Bakan Şimşek: Kur rejimine ilişkin spekülasyonların hiçbir dayanağı yok

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Türkiye’nin serbest dalgalı kur rejimine dönmesi için enflasyon, beklentiler ve döviz piyasasındaki koşulların uygun hale gelmesi gerektiğini belirterek, kur rejimine ilişkin spekülasyonların hiçbir dayanağı olmadığını söyledi. Şimşek, fiyat istikrarına bağlılığın sürdüğünü, Türkiye’nin İran’dan aldığı doğal gazın ödemelerinin ise ABD ile varılan mutabakat çerçevesinde özel bir hesap üzerinden yönetildiğini açıkladı.
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen “Orta Vadeli Program Uluslararası Medya Buluşması”nda yabancı basın mensuplarının sorularını yanıtladı.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanı İbrahim Şenel’in de katıldığı toplantıda Şimşek, kur politikası, enflasyon, İran’dan doğal gaz ithalatı, yaptırımlar ve konut arzına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
“Kur spekülasyonlarının dayanağı yok”
Kur rejimine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Şimşek, serbest dalgalı kur rejimine dönmenin arzu edilen bir durum olduğunu ancak bunun için gerekli koşulların oluşması gerektiğini söyledi.
Şimşek, Türkiye’de enflasyonun halen görece yüksek olduğunu ve enflasyon beklentilerinin istenilen seviyeye gelmediğini belirtti. Döviz piyasasında da alıcı ve satıcının bulunduğu iki yönlü bir hareketin gerekli olduğuna dikkati çekti.
2023’ün ortasında uygulamaya konulan ekonomi programından bu yana Türk varlıklarına güçlü ilgi olduğunu ifade eden Şimşek, piyasanın bu nedenle ağırlıklı olarak tek yönlü hareket ettiğini, dış şokların ise dönem dönem çıkışları tetiklediğini söyledi.
Şimşek, “Kur rejimine ilişkin spekülasyonların hiçbir dayanağı yok.” dedi.
Günlük döviz kuru politikasının Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından yürütüldüğünü hatırlatan Şimşek, Orta Vadeli Program (OVP) hazırlanırken nötr reel döviz kuru varsayımının kullanıldığını belirtti.
“Fiyat istikrarına bağlılığımız tam”
Şimşek, 2027 enflasyon tahmininin para politikasında gevşemeye alan açmak amacıyla yukarı yönlü revize edildiği yönündeki iddiaları da reddetti.
Enflasyon hedeflerinin hükümet ile TCMB tarafından ortaklaşa belirlendiğini, modellemelerin ise büyük ölçüde Merkez Bankasına dayandığını ifade eden Şimşek, “Fiyat istikrarına olan bağlılığımız tamdır ve çok güçlü şekilde sürmektedir.” diye konuştu.
Enerji, tarım ve sanayi emtia fiyatlarındaki yükselişe işaret eden Şimşek, küresel ekonominin son dönemde güçlü bir arz şokuyla karşı karşıya olduğunu ve OVP’nin de küresel ve jeopolitik koşulları dikkate aldığını söyledi.
Enflasyon ataletine dikkat çekti
Yüksek enflasyon dönemlerinde geçmiş enflasyonun mevcut fiyat dinamikleri üzerinde önemli etkisi bulunduğunu belirten Şimşek, Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerde enflasyon ataletinin yaklaşık %40 düzeyinde olduğunu ifade etti.
Şimşek, enflasyonun %10 olduğu bir durumda diğer koşullar değişmese bile yaklaşık 4 puanlık bölümün bir sonraki döneme taşınabileceğini belirtti.
Enflasyon hedef ve tahminlerinin siyasi gerekçelerle belirlenmediğini vurgulayan Şimşek, bunların ekonomik koşullar ve mevcut veriler doğrultusunda oluşturulduğunu söyledi.
İran doğal gazında ödeme sistemi
ABD yaptırımları ve İran’dan doğal gaz ithalatına ilişkin de konuşan Şimşek, Türkiye’nin İran’a doğal gaz karşılığında doğrudan ödeme yapmadığını açıkladı.
Şimşek, ABD ile bu konuda bir mutabakat bulunduğunu belirterek, doğal gaz karşılığındaki paranın sıkı biçimde düzenlenen özel bir hesapta tutulduğunu söyledi.
İran’ın bu hesaptaki kaynakları yalnızca yaptırım rejiminin izin verdiği gıda, ilaç ve benzeri ürünlerin satın alınmasında kullanabildiğini aktaran Şimşek, doğal gaz ödemelerinin yönetimi konusunda yerleşik bir sistem bulunduğunu ifade etti.
İran’ın Türkiye’nin toplam doğal gaz ithalatında görece küçük bir paya sahip olduğunu belirten Şimşek, Türkiye’nin alternatif kaynaklara ve depolama kapasitesine önemli yatırımlar yaptığını söyledi. ABD’nin de Türkiye’nin önde gelen LNG tedarikçilerinden biri olduğunu kaydetti.
Yasa dışı finansmanla mücadele mesajı
Şimşek, Türkiye’nin finansal sisteminin bütünlüğünün korunmasının öncelikleri arasında bulunduğunu belirterek, terörün finansmanı, kara para aklama, yaptırımların ihlali ve yasa dışı ticaretle mücadelede kararlılık mesajı verdi.
Türkiye’de faaliyet gösteren şirketlerin ulusal mevzuata tam uyum içinde hareket etmesi ve yaptırımlara konu olabilecek işlemlerden uzak durması gerektiğini ifade eden Şimşek, ilgili kurumların iddia ve açıklamaları hukuk çerçevesinde değerlendirdiğini söyledi.
Deprem bölgesine 104 milyar dolar
Konut arzının enflasyonla mücadeledeki önemine de değinen Şimşek, deprem bölgesinin yeniden inşası için bugüne kadar 104 milyar dolar kaynak aktarıldığını açıkladı.
Deprem bölgesinde 621 bin konutun teslim edildiğini veya teslim aşamasında bulunduğunu belirten Şimşek, bölgedeki illerde kira enflasyonunun yaklaşık %20’ye gerilediğini, Türkiye’nin geri kalanında ise %40-50 bandında seyrettiğini söyledi.
750 bin sosyal konut
Şimşek, 500 bin yeni sosyal konut projesinin başlatıldığını hatırlatarak, daha önce açıklanan 250 bin konutla birlikte önümüzdeki birkaç yılda devlet desteğiyle toplam 750 bin sosyal konut inşa edileceğini belirtti.
Konut ve kira giderlerinin geçim maliyetindeki payının yaklaşık %40 olduğunu ifade eden Şimşek, sosyal konut yatırımlarıyla bu alandaki baskının azaltılmasının hedeflendiğini kaydetti.





