Trump’tan Ek Gümrük Vergilerine Yol Açan Ulusal Acil Durum Kararı!
Herkesin beklediği gün geldi. Aslında pek de sürpriz bir karar olmadı zira karşılıklı gümrük vergilerinin uygulanacağını herkes tahmin ediyordu ve ABD Başkanı Donald J. Trump, uzun süredir sinyallerini verdiği ve küresel ticaret dünyasında taşları yerinden oynatacak bir adımı attı. Beyaz Saray’da kameraların karşısına geçen Trump, ithalata yönelik mütekabiliyet (reciprocal) vergisini öngören başkanlık kararnamesini imzaladı. Karar, yalnızca rakip ülkeleri değil, ABD’nin müttefiklerini de hedef alıyor. Türkiye de bu listede yer alıyor.
Trump’ın mesajı netti: “Amerika yıllardır adil ve dengeli ticaret talep etti ama karşılığında sadece engellerle karşılaştı.” Özellikle otomotiv, tarım ve sanayi ürünlerinde Amerikan mallarına uygulanan yüksek gümrük tarifelerini hedef alan Trump, bu dengesizliğe artık son verileceğini söyledi.
Trump’ın açıkladığı tabloya bakıldığında, ABD’nin binek otomobillerde %2,5 gibi düşük bir tarife uyguladığı; buna karşılık Avrupa Birliği’nin %10, Çin’in %15, Hindistan’ın %70, Brezilya’nın %35, Türkiye’nin ise en az %10’luk vergi duvarları ördüğü görülüyor. Üstelik sadece otomotiv değil, makine, tekstil ve tarım gibi Türkiye’nin ihracatta güçlü olduğu sektörlerde de benzer bir tablo mevcut.
Trump’ın “Eğer bir ülke Amerikan ürünlerine %10 vergi koyuyorsa, biz de onların ürünlerine %10 koyacağız. Karşılıksız dostluk devri bitti,” sözleri sadece yeni bir vergi rejimini değil, aynı zamanda Washington’un ticaret anlayışında bir kırılma noktasını temsil ediyor. Trump’a göre bu adım, ABD’nin üretim kapasitesini, istihdamını ve tedarik zincirini güçlendirecek. Ancak, küresel dengeler açısından bu adımın bir bedeli olacak gibi görünüyor.
Türkiye açısından ise tablo oldukça kritik. ABD, Türkiye’nin en büyük ikinci ihracat pazarı konumunda ve 2024 yılında yaklaşık 15 milyar Dolarlık ihracat gerçekleştirilmişti. Otomotiv, tekstil, makine ve tarım ürünleri gibi lokomotif sektörler, bu yeni vergilerden doğrudan etkilenecek. Ankara’nın bu adıma nasıl bir karşılık vereceği ise şimdilik belirsiz.
Öte yandan Trump yönetimi, kararın ne müttefik ne de rakip ayrımı yapacağını açıkça ortaya koydu. Hedef, “adil ticaret” sağlanana dek bu politikanın uygulanması. Uzmanlar ise Trump’ın attığı bu adımın, zaten kırılgan olan küresel ticaret sisteminde yeni bir gerilim dalgasına yol açabileceğini ve zincirleme etkilere sebep olabileceğini söylüyor.
Şimdi gözler, sadece Ankara’da değil, Berlin, Brüksel, Pekin ve Tokyo’da da. Zira Trump, dünya ticaretinde yeni bir oyunun startını vermiş görünüyor.
Ya Amerika tarafı? ABD’de otomobil, beyaz eşya, giyim ve hatta market raflarındaki ürünler bile zamlanacak.
Trump, “üretimi ve istihdamı koruyorum” dese de, ithalat bağımlısı Amerikan piyasası bu vergileri önce maliyet artışı, sonra da fiyat artışı olarak hissedecek. Peki kim ödeyecek? Elbette Amerikan vatandaşları…

Trump’ın Üçüncü Dönem Hayali
Amerikan Anayasası’na göre, bir kişi en fazla iki kez başkan seçilebilir. Yani kural aslında çok net. Ancak Trump, hem mitinglerinde hem de röportajlarında bu kuralı zaman zaman esneten ifadeler kullanmaktan çekinmiyor. Kimileri için sadece bir şaka, kimileri içinse bir deneme balonu. Trump’ın çevresinden ve zaman zaman kendi söylemlerinden üçüncü dönem sinyalleri geliyor. Üstelik Trump, anayasa dinlemez algısını da pekiştirmiş durumda.
ABD Başkanı Donald Trump, üçüncü dönem başkanlık yapma olasılığıyla ilgili “şaka yapmıyorum” açıklaması yaptı. Trump, Başkan Yardımcısı JD Vance’ın başkanlığa, kendisinin ise başkan yardımcılığına aday olabileceğini; seçildikten sonra Vance’in istifa edip başkanlık görevine kendisinin geçebileceğini ima etti.

ABD Anayasası Değişir mi?
Amerikan demokrasisinin temelini oluşturan ve dünyanın en eski anayasası olan ABD Anayasası, 1789’dan bu yana sadece 27 kez değiştirildi. Oysa çoğu ülkenin anayasaları defalarca yazılmış, yenilenmiş veya kökten değiştirilmişken, ABD Anayasası neredeyse değiştirilemez!
Anayasayı değiştirmek mümkün ama oldukça zor. İki aşamalı ve yüksek oy barajları gerektiren bir süreç var. Önce Kongre’nin 2/3’ü ya da eyaletlerin 2/3’ü değişiklik teklifini yapmalı. Bu bile başlı başına neredeyse imkânsız. Teklif onaylandı diyelim, bu kez de 50 eyaletin 3/4’ünün onayı lazım. Yani matematik bile tek başına sürecin ne kadar çetin olduğunu gösteriyor.
Üstelik tarihte sadece bir kez — içki yasağını kaldıran 21. Değişiklikte — eyalet konvansiyonları yoluyla onaylama yöntemi kullanıldı. Diğer tüm değişiklikler klasik Kongre artı eyalet meclisleri yolundan geçti.
En ilginç örneklerden biri de 27. Değişiklik. Aslında tam 1789’da, yani daha anayasanın mürekkebi kurumadan önerildi. Fakat rafa kaldırıldı, tozlandı ve tam 203 yıl sonra raftan indirilip kabul edildi. Konu ise milletvekillerinin maaşları… Evet, Kongre üyeleri kendi maaşlarını hemen artırmasın, önce bir seçim geçsin, sonra zam devreye girsin denildi. Mütevazı ama sembolik bir değişiklik.
Kısaca Şu an Kongre’de ne Cumhuriyetçiler ne de Demokratlar böyle bir konuda anlaşabilir. Eyaletlerin 3/4’ünün Trump’a “3. dönem için anayasayı değiştirelim” demesi hayal bile edilemez. Bugüne kadar ABD Anayasası sadece 27 kez değişti. Son değişiklik 1992’de yapıldı ve o bile yıllarca sürdü.

Trump, Musk’a yol mu verdi?
Donald Trump ve Elon Musk, Amerikan siyasetinin ve iş dünyasının iki en sansasyonel ismi. Şimdi Washington kulislerinde yankılanan soru şu: Trump, Musk’ı gerçekten görevden mi aldı?
Musk’ın, Trump yönetiminde kurulan ve ironik bir şekilde “Department of Government Efficiency (DOGE)” yani Hükümet Verimliliği Departmanı başkanı olarak atanması zaten bir skandaldı. Musk, devlet bürokrasisini küçültme, işten çıkarmalar yapma ve devleti “start-up mantığıyla” yönetme vaadiyle göreve başlamıştı. Ancak uyguladığı politikalar, Trump taraftarları arasında bile tartışma yarattı. Üstelik Musk’ın birçok dev teknoloji şirketinin patronu olması, ciddi çıkar çatışmalarını da beraberinde getirdi.
Trump ise bilirsiniz, sadakati çok önemser ama popülerliği daha çok önemser. Musk’ın son dönemde artan skandalları, Tesla’daki düşüşler, Wisconsin Yüksek Mahkemesi seçimlerinde desteklediği adayın kaybetmesi ve sosyal medyada Musk’a yönelik artan tepkiler, Trump cephesinde “fazla yük” olarak değerlendirildi.
Musk ve Beyaz Saray, ayrılık iddialarını şimdilik yalanladı. Trump’ın sözcüsü “Tamamlanması gereken işler var” diyerek Musk’ın görevde kalacağını söyledi. Musk da klasik tarzında “fake news” diyerek söylentileri küçümsedi.
Trump göreve geleli daha 100 gün olmadan bu dostluk sona mı erdi? Ne zaman olacağını bilmem ama ben de en başından beri ‘ayrılık’ olacağını düşünenlerdenim…

Washington’da Baharın Sessiz Müjdesi: Kiraz Çiçekleri
Başkent Washington, D.C.’de bahar öyle gürültülü bir şekilde gelmez. Ne fırtınalı bir rüzgarla ne de gösterişli bir kutlamayla… Bahar, burada sessizce adım atar; usulca esen bir rüzgarla ve kiraz ağaçlarından süzülen pembe beyaz yapraklarla kendini hissettirir.
Kiraz çiçekleri, bu şehrin en değerli geleneklerinden biri. Tidal Basin ve çevresi her yıl Mart sonundan Nisan ortasına kadar bir tabloya dönüşür. İnsanlar, şehrin dört bir yanından ve dünyanın farklı köşelerinden bu zarif manzarayı görmek için gelir. Ama aslında Washingtonlular iyi bilir ki bu sadece bir görsel şölen değildir; bu, her bahar yinelenen bir ritüeldir.
Bir Japon dostluğu mirası olarak bu topraklara dikilen kiraz ağaçlarını görmek için fırsatını bulan soluğu Tidal Basin’de alıyor.
Geçen gün ben de o çiçeklerin altında yürürken düşündüm; Washington’da bahar bir mevsim değil, bir duygudur aslında. Bir durup bakma, biraz yavaşlama ve güzelliği fark etme duygusu…

