Avrupa’dan Washington’a rest: “Kendi güvenliğimizi kendimiz sağlayacağız”

Avrupa’nın güvenlik mimarisinin tartışıldığı Münih Güvenlik Konferansı (MSC), ikinci gününde transatlantik ilişkilerden küresel güç rekabetine kadar uzanan geniş bir gündemle tamamlandı. Konferansın ana eksenini ABD-Avrupa ayrışması, Ukrayna savaşı, Çin-Tayvan gerilimi ve İran tartışmaları oluşturdu. Avrupa liderleri, mevcut uluslararası düzenin artık sürdürülebilir olmadığı görüşünde birleşirken, Washington cephesi daha temkinli bir ton tercih etti.

MERZ: AVRUPA KENDİ AYAKLARI ÜZERİNDE DURMALI

Konferansın en dikkat çeken konuşmasını Almanya Şansölyesi Friedrich Merz yaptı. Avrupa’nın uzun yıllar boyunca güvenliğini ABD’ye devrettiğini söyleyen Merz, bu yaklaşımın artık değişmesi gerektiğini vurguladı.
“Avrupa en kısa sürede ABD’ye bağımlılık döngüsünü kırmak zorunda.”
Merz’e göre güç dengeleri hızla değişiyor ve eski dünya düzeni fiilen sona ermiş durumda. Şansölye ayrıca ABD’nin yeni dönemde tek başına küresel liderlik kapasitesinin sınırlı kalacağını dile getirdi.

“KURALLARA DAYALI DÜZEN ÇÖKÜYOR” TARTIŞMASI

Merz, uluslararası ilişkilerin yeniden güç siyasetine kaydığını belirterek bunun yalnızca büyük güç rekabetinden değil, aynı zamanda küresel sistemdeki otorite boşluğundan kaynaklandığını söyledi.
“Dünya, devrim öncesi dönemleri andıran bir istikrarsızlık atmosferine giriyor.”
Bu sözler, Avrupa’da stratejik özerklik tartışmasını yeniden alevlendirdi.

AVRUPA-ABD HATTI GERİLİMDE

Alman lider, transatlantik ilişkilerin artık sorgulandığını açık biçimde ifade etti. ABD Başkan Yardımcısı J.D. Vance’in geçen yılki sert eleştirilerine atıf yaparak bazı tespitleri doğru bulduğunu ancak Amerikan iç siyasi tartışmalarının Avrupa’ya taşınamayacağını söyledi.
“Atlantik’in iki yakası arasında artık ciddi bir mesafe oluştu.”

MACRON: AVRUPA KENDİNE ENGEL OLUYOR

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron da Avrupa’nın iç çekişmeler nedeniyle güç kaybettiğini dile getirdi. Avrupa ülkelerinin savunma ve güvenlik alanında daha hızlı karar alması gerektiğini belirten Macron, Ukrayna’nın Rus şartlarına zorlanmasının stratejik hata olacağını savundu. Ayrıca barış görüşmelerinde Avrupa’nın masada yer almaması halinde kalıcı çözümün mümkün olmayacağını ifade etti.

ABD’DEN DAHA YUMUŞAK TON

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, geçen yılki sert söylemlerin aksine daha uzlaştırıcı bir yaklaşım sergiledi. Washington’un yeniden yapılanma sürecinde Avrupa’yı yanında görmek istediğini belirtti ancak gerekirse tek başına hareket edebileceklerini de vurguladı. ABD’nin Çin ile rekabetinde iletişim kanallarının açık tutulmasının önemine değindi.

ÇİN’DEN TAYVAN UYARISI

Konferansta konuşan Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi, Tayvan konusunda Washington’a sert mesaj verdi. Tayvan üzerinden yapılacak herhangi bir girişimin kırmızı çizgi olduğunu belirterek bunun doğrudan çatışma riski doğurabileceğini söyledi.

AVRUPA SAVUNMASINDA YENİ DÖNEM

Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Avrupa’nın savunma kapasitesini artırması gerektiğini ve yeni bir güvenlik stratejisinin kaçınılmaz olduğunu açıkladı. Uzay, istihbarat ve derin operasyon yeteneklerinde ortak Avrupa altyapısı kurulması gerektiğini dile getirdi.

NATO’DA YÜK PAYLAŞIMI TARTIŞMASI

ABD Savunma Bakanlığı yetkilisi Elbridge Colby, NATO’nun geçiş sürecinde olduğunu söyledi. Avrupa’nın konvansiyonel savunma sorumluluğunu daha fazla üstlenmesi gerektiğini belirterek yeni ittifak modelinin “duygular değil çıkarlar” üzerine kurulacağını ifade etti.

PEHLEVİ VE İRAN BAŞLIĞI

Konferansta İran’dan resmi temsilci bulunmazken sürgündeki muhalif isim Rıza Pehlevi konuşmacı olarak yer aldı. İran’daki hareketleri desteklediğini söyleyen Pehlevi’nin ABD’den açık siyasi destek alamaması dikkat çekti; ABD’li senatör Lindsey Graham destek sorusuna “Hayır” yanıtını verdi.