10 bin yıl konuşan kaya: Sina’da tarihin sesi bulundu
Mısır’ın Sina Yarımadası’nda yürütülen arkeolojik çalışmalar, insanlık tarihinin kesintisiz izlerini barındıran benzersiz bir alanı gün yüzüne çıkardı. Umm Irak Platosu’nda tespit edilen yaklaşık 100 metre uzunluğundaki doğal kaya sığınağı, tarih öncesi dönemlerden başlayarak İslamiyet çağına kadar uzanan çok katmanlı kültürel mirası tek bir noktada birleştiriyor.
Araştırma ekibinin yaptığı incelemelere göre sığınağın tavanında kırmızı boyayla işlenmiş hayvan tasvirleri, soyut semboller ve erken toplulukların ritüel izleri yer alıyor. Daha üst tabakalarda ise Nabati diline ait yazıtların yanı sıra erken dönem Arapça kitabeler bulunuyor. Bu durum, bölgenin binlerce yıl boyunca farklı medeniyetler tarafından barınma ve ibadet alanı olarak kullanıldığını ortaya koyuyor.
Uzmanlara göre saha, insanın mağara resminden yazılı kültüre geçişini tek mekânda belgeleyen nadir örneklerden biri.
TARİH BOYUNCA KULLANILAN SIĞINAK
Sığınağın içinde keşfedilen ocak izleri, taş bölmeler ve düzenlenmiş yaşam alanları, burada sadece kısa süreli konaklamalar değil, uzun süreli yerleşimler yaşandığını gösteriyor. Buluntular, göçebe toplulukların bölgeyi güvenli durak olarak kullandığını ve zamanla kutsal bir mekân kimliği kazandığını düşündürüyor.
Arkeologlar, alanın en az 10 bin yıl boyunca aralıksız insan faaliyetlerine sahne olduğunu değerlendiriyor.
Bakanlık yetkilileri, söz konusu keşfin Sina’daki kültürel haritayı yeniden şekillendireceğini ve bölgenin tarihsel önemini küresel ölçekte artıracağını belirtti.
DOĞAL MÜZE NİTELİĞİNDE
Kayalık yüzeylerdeki sanat anlayışının zamanla değişmesi, avcı-toplayıcı toplumların sembollerinden ticaret yolları çağının yazılı kayıtlarına kadar uzanan kronolojik bir hikâye sunuyor. Uzmanlar bu çeşitliliğin, bölgenin sadece yerleşim değil aynı zamanda iletişim ve ibadet merkezi olduğunu düşündürdüğünü ifade ediyor.
Yetkililer keşfi “insanlığın kültürel evrimini tek noktada anlatan açık hava arşivi” olarak tanımladı.
Çalışmaların tamamlanmasının ardından alanın bilimsel araştırmalara ve kontrollü kültür turizmine açılması planlanıyor.
