Enflasyon geriledi, borsa yılın ilk haftasına rekorlarla girdi

Borsa İstanbul’da 2026 yılının ilk haftası, hem yurt içi makroekonomik göstergelerdeki iyileşme hem de küresel piyasalardaki olumlu hava sayesinde güçlü bir ralliyle tamamlandı. BIST 100 endeksi, düşen enflasyon, azalan risk primi ve artan yabancı ilgisinin etkisiyle tüm zamanların en yüksek seviyelerine ulaştı.
Yıla 11.296 puan seviyesinden başlayan endeks, özellikle finansal kiralama ve faktoring hisselerinin öncülüğünde haftayı %6’yı aşan yükselişle 12.200 puanın üzerinde tamamladı. Böylece BIST 100, yılın ilk işlem haftasında art arda rekorlar kırarak yatırımcı güveninin güçlendiğine işaret etti.
Küresel cephede ise ABD Merkez Bankası’nın faiz indirim sürecine yaklaşması, teknoloji ve yapay zeka şirketlerine yönelik değerleme endişelerinin azalması ve petrol fiyatlarındaki gerileme, risk iştahını artıran temel unsurlar olarak öne çıktı. Enflasyonla mücadelede küresel ölçekte sağlanan ilerleme, gelişen ülke piyasalarına yönelen sermaye akımlarını da destekledi.
Yurt içinde ise ekonomi yönetiminin uyguladığı sıkı para politikası ve mali disiplinin etkileri makro verilerde daha net görülmeye başladı. Aralık ayında tüketici enflasyonunun aylık %0,89 ile beklentilerin altında kalması ve yıllık oranın %30,89’a gerileyerek son 49 ayın en düşük seviyesine inmesi, piyasalarda faiz indirimi beklentilerini kuvvetlendirdi. Bu görünüm, hisse senedi piyasasına yönelik talebi belirgin şekilde artırdı.
Enflasyonun 49 ayın en düşük seviyesine gerilemesiyle birlikte TCMB’nin önümüzdeki dönemde daha gevşek bir para politikasına geçebileceği beklentisi, Borsa İstanbul’daki yükselişi hızlandıran ana faktörlerden biri oldu.
Jeopolitik risklerin görece azalması ve Türkiye’nin bölgesel dengelerde sergilediği istikrarlı duruş, yabancı yatırımcıların Türk lirası cinsi varlıklara olan ilgisini güçlendirdi. Bunun en somut yansıması ise ülkenin borçlanma maliyetlerinde görüldü. Türkiye’nin 5 yıllık kredi risk primi 204,5 baz puana gerileyerek 2018’den bu yana en düşük seviyesine indi.
CDS primindeki bu sert düşüş, Türkiye algısında yaşanan iyileşmenin ve finansal risklerin azaldığına yönelik beklentilerin piyasalar tarafından güçlü biçimde fiyatlandığını gösterdi.
Dış dengede de pozitif tablo dikkat çekiyor. Cari işlemler hesabı ekim ayında 457 milyon dolar fazla verirken, temmuz-ekim döneminde üst üste dört ay fazla kaydedildi. Bu dönemde toplam cari fazla 8,65 milyar dolara ulaştı.
Cari dengedeki sürdürülebilir iyileşme, Türkiye ekonomisinin dış finansman ihtiyacının azaldığına işaret ederken, borsaya yönelik orta vadeli beklentileri de destekleyen yapısal bir unsur olarak öne çıktı.





