Emre Alkin’den çarpıcı Trump analizi: Avrupa’yı bölmek isterken birleştirdi

Prof. Dr. Emre Alkin, EKOTÜRK TV ekranlarında yaptığı değerlendirmede küresel siyasetteki güç mücadelelerine ve özellikle ABD merkezli politik reflekslere dair çarpıcı tespitlerde bulundu. Alkin, kamuoyunda sıkça rastlanan “Amerikan hayranlığına” dikkat çekerek, sosyal medyada paylaşımlarına gelen tepkiler üzerinden önemli bir toplumsal psikolojiye işaret etti.

ABD eski Başkanı Donald Trump’ın ekonomi ve dış politika söylemlerini ele alan Alkin, Trump’ın yüksek perdeden başlattığı birçok çıkışın kısa sürede geri çekildiğini ve bunun bir stratejik başarı değil, yönsüzlük göstergesi olduğunu vurguladı.

“NE İSTEDİĞİNİ BİLMEYEN KAZANAMAZ”

Alkin’e göre, Trump’ın en temel sorunu hedef netliğinden yoksun olması. Küresel pazarlık masalarında başarı için tutarlılık ve stratejik derinlik gerektiğini vurgulayan Alkin, ne istediğini tam olarak bilmeyen aktörlerin uzun vadede kazanç elde edemeyeceğini ifade etti.

“Bu dünyada ne istediğini bilmeyen insanların gerçekten bir şey kazandığını hiç görmedim.”

TRUMP AVRUPA’YI BÖLMEK İSTERKEN BİRLEŞTİRDİ

Davos öncesi sertleşen ABD söylemlerinin, beklentilerin aksine Avrupa’da dağınıklık değil, birliktelik yarattığını belirten Alkin, Avrupa Birliği liderlerinin ilk kez bu ölçekte ortak bir refleks geliştirdiğine dikkat çekti.

Fransa, Almanya, Kuzey ve Güney Avrupa ülkeleri ile Doğu Avrupa’nın güvenlik öncelikleri birbirinden farklı olmasına rağmen, Trump’ın agresif dili bu farklılıkları ikinci plana itti.

“Trump Avrupa’yı parçalamak isterken, farkında olmadan ortak bir dış politika zemini oluşturdu.”

GÜÇ MİRASI VE ‘PATRON ÇOCUĞU’ ANALOGİSİ

Alkin, Trump’ın liderlik tarzını “kendisine miras kalan bir gücü yönetmeye çalışan patron çocuğu” metaforuyla anlattı. Yaş ve tecrübenin olgunluk getirmesi gerekirken, tam tersine daha fevri ve pervasız bir profil ortaya çıktığını söyledi.

“Normalde taç giyen baş ağırlaşır ama burada en toy refleksleri sergileyen yaşlı liderler görüyoruz.”

AVRUPA DAHA BAĞIMSIZ BİR AKTÖRE DÖNÜŞÜYOR

Trump’ın tehditkâr dili ve sert üslubu olmasaydı Avrupa Birliği’nin bu denli kolektif bir duruş sergileyemeyeceğini ifade eden Alkin, bu sürecin AB’yi daha temkinli, daha bağımsız ve daha gerçekçi bir küresel aktöre dönüştürdüğünü söyledi.

ABD’de yaklaşan ara seçimlerin bu politikalara nasıl bir fatura çıkaracağını ise zamanın göstereceğini belirtti.

“FATURA AMERİKA’YA KESİLİYOR”

Alkin’e göre Trump’ın iktidara geliş süreci sağlıklı bir toplumsal mutabakat üretmedi ve bunun bedelini ABD ödüyor. Küresel yatırımcıların da Trump yönetimine dair ciddi soru işaretleri taşıdığını vurgulayan Alkin, Avrupa’nın bu süreçten güçlenerek çıktığını dile getirdi.

Son sözünde ise şu ifadeyi kullandı:
“Avrupa artık daha dikkatli. Amerika ise kendi yarattığı tablonun sonuçlarıyla yüzleşmek zorunda.”