Fed üyesi Cook’tan kritik uyarı: Yapay zekâ iş dünyasını sarsacak

ABD Merkez Bankası (Fed) Yönetim Kurulu Üyesi Lisa Cook, yapay zekânın (AI) ekonomi ve para politikası üzerindeki etkilerine ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Ulusal İşletme Ekonomisi Birliği (NABE) toplantısında konuşan Cook, teknolojik dönüşümün tarihsel ölçekte bir kırılma yaratabileceğini belirtirken, özellikle iş gücü piyasasında yaşanabilecek geçiş sürecine karşı temkinli olunması gerektiğini vurguladı.

YAPAY ZEKA EKONOMİDE TARİHİ DÖNÜŞÜMÜ TETİKLEYEBİLİR

Cook’a göre yapay zekâ, üretim süreçlerinden hizmet sektörüne kadar geniş bir alanda yeniden yapılanmayı beraberinde getiriyor. Bu dönüşümün, Joseph Schumpeter’in “yaratıcı yıkım” kavramını hatırlatacak ölçüde güçlü olabileceği ifade edildi.

Cook, yapay zekâ sürecinin “nesiller boyu görülebilecek en kapsamlı iş gücü reorganizasyonlarından biri” olabileceğini söyledi.

Teknolojinin sağladığı verimlilik artışı uzun vadede ekonomik büyümeyi destekleyebilir. Ancak kısa vadede bazı sektörlerde iş kayıpları ve mesleki uyumsuzluk riskleri öne çıkıyor.

İŞ GÜCÜ PİYASASINDA ERKEN SİNYALLER

Fed verilerine göre ABD’de genel işsizlik oranı hâlâ yüzde 4,3 seviyesinde bulunuyor ve toplu işten çıkarmalarda belirgin bir artış gözlenmiyor. Ancak sektör bazlı göstergeler farklı bir tablo sunuyor.

Yapay zekâ destekli otomasyonun özellikle giriş seviyesi pozisyonlarda etkisini göstermeye başladığına dikkat çeken Cook, kod yazılımı ve bazı teknik alanlarda talebin zayıfladığını belirtti. Yeni mezun işsizlik oranında yukarı yönlü hareketler görülmesi de bu dönüşümün erken işaretleri arasında değerlendiriliyor.

Cook’a göre iş kayıpları, yeni iş alanlarının oluşumundan önce gerçekleşebilir ve bu durum geçici bir işsizlik artışına yol açabilir.

Bu süreçte iş gücüne katılım oranının da baskı altında kalabileceği ifade ediliyor.

PARA POLİTİKASI AÇISINDAN ZORLU BİR DENKLEM

Lisa Cook’un konuşmasında en dikkat çekici başlıklardan biri, yapay zekâ kaynaklı işsizliğin para politikasıyla nasıl yönetileceği sorusu oldu. Geleneksel para politikası araçlarının talep kaynaklı durgunluklara karşı etkili olduğunu hatırlatan Cook, teknoloji kaynaklı yapısal işsizliğin farklı dinamiklere sahip olabileceğini dile getirdi.

Standart para politikası araçlarının, yapay zekâ kaynaklı iş kayıplarını enflasyonu artırmadan çözmesinin zor olabileceği uyarısında bulundu.

Bu noktada eğitim, yeniden beceri kazandırma programları ve aktif iş gücü politikalarının daha etkili araçlar olabileceği değerlendiriliyor.

NÖTR FAİZ TARTIŞMASI: YENİ DÖNEM Mİ BAŞLIYOR?

Cook’un işaret ettiği bir diğer önemli başlık ise “nötr faiz oranı” (r*) konusu oldu. Pandemi öncesine kıyasla daha yüksek seviyede olabileceği düşünülen nötr faiz oranının, büyük ölçüde yapay zekâ yatırımlarından beslendiği ifade edildi.

ABD’de veri merkezleri, yarı iletken üretimi ve yüksek kapasiteli çip yatırımlarında ciddi artış yaşanıyor. Yüksek faiz ortamına rağmen şirketlerin yatırım iştahını koruması, ekonomide denge faiz oranının yukarı taşınmış olabileceği yorumlarını güçlendiriyor.

Ancak Cook, verimlilik artışlarının tam anlamıyla sisteme yansıması veya gelir dağılımındaki bozulmanın derinleşmesi hâlinde bu dinamiğin tersine dönebileceğini de belirtti.

GENEL GÖRÜNÜM: ERKEN AMA KRİTİK BİR AŞAMA

Mevcut tabloya bakıldığında ABD ekonomisinde toplam işsizlik hâlâ düşük seviyelerde seyrediyor ve geniş çaplı bir bozulma görülmüyor. Ancak yapay zekâ yatırımlarının hızlanması ve şirketlerin iş süreçlerini yeniden yapılandırması, önümüzdeki dönemde iş gücü piyasasında daha belirgin etkiler yaratabilir.

Cook, sürecin henüz başlangıç aşamasında olduğunu vurgulayarak, politika yapıcıların hem enflasyon hem de istihdam dinamiklerini yakından izlemesi gerektiğini kaydetti.