Türk Bankaları Yurtdışı Piyasalara Yeniden Açılıyor: Yeniden Finansman Riski Azalıyor, Döviz Likiditesi Yeterli
Türk bankaları, yurtdışı sermaye piyasalarına yeniden erişim sağlayarak “yeniden finansman riskini” azaltıyor.
Fitch Ratings Türkiye Bankaları Direktörü Ahmet Emre Kılınç, bankaların kısa vadeli borçlarının yüksek olmasına rağmen döviz likiditesinin yeterli olduğunu belirtti.
EKOTÜRK Avrupa Temsilcisi Gökhan Kurtaran’ın sorularını yanıtlayan Kılınç, kısa vadeli borçların hâlâ yüksek olduğunu, ancak bankaların döviz pozisyonlarının bu borçları karşılayacak seviyede olduğunu vurguladı. “Daha çevrilmesi gereken istikrarsız borçlara baktığımızda kısa vadede 60 milyar dolar civarında bir borç görüyoruz. Buna karşı bankaların yeterli döviz likiditesi bulunuyor” dedi.
Bankaların yurtdışı tahvil ihraçları sadece büyük bankalarla sınırlı kalmadı; aktif büyüklüğü görece daha küçük bankalar da piyasaya erişim sağladı. Bu durum, sektörün “yeniden finansman riskinin azaldığını ve piyasa erişiminin bulunduğunu” ortaya koyuyor.
KKM ile ilgili değerlendirmesinde Kılınç, “Buradaki ana etki şuydu; KKM’den çıkış hani bir döviz talebi oluşturur mu? İnsanlar döviz talep eder mi? Burada kurdaki stabiliteyi görüyoruz. TL mevduatın payı yüzde 60’larda. Bunun azalması tabii ki bankacılık sektörü açısından olası riskleri görece çok daha azalttı. KKM’den çıkış dolayısıyla olası bir döviz talebi riski… Bunu da otoritelerin normalizasyon, normalleşme dedikleri sürecin bir parçası olarak değerlendiriyoruz” ifadelerini kullandı.
Faiz cephesine de değinen Kılınç, politika faizinin 2025 sonunda %35’e, enflasyonun ise %28 seviyesinde olmasının beklendiğini belirterek, bu durumun bankaların net faiz marjına ve kârlılığına olumlu yansıyacağını söyledi. 2024’teki yüksek faiz ortamında bankaların kısa vadeli mevduat ve uzun vadeli kredi yapısı nedeniyle net faiz marjında beklenen iyileşmenin yavaşladığını ifade eden Kılınç, “Faizlerin düşmesiyle 2025’in sonu ve 2026’nın başında net faiz marjında bir artış ve bunun kârlılığa olumlu yansıması bekleniyor” dedi.
Sermaye yapısına değinen Kılınç, AT1 ve Tier 2 enstrümanlarının uzun vadeli ve yabancı para cinsinden ihraç edilmesinin, olası kur artışlarına karşı bir hedge görevi gördüğünü söyledi. Ayrıca, sektörün normalleşme sürecinin 2026’ya kadar devam edeceğini ve aktif-pasif yönetiminin sağlıklı bir şekilde sürdürüleceğini ekledi.
