Ali Değermenci

TÜRKİYE’NİN YÖNÜ BATIDIR, DOĞU OLMADAN ASLA!

Türkiye 200 yıldan beri batı yönüne doğru ilerleyişini sürdürdü. Sanayi Devrimi sonrasında oluşan ekonomik başarıyı uygulamak istedi. Türkiye, ekonomi ile birlikte Batı’nın siyasal sistemine de entegre oldu. Atatürk’ün liderliğinde kurulan Cumhuriyet’te Türkiye’nin yönü çok net olarak Batı oldu.

Bugün dünya önemli bir dönemeçten geçiyor. Müthiş bir değişim yaşanıyor. Teknoloji hayatın bütün alanlarını kapsamaya başladı. Devletler, şirketler teknoloji ile yeniden bir kıvama giriyor. Ekonomi, üretim, ticaret, lojistik ve bireysel hayatımız teknoloji ile bütünleşiyor.

Her değişim anı yeniden başlamaya neden olur. Bu değişim, Türkiye’nin gelişmiş ülkelerden geri kalmışlığını gidermek için bir fırsat da yaratıyor. Bütün bu gelişmelerin merkezi yine Batı. Batı’daki teknoloji ve finans üstünlüğü gözüken o ki bir süre daha devam edecek.

Türkiye Gümrük Birliği ile Avrupa Birliği içinde önemli bir konumda. İhracatının yarısından fazlasını bu bölgeye yapıyor. ABD ile 100 milyar dolarlık ticari hacim hedefi daha yeni konuldu. Bugünlerde yurt dışından gelecek finansmana çok ihtiyacımız var. Finans da bugün hala Batı’da. Batı ile birçok defa karşı karşıya gelsek de, siyasi sorunlarımız olsa da reel politik bizi Batı’dan kopmadan Batı ile müzakere etmeye zorluyor.

Peki ya Doğu? Düşman olmak, sırtımızı çevirmek neden olsun ki? Orta Doğu, Çin, Rusya, Hindistan, Tayvan ve özellikle de dünyanın yeni üretim alanı olarak gördüğü Afrika açılımımız son derece önemli. Mutlaka devam etmeli. Ama bugün yaşadığımız bütün siyasal sorunlara rağmen Batı ile iletişim halinde olmak Türkiye’nin lehine olacaktır. Hele eski Amerika düzenini yeniden kuracak olan Joe Biden’ın başkan olarak göreve hazırlandığı bir dönemde.

Bugün yeni bir dünya kuruluyor, Türkiye yerini almalıdır.