Piyasalar

Kevin Warsh’ın Jackson Hole’daki ilk sınavı

Kevin Warsh’ın Jackson Hole’daki ilk sınavı

Küresel piyasalar, Fed Başkanı Kevin Warsh’ın Jackson Hole’da vereceği ilk mesajlara kilitlendi.

EKOTÜRK Haber Merkezi Editörü Orhan Oğuz, Warsh’ın ilk Jackson Hole konuşması öncesinde Fed’deki faiz tartışmasını, ABD tahvil piyasasındaki gelişmeleri ve Hürmüz kaynaklı enerji risklerini derledi.

27-29 Ağustos tarihleri arasında düzenlenecek Jackson Hole Ekonomi Politikası Sempozyumu’nun resmi teması “ödemelerde finansal inovasyon” olacak.

Ancak piyasaların gündeminde başka bir soru var: Warsh, ABD Merkez Bankası’nın faiz politikasının geleceğine ilişkin nasıl bir mesaj verecek?

Warsh, 28 Ağustos’ta Fed Başkanı olarak ilk Jackson Hole konuşmasını yapacak. Üstelik bu konuşma, 16 Eylül’deki Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC) toplantısından yalnızca 19 gün önce gerçekleşecek.

Piyasalar eylül toplantısında faiz artırımı ile faizin sabit tutulması ihtimallerini birbirine oldukça yakın görüyor. Son fiyatlamalarda eylül için faiz artışı olasılığı yaklaşık yüzde 35 seviyesinde.

Ancak Warsh’ın şimdiye kadarki iletişim tarzı, piyasaların beklediği net faiz yönlendirmesini vermeyebileceğine işaret ediyor.

Mayıs ayında göreve gelmesinden bu yana ileri dönük yönlendirmeleri azaltan Warsh, toplantı sonrası açıklamalarını kısalttı ve gelecekteki faiz kararları konusunda temkinli bir iletişim izledi.

Bu nedenle piyasaların Warsh’tan doğrudan bir “eylülde faiz artacak” ya da “faiz sabit kalacak” mesajı beklemesi, bugüne kadarki iletişim tarzıyla çok örtüşmüyor.

Fed içindeki ayrışma izleniyor

Jackson Hole öncesinde dikkat çeken bir diğer nokta ise Fed’in kendi içindeki görüş ayrılığı.

Haziran toplantısında FOMC üyelerinin yaklaşık yarısı 2026 içinde faiz artırımı öngörürken, temmuz toplantısında üç Fed yetkilisi faiz artırımı yönünde muhalefet etti.

Dolayısıyla Jackson Hole’da yalnızca Warsh’ın sözleri değil, Fed içindeki faiz tartışmasının hangi yöne evrildiği de mercek altında olacak.

Tahvil piyasası da mercekte

Jackson Hole öncesinde ABD tahvil piyasasında da dikkat çekici bir hareketlilik yaşanıyor.

ABD Hazinesi, 10 ila 30 yıl vadeli tahvillerde geri alım operasyonlarının büyüklüğünü 2 milyar dolardan 4 milyar dolara çıkardı. Hamle, uzun vadeli tahvil faizlerinin sert yükseldiği bir dönemde geldi. ABD’nin 30 yıllık tahvil faizi 2007’den bu yana en yüksek seviyelerine çıktı.

Hazine’nin adımı faizlerde ilk etapta düşüş sağlasa da uzun vadeli tahvil faizlerinde daha sonra yeniden yukarı yönlü hareket görüldü.

Warsh, piyasa faizlerinin ekonomik koşullar doğrultusunda şekillenmesini savunurken, ABD Hazinesi uzun vadeli tahvil faizlerinin yükseldiği bir dönemde tahvil geri alımlarını artırdı. İki kurumun yaklaşımı arasındaki bu farklılık da Jackson Hole öncesinde tahvil piyasasının daha yakından izlenmesine neden oluyor.

Hürmüz riski denklemi zorlaştırıyor

Denklemin bir diğer tarafında ise ABD-İran gerilimi ve Hürmüz Boğazı bulunuyor.

Hürmüz’deki risklerin petrol ve enerji fiyatlarını yukarı çekmesi halinde ABD’de enflasyon baskısı yeniden güçlenebilir. Bu da Fed’in önündeki denklemi zorlaştırıyor.

Enflasyon yüksek kalırken faiz indirimi alanı daralırken, uzun vadeli tahvil faizlerindeki yükseliş de ekonominin borçlanma maliyetlerini artırıyor.

Bu nedenle 28 Ağustos yalnızca Warsh’ın ilk Jackson Hole konuşması açısından değil; Fed’in faiz politikasının yönü, ABD tahvil piyasasındaki baskı ve jeopolitik risklerin enflasyona olası etkileri açısından da kritik bir tarih olarak öne çıkıyor.

Piyasaların önündeki temel soru ise Warsh’ın bugüne kadar sürdürdüğü “daha az yönlendirme” politikasını Jackson Hole’da da koruyup korumayacağı ve 16 Eylül’deki Fed toplantısı öncesinde para politikasına ilişkin güçlü bir sinyal verip vermeyeceği olacak.

İlgili Haberler

En Çok Okunanlar