Fed Başkanı Powell’a yönelik soruşturma çöktü: Yargıdan “kanıt yok” kararı

ABD’nin başkenti Washington’da görev yapan James Boasberg, Adalet Bakanlığı’nın Ocak ayında Federal Reserve’e gönderdiği “Mahkeme celbi” (subpoena) kararlarını iptal etti.

Kararın gerekçesinde, soruşturmanın hukuki zemininin son derece zayıf olduğu vurgulandı.

Mahkeme, Powell hakkında suç şüphesi oluşturacak “neredeyse sıfır kanıt” bulunduğunu açıkça ifade etti.

SİYASİ BASKI İDDİASI GÜNDEME OTURDU

Hakim Boasberg, kararında dikkat çeken bir değerlendirmeye de yer verdi. Soruşturmanın, sadece teknik bir inceleme olmadığı, aynı zamanda siyasi baskı aracı olarak kullanıldığına işaret etti.

Kararda, Adalet Bakanlığı’nın gerekçelerinin “zayıf ve temelsiz” olduğu, asıl amacın Powell’ı faiz indirimi yapmaya zorlamak olduğu belirtildi.

Bu ifadeler, özellikle eski ABD Başkanı Donald Trump’ın uzun süredir faiz politikaları üzerinden Powell’a yönelik eleştirileriyle birleşince, kararın siyasi yankısını daha da büyüttü.

TARTIŞMANIN MERKEZİNDE 2.5 MİLYAR DOLARLIK PROJE

Soruşturmanın odağında, Powell’ın geçtiğimiz yıl Kongre’de verdiği ifadeler yer alıyordu. Bu ifadelerde, yaklaşık 2,5 milyar dolarlık Federal Rezerv binası yenileme projesine ilişkin detaylar bulunuyordu.

Ancak mahkeme, bu konunun cezai soruşturma gerektirecek düzeyde olmadığı kanaatine vardı.

SENATO SÜRECİNE DOĞRUDAN ETKİ

Karar sadece hukuki değil, siyasi süreçleri de doğrudan etkiledi.

Başkan Trump’ın Powell’ın yerine aday gösterdiği Kevin Warsh için Senato’daki onay süreci, bu soruşturma nedeniyle zaten gecikmişti.

Mahkeme kararı sonrası, Warsh’ın adaylığına ilişkin sürecin daha da karmaşık hale gelebileceği belirtiliyor.

Özellikle bazı Cumhuriyetçi senatörlerin, soruşturma sonuçlanmadan yeni adaylara destek vermeyeceklerini açıklaması dikkat çekmişti.

PİYASALAR VE FED BAĞIMSIZLIĞI TARTIŞMASI

Karar, ABD Merkez Bankası’nın bağımsızlığına yönelik tartışmaları yeniden alevlendirdi. Uzmanlara göre, bu süreç Fed’in para politikası kararlarının siyasi müdahaleden ne ölçüde bağımsız olduğu sorusunu yeniden gündeme taşıdı.

Faiz politikaları ve ekonomik yönlendirme üzerindeki baskı iddiaları, küresel piyasalar açısından da kritik önem taşıyor.