J.P. Morgan: Doların rezerv para hakimiyeti sürüyor

J.P. Morgan Asset Management Strateji Başkanı Michael Cembalest, ABD’nin artan bütçe açıkları ve borç yüküne rağmen doların küresel rezerv para konumunu korumaya devam ettiğini belirtti. Kuruma göre, son dönemde sıkça dile getirilen “doların rezerv para statüsünü kaybettiği” yönündeki görüşler mevcut veriler tarafından desteklenmiyor.

Temel göstergeler güçlü kalıyor

“Eye on the Market” raporunda, doların uluslararası krediler, uluslararası borçlanma araçları, döviz işlemleri, merkez bankalarının rezerv dağılımı, ihracat faturaları ve SWIFT ödemelerindeki payının büyük ölçüde istikrarını koruduğu ifade edildi.

Raporda, ABD Başkanı Donald Trump’ın göreve başlamasının ardından doların ticaret ağırlıklı endeksinde yaklaşık yüzde 10’luk bir gerileme yaşandığı ancak bunun daha çok bir kur dengelenmesi niteliğinde olduğu, geçmişte Plaza Anlaşması veya euronun devreye girdiği dönemde görülen kalıcı değer kayıplarına benzemediği değerlendirildi.

Rezervlerdeki değişim dolar aleyhine değil

J.P. Morgan, 2020 sonundan bu yana merkez bankalarının rezervlerinde doların payında sınırlı bir gerileme yaşandığını, ancak bu kaybın euro veya Çin yuanına yönelmediğini vurguladı.

Rapora göre söz konusu artış ağırlıklı olarak Singapur doları, Güney Kore wonu, İsveç kronu ve Norveç kronu gibi “diğer para birimleri” kategorisinde gerçekleşirken, euro, Japon yeni, İngiliz sterlini ve Çin yuanının rezervlerdeki payı aynı dönemde geriledi.

Altındaki artış fiyat etkisinden kaynaklanıyor

Raporda, merkez bankalarının rezervlerinde altının payının yükselmesinin de yanlış yorumlanmaması gerektiği belirtildi.

Buna göre, altının rezervlerdeki ağırlığındaki artışın büyük bölümü merkez bankalarının daha fazla altın alımından değil, altın fiyatlarındaki yükselişten kaynaklanıyor. J.P. Morgan, mevcut görünümün fiziksel altın alımlarındaki artıştan ziyade değerleme etkisini yansıttığını ifade etti.

Rezerv para statüsünün kolay değişmeyeceği vurgulandı

Raporda, rezerv para statüsünün yalnızca ekonomik büyüklükle belirlenmediği; piyasa derinliği, likidite, hukuki altyapı ve sermaye hareketlerinin serbestliği gibi unsurların da belirleyici olduğu kaydedildi.

Bu çerçevede J.P. Morgan, doların küresel finans sistemindeki hakimiyetini sürdüreceğini değerlendirirken, mevcut koşullarda Çin yuanının rezerv para olarak doların yerini almasının gerçekçi olmadığı görüşünü dile getirdi.