ING Global, Fed’den tek seferlik faiz artışı bekliyor

ING Global, ABD’de enflasyon baskılarının devam etmesi nedeniyle Amerika Merkez Bankasının (Fed) gelecek haftaki toplantısında 25 baz puanlık faiz artışına gitmesini bekliyor. Kurum, piyasaların gelecek 12 ay için fiyatladığı üç ek faiz artışına ise katılmayarak, olası hamleyi yeni bir sıkılaşma döngüsünden ziyade para politikasında “yeniden ayarlama” olarak değerlendiriyor.

ING Global, ABD enflasyon verilerinin ardından Fed’in para politikasına ilişkin beklentilerini değerlendirdi.

Analizde, aylık çekirdek enflasyonun %0,290 seviyesinde gerçekleştiğine işaret edildi. ING, Fed’in %2’lik fiyat istikrarı hedefine kalıcı biçimde yaklaşabilmesi için aylık çekirdek enflasyon artışının ortalama %0,17 seviyesine gerilemesi gerektiğini belirtti.

Piyasa faiz artışına %85 olasılık veriyor

ING’e göre son enflasyon verileri, Fed’in gelecek haftaki toplantısında para politikasını sıkılaştıracağı yönündeki beklentileri güçlendirdi.
Vadeli işlem piyasalarında 25 baz puanlık faiz artışına %85 olasılık verilirken, ING Global de Fed’in 25 baz puanlık artış yapmasını bekliyor.
Kurum, Kevin Warsh’ın ekonominin tam istihdam seviyesinde olduğu ve finansal koşulların yeterince kısıtlayıcı olmadığı yönündeki değerlendirmelerine dikkati çekti. ING, Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC) üyelerinin büyük çoğunluğunun faiz artışı yönünde oy kullanmasını bekliyor.

ING üç ek faiz artışı beklentisine katılmıyor

Piyasalar gelecek 12 aylık dönemde Fed’den üç ek faiz artışı fiyatlıyor. ING ise bu beklentinin fazla agresif olduğu görüşünde.

Kurum, Hürmüz Boğazı’ndaki enerji akışının iyileşmesinin yanı sıra ücret artışlarındaki zayıflamanın ve gümrük vergisi iadelerinin şirketlerin maliyetlerini azaltacağını öngörüyor.

Soğuyan konut piyasasının da barınma enflasyonu üzerindeki baskıyı azaltmaya devam etmesi bekleniyor.

Faiz artışını 1997’ye benzetti

ING, gelecek haftaki olası faiz artışını yeni bir sıkılaşma döngüsünün başlangıcı olarak görmüyor.

Kurum, hamleyi para politikasında bir “yeniden ayarlama” olarak tanımlarken, Alan Greenspan yönetimindeki Fed’in 1997’de gerçekleştirdiği konjonktürel faiz artırımına benzetti.