlarının yüzde 60’tan fazlası enerji kaynaklı gerçekleşti. ABD-İsrail-İran hattındaki jeopolitik gelişmelerin petrol fiyatlarını yukarı taşıması, Fed’in karar sürecini daha karmaşık hale getirdi.
Fed toplantısı öncesi enflasyon baskıları öne çıkıyor
Ekonomistler, enerji maliyetlerinin yanı sıra yapay zeka yatırımlarıyla bağlantılı harcamalar ve gümrük tarifelerinin de fiyatlar üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturduğuna dikkat çekiyor. Bu durum, enflasyonda kalıcılık riskini gündemde tutuyor.
Para piyasalarındaki fiyatlamalar, Fed’in gelecek haftaki toplantıda politika faizini sabit bırakacağına işaret ediyor. Ancak yatırımcılar, yılın geri kalanında 25 baz puanlık olası bir faiz artışını da fiyatlamaya başladı.
ABD istihdam verileri Fed’in elini güçlendiriyor
Enflasyon kadar önemli bir diğer gösterge olan istihdam piyasası da gücünü koruyor. Mayıs ayında tarım dışı istihdam 172 bin kişi artarak piyasa beklentilerini aşarken, işsizlik oranı yüzde 4,3 seviyesinde sabit kaldı.
Önceki aylara ilişkin istihdam verilerinde yapılan yukarı yönlü revizyonlar da iş gücü piyasasındaki dayanıklılığı destekledi. Güçlü istihdam görünümü, Fed’in faiz indirimleri konusunda acele etmeyeceği yönündeki beklentileri artırdı.
Piyasalar Warsh’un vereceği mesajlara odaklandı
22 Mayıs’ta göreve başlayan Fed Başkanı Kevin Warsh’un, FOMC toplantısının ardından düzenleyeceği ilk basın toplantısında vereceği mesajlar, küresel piyasaların yönü açısından kritik önem taşıyor.
ING Amerika Araştırma Bölgesel Başkanı Padhraic Garvey, enflasyonun yılın ikinci yarısının büyük bölümünde yüzde 4’ün üzerinde kalabileceğini belirterek, finansal piyasaların bu yıl için 25 baz puanlık faiz artışını fiyatladığını ifade etti. Garvey, 2027 yılında ikinci bir faiz artışı ihtimalinin ise yüzde 70 seviyesinde görüldüğünü kaydetti.
Garvey’e göre Fed, şahin söylemini korusa da enerji kaynaklı kısa vadeli fiyat baskılarını geçici görerek mevcut faiz seviyelerini bir süre daha muhafaza etmeyi tercih edebilir.
Uzmanlar faiz indirimi ihtimalini zayıf görüyor
American Enterprise Institute (AEI) Kıdemli Uzmanı Steven Kamin, aylık çekirdek enflasyonun yüzde 0,2 ile daha ılımlı seyrettiğini ancak güçlü istihdam ve yüksek manşet enflasyon nedeniyle Fed’in yakın vadede faiz indirimine gitmesini beklemediğini söyledi.
Kamin, Fed’in yıl sonuna kadar faizleri sabit tutmasının en olası senaryo olduğunu ifade etti.
Moody’s Analytics Başekonomisti Mark Zandi de yıllık enflasyonun yüzde 4 civarında seyretmesinin Fed’in hareket alanını daralttığını belirterek, mevcut koşullarda faiz indirimi olasılığının oldukça düşük olduğunu vurguladı.
Zandi, enflasyon beklentilerinde bozulmanın sürmesi halinde Fed’in bir sonraki hamlesinin faiz artırımı olabileceğine işaret ederek, bankanın önceliğinin fiyat istikrarını yeniden tesis etmek olduğunu dile getirdi.
Fed’in önümüzdeki hafta açıklayacağı karar kadar, Kevin Warsh’un geleceğe yönelik yönlendirmeleri de küresel piyasalarda hisse senetlerinden tahvillere, emtiadan döviz piyasalarına kadar geniş bir etki alanı oluşturacak.
