ABD tahvil piyasasında kriz baskısı: Scott Bessent çıkış yolu arıyor
ABD tahvil piyasasında tansiyon yükselirken, Hazine Bakanı Scott Bessent’in artan faizleri dizginlemek için elindeki seçeneklerin sınırlı kalması Wall Street’te yeni bir kırılganlık tartışmasını beraberinde getirdi.
ABD Başkanı Donald Trump’ın İran savaşı sonrası enerji fiyatlarında yaşanan sert yükseliş ve yeniden hızlanan enflasyon baskısı, dünyanın en büyük tahvil piyasasında satış dalgasını büyüttü. Yaklaşık 31 trilyon dolarlık ABD Hazine tahvili piyasasında özellikle 10 yıllık tahvil faizleri son 12 haftada yarım puandan fazla yükselirken, 30 yıllık tahvil getirileri ise 2007’den bu yana görülen en yüksek seviyelere yaklaştı.
TAHVİL FAİZLERİNDEKİ SIÇRAMA WASHINGTON’I ZORLUYOR
Göreve geldiği günden bu yana piyasalardaki sert dalgalanmaları yatıştıran isim olarak öne çıkan ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, şimdiye kadar dolar, hisse senetleri, Japon yeni ve gelişen ülke para birimlerindeki krizlerde agresif hamleleriyle dikkat çekmişti. Ancak yatırımcılara göre ABD tahvil piyasasında oluşan yeni baskı, önceki krizlerden çok daha karmaşık bir tablo ortaya çıkarıyor.
Morgan Stanley Investment Management yetkilileri Bessent’i “volatilite satıcısı” olarak tanımlarken, Trump’ın daha önce kullandığı “Piyasaları sakinleştiriyor” ifadesi yeniden gündeme geldi. Buna rağmen İran savaşı sonrası enerji maliyetlerinin sıçramasıyla birlikte piyasalardaki stresin kontrol altına alınamadığı görülüyor.
10 yıllık tahvil faizlerindeki yükselişin mortgage faizlerini yukarı taşıması, ABD konut piyasasında yeniden baskı oluştururken, yatırımcı güvenini de zedeliyor.
PİYASALAR “SİHİRLİ FORMÜL” GÖRMÜYOR
Tahvil yatırımcıları, Bessent’in faizleri düşürmek için kullanabileceği araçların oldukça sınırlı olduğunu düşünüyor. Hazine’nin daha uzun vadeli tahvil ihraçlarını azaltması veya belirli tahvillerde geri alım programlarını artırması seçenekler arasında gösteriliyor. Ancak uzmanlara göre bu tür erken müdahaleler, piyasalarda “Washington ciddi bir krizden korkuyor” algısını tetikleyebilir.
DWS Americas sabit getirili varlıklar yöneticisi George Catrambone, tahvil piyasasının artık İran savaşının ekonomik etkilerini fiyatlamaya başladığını belirterek, “Scott Bessent’in elinde sihirli bir değnek yok” değerlendirmesinde bulundu.
Uzmanlara göre tahvil faizlerinde savaş öncesi seviyelere dönüş ancak iki senaryoda mümkün olabilir: İran krizinin sona ermesiyle enerji arz zincirlerinin rahatlaması ya da ABD ekonomisinde sert yavaşlama işaretlerinin ortaya çıkması.
İRAN SAVAŞI ENFLASYON BASKISINI DERİNLEŞTİRDİ
Piyasalardaki ana endişe yalnızca savaş kaynaklı enerji şoku değil. ABD’de enflasyon savaş öncesinde de Fed’in yüzde 2 hedefinin oldukça üzerinde seyrediyordu. Buna ek olarak artan savunma harcamaları ve düşen gümrük gelirleri nedeniyle bütçe açığının yeniden büyümesi bekleniyor.
Yatırımcılar bu nedenle uzun vadeli tahvillerde daha yüksek getiri talep ederken, piyasada “ABD borçlanma maliyetleri kalıcı olarak yükselebilir” korkusu öne çıkıyor.
ABD’de son açıklanan enflasyon verisinin 2023’ten bu yana en sert tüketici fiyat artışına işaret etmesi, tahvil piyasasındaki satış baskısını daha da hızlandırdı.
BESSENT’İN ÖNCEKİ HAMLELERİ YENİDEN GÜNDEMDE
Scott Bessent geçmişte sıra dışı piyasa müdahaleleriyle dikkat çekmişti. Ocak ayında Japon yeni üzerindeki baskıyı azaltmak amacıyla Tokyo’ya destek veren “rate-check” hamlesi piyasaları şaşırtmıştı. Ayrıca Arjantin pesosunu desteklemek için gerçekleştirilen swap operasyonu da Trump yönetiminin en dikkat çeken finansal müdahalelerinden biri olmuştu.
Mart ayında petrol fiyatlarındaki yükseliş sırasında enerji kontratlarına olası müdahale senaryolarının tartışıldığı da iddialar arasında yer aldı.
Wall Street veteranı Hari Hariharan, Bessent’in piyasa reflekslerini övgüyle değerlendirerek, “Bulaşma riskinin hangi yönden geldiğini iyi okuyor” yorumunu yaptı.
FED POLİTİKASI BELİRSİZLİĞİ ARTIRIYOR
Tahvil piyasasındaki baskının büyümesinde Fed politikalarına ilişkin belirsizlik de etkili oluyor. Yeni Fed Başkanı Kevin Warsh’ın faiz indirimine daha yakın durabileceği beklentileri bulunsa da, Fed üyelerinin önemli kısmı yüksek enflasyonun sürmesi halinde yeniden faiz artırımı ihtimalini dışlamıyor.
Bu durum Hazine’nin tahvil piyasasını rahatlatmasını daha da zorlaştırıyor. JPMorgan Asset Management’tan Priya Misra’ya göre piyasadaki “Bessent Put” beklentisi, yani Hazine’nin kısa vadeli tahvil ihraçlarına yönelerek uzun vadeli faizleri düşürme ihtimali, mevcut bütçe açığı görünümü nedeniyle kolay uygulanabilir görünmüyor.
TAHVİL PİYASASINDA KIRILGANLIK SÜRÜYOR
Deutsche Bank stratejistleri ise Hazine’nin geri alım programlarının piyasa stresiyle mücadele etmek için tasarlanmadığını vurguluyor. Uzmanlara göre borçlanma stratejisinde olağan takvim dışında yapılacak ani değişiklikler yatırımcıları daha fazla ürkütebilir.
Scott Bessent’in uzun süredir özellikle 10 yıllık tahvil faizlerini düşürmeye odaklandığı biliniyor. Ancak mevcut tabloda faizlerin gerilemek yerine yükselmeye devam etmesi, ABD ekonomisi açısından yeni bir risk başlığı oluşturuyor.
