Trump’ın İlk 100 Günü Nasıl Geçti?
Amerikan siyasetinde, bir başkanın ilk 100 günü kadar sembolik anlam taşıyan çok az kilometre taşı vardır. Bu 100 günlük süre, görev süresi boyunca izleyeceği yolu anlamak açısından oldukça önemli bir ölçek görevi görür. Ve bu 100 günlük koşu, Donald Trump için sıradanlıktan çok uzakta geçti. Trump’ın ilk 100 günü önceki Başkan Joe Biden’ın 4 senesine bedel desek abartmış olmam sanırım.
Trump, ikinci döneminin ilk 100 gününde Amerikan yönetimini kökten dönüştüren sert ve agresif bir gündemle ilerledi. “Önce Amerika” diyerek, adeta meydan okuyan yemin konuşmasıyla ikinci dönemine başlayan Trump’ın dönüşü; kararnameler, göçmenlik politikaları ve küresel ekonomiyi etkileyen kararlarla etkili bir dönüş oldu diyebiliriz.
Kararname yağmuru
Donald Trump, ikinci döneminde şu ana kadar 150’ye yakın başkanlık kararnamesi imzaladı. İlk döneminde toplam 220 kararnameye imza atan Trump; Çin ve Meksika’dan gelen ithalata yönelik kapsamlı vergiler, kariyer bürokratlarına “sadakat denetimi” gibi adımlarla Biden dönemine ait politikaları kökten silmeyi hedefliyor. “Önce Amerikan Sanayisi Yasası” ise küresel ticaret düzenini altüst etti ve dış tepkileri beraberinde getirdi.

Gelir gelmez af!
Öte yandan, 6 Ocak Kongre baskınına katılan 1.500’den fazla kişinin affedilmesi, kamuoyunda ve hatta bazı Cumhuriyetçiler arasında bile tepki topladı

Toplu sınır dışı sayısında rekor!
Trump, tabanına mesaj verircesine sert göç politikalarına geri döndü. Toplu sınır dışı operasyonları başladı; belgeleri kontrol edilmeden bazı Amerikan vatandaşlarının bile sınır dışı edilmeye çalışıldığı iddia ediliyor. “Sığınak şehirler” tanımıyla bazı yerel yönetimleri hedef alan yeni kararname hazırlıkları da gündemde. Yeniden uygulamaya konulan seyahat yasakları ve “Meksika’da Kal” politikası hızla hayata geçirildi. Trump’ın kararları ABD’de oturum hakkı sağlayan yeşil kartlıları bile tedirgin etti, insanlar seyahat etmeye korkar oldu.

Ekonomide Sert Rüzgarlar
Ekonomi ve Ticaret Savaşları ise damgasını vurdu. Tüm ithalata %10 ve Çin mallarına %145 gümrük vergisi getirdi. Bu kararlar piyasada dalgalanmalara ve resesyon endişelerine yol açtı. Tüketici fiyatları hızla artarken, iş dünyasında yavaşlama gözlendi.
Gümrük vergileriyle birlikte tüketici fiyatlarında hızlı artış yaşanırken, iş dünyasında durgunluk sinyalleri veriliyor. Federal harcamalar ise 220 milyar dolar artmış durumda.
“Amerikan işçisini ayağa kaldırma” vaadiyle yola çıkan Trump, 345.000 yeni istihdam yaratmayı başardı; özellikle inşaat ve üretim sektörlerinde. Ancak ticaret savaşları ve NAFTA 2.0’dan çıkma tehditleri nedeniyle borsalar darbe aldı.

Diplomatik teamüller bir kenara bırakıldı!
Trump, Paris İklim Anlaşması’ndan yeniden çekildi, Dünya Sağlık Örgütü’ne yapılan ABD katkılarını kesme kararı aldı. NATO ile ilişkiler yeniden gerilirken, Trump “maliyet paylaşımı yapılmazsa ortak tatbikatlardan çekiliriz” restini çekti.
Kanada’yı ilhak etme ve Panama Kanalı’nın kontrolünü ele geçirme, Grönland’ı satın alma gibi radikal söylemleri, diplomatik çevrelerde alarma yol açtı. Çin misilleme tarifeleri uygularken, Kanada ise WTO nezdinde hukuki süreç başlatmayı değerlendiriyor.

Siyasi İklim ve Kamuoyu
Trump’ın tabanı hâlâ güçlü ve sadık. Ancak bağımsız ve banliyö seçmenler nezdinde desteği azalmaya başladı. Kongre’de derin kutuplaşma sürüyor. Demokratlar çok sayıda soruşturma başlatmış durumda. Cumhuriyetçiler ise yaklaşan 2026 seçimleri nedeniyle ihtiyatlı davranıyor.

100 Günlük Muhasebe
Trump, ikinci döneminin ilk 100 gününde kuralları zorlayan, sınır tanımayan ve kararlı bir lider profili çizdi. Yargı, medya ve demokratik kurumlara karşı agresif söylemlerini sürdürürken, üçüncü dönem başkanlık ihtimalinden de açıkça söz etti. Güçlü, baskıcı ve tartışmalı politikalarla şekillenen bu dönem, önümüzdeki dört yılın nasıl geçeceğine dair güçlü ipuçları veriyor.

Amerika da Dünya da diken üstünde…
Washington’daki gazeteciler olarak yoğun mesai 4 sene boyunca süreceğe benziyor. ABD’den tüm gelişmeleri EKOTÜRK aracılığıyla sizlere aktarmaya tam gaz devam edeceğiz.
