Emre Alkin’den ekonomi programına eleştiri: Faiz politikası ve altın kimi zengin etti?

EKOTÜRK TV’de yayımlanan “Günün Yorumu” programında konuşan ekonomist Prof. Dr. Emre Alkin, altın fiyatlarındaki hareketlerin arkasında yatan temel dinamikleri kapsamlı şekilde değerlendirdi. Son günlerde yatırımcılardan yoğun şekilde gelen “altın neden düşüyor?” sorularına yanıt veren Alkin, teknik analizden ziyade ekonomik politikaların etkisine dikkat çekti.
Altın fiyatlarındaki dalgalanmanın yalnızca küresel piyasalardan kaynaklanmadığını vurgulayan Alkin, Türkiye’de uygulanan para politikasının bireysel yatırımcı üzerindeki etkilerine işaret etti. Özellikle son yıllarda uygulanan “yüksek faiz – baskılanan kur” modelinin, vatandaşın tasarruf tercihlerini doğrudan etkilediğini ifade etti.
YÜKSEK FAİZ, SABİT KUR: KAZANAN VE KAYBEDEN AYRIŞTI
Alkin’e göre yaklaşık üç yıldır uygulanan ekonomik model, döviz kurunun kontrol altında tutulması ve yüksek faiz politikasıyla yabancı sermayeyi çekmeyi hedefliyor. Bu modelde dövizini bozdurup TL’ye geçen yatırımcılara yüksek getiri sağlanırken, aynı avantajın yerli üretici ve vatandaş için geçerli olmadığına dikkat çekildi.
“Uygulanan sistem, yabancı yatırımcıya yüksek kazanç sağlarken, vatandaşın alım gücünü koruyamadı.”
Yurt dışından gelen yatırımcıların kur ve faiz avantajıyla ciddi kazançlar elde ettiğini belirten Alkin, bu durumun Türkiye’de yaşayan bireyler için aynı sonucu doğurmadığını söyledi. Hatta bazı hesaplamalara göre, geçmiş dönemde döviz getirip doğru pozisyon alan yatırımcıların yüzde 60 ila 70 arasında kazanç elde edebildiği ifade edildi.
VATANDAŞ ALTINA SIĞINDI AMA ORADA DA KAYBETTİ
Artan hayat pahalılığı karşısında vatandaşın birikimlerini koruma arayışıyla altına yöneldiğini belirten Alkin, burada da beklenen sonucun alınamadığını söyledi. Döviz kurunun baskılanması nedeniyle altının küresel fiyat artışının iç piyasaya aynı şekilde yansımadığını dile getirdi.
“Altın, vatandaş için bir güvenli liman gibi görünse de mevcut kur politikası nedeniyle bu kez koruma işlevini tam anlamıyla yerine getiremedi.”
Uzun yıllardır altının Türkiye’de yatırımcıya kazandıran bir araç olduğunu hatırlatan Alkin, mevcut ekonomik modelin bu alışılmış dengeyi bozduğunu ifade etti. Özellikle küçük yatırımcının “zarardan kaçış” arayışında bile zarar edebildiğini söyledi.
GÜNÜN YORUMU
⏳Prof. Dr. @emrealkin1969 her gün 5 dakikada gündemi yorumluyor. pic.twitter.com/HscYYbHcMo — EKOTÜRK (@Ekoturktv) March 24, 2026
SANAYİCİDEN ESNAFA HERKES ETKİLENDİ
Programda yalnızca bireysel yatırımcıların değil, reel sektörün de benzer şekilde zorlandığına dikkat çekildi. İhracatçıların gelirlerinin önemli bir kısmının kur politikası nedeniyle eridiği, sanayici ve esnafın ise maliyet baskısı altında kaldığı belirtildi.
“Mevcut ekonomik model, hem üreticiyi hem de tasarruf sahibini aynı anda zorlayan nadir sistemlerden biri haline geldi.”
Hayat pahalılığı ile faiz getirisi arasındaki makasın açıldığını belirten Alkin, vatandaşın reel olarak kazanç elde edemediğini, aksine alım gücünün zayıfladığını vurguladı.
“BU MODEL SÜRDÜRÜLEBİLİR DEĞİL”
Ekonomik programın geldiği noktada sürdürülebilirliğinin tartışmalı hale geldiğini belirten Alkin, yeni bir yaklaşım ihtiyacına dikkat çekti. Mevcut sistemin alternatif üretmediğini ve yatırımcıyı tek bir yola yönlendirdiğini ifade etti.
Artık daha dengeli, üretimi ve iç piyasayı destekleyen politikaların devreye alınması gerektiğini vurgulayan Alkin, çözüm önerilerinin daha önce kamuoyuyla paylaşıldığını da hatırlattı.




