Dünya Borsaları

Avrupa’nın gündeminde neler var? 11 Mart 2026

EKOTÜRK Avrupa Temsilcisi Gökhan Kurtaran Avrupa’nın gündemini derledi. Trump: Hürmüz’de Mayın Varsa Derhal Kaldırılmalı ABD Başkanı Donald Trump , İran’a Hürmüz Boğazı’na yerleştirilmiş olabileceği belirtilen mayınların derhal kaldırılması çağrısında bulundu. Trump, mayınların kaldırılmaması halinde İran’ın daha önce görülmemiş düzeyde askeri sonuçlarla karşılaşabileceği uyarısını yaptı.

Avrupa’nın gündeminde neler var? 11 Mart 2026
EKOTÜRK Avrupa Temsilcisi Gökhan Kurtaran Avrupa’nın gündemini derledi. Trump: Hürmüz’de Mayın Varsa Derhal Kaldırılmalı ABD Başkanı Donald Trump, İran’a Hürmüz Boğazı’na yerleştirilmiş olabileceği belirtilen mayınların derhal kaldırılması çağrısında bulundu. Trump, mayınların kaldırılmaması halinde İran’ın daha önce görülmemiş düzeyde askeri sonuçlarla karşılaşabileceği uyarısını yaptı. Trump Salı günü yaptığı açıklamada, ABD’nin İran’ın Hürmüz Boğazı’nın kritik noktalarına mayın yerleştirdiğine dair kesin bir rapora sahip olmadığını, ancak böyle bir ihtimalin dahi ciddi bir risk oluşturduğunu söyledi. ABD Başkanı, boğazda mayın bulunması ve kısa sürede temizlenmemesi durumunda Tahran yönetiminin ağır askeri sonuçlarla karşı karşıya kalabileceğini vurguladı. Hürmüz Boğazı, küresel petrol ticaretinin yaklaşık %20’sinin geçtiği en kritik enerji geçiş noktalarından biri olarak görülüyor ve bölgede yaşanabilecek bir gerilim küresel enerji piyasalarını doğrudan etkileyebiliyor. İNGİLTERE İngiltere İran Krizi Nedeniyle Enerji Fiyatlarındaki Sıçramayı Sınırlamaya Çalışıyor İngiltere hükümeti, İran krizi nedeniyle hızla yükselen enerji fiyatlarının ekonomi üzerindeki etkisini sınırlamak için büyük ekonomilerle birlikte acil petrol rezervlerinin piyasaya sürülmesini tartışıyor. İngiltere Maliye Bakanı Rachel Reeves, artan petrol ve gaz fiyatlarının enflasyonu yeniden yukarı çekebileceği ve kamu maliyesi üzerinde baskı yaratabileceği uyarısında bulundu. Krizin başlamasından bu yana İngiltere’nin borçlanma maliyetleri hızla yükseldi. Yatırımcılar, enerji fiyatlarındaki artışın zaten yüksek olan enflasyonu daha da artırabileceği ve hükümetin daha fazla borçlanmasına yol açabileceği endişesiyle İngiliz devlet tahvillerinden uzaklaşmaya başladı. Başbakan Keir Starmer da krizin uzaması halinde İngiltere ekonomisinin ciddi zarar görebileceğini söyledi. Starmer, “Bu kriz ne kadar uzun sürerse ekonomimiz üzerinde etkisinin görülme ihtimali o kadar artar” dedi. Enerji fiyatları faiz beklentilerini değiştirdi Enerji fiyatlarındaki artış finansal piyasaların beklentilerini de değiştirdi. Faiz vadeli işlemleri, yatırımcıların artık İngiltere Merkez Bankası’nın bu yıl faiz indirimi yapmasını beklemediğini gösteriyor. Krizin ardından kısa vadeli İngiliz tahvillerinde sert satışlar görülürken, gün içinde petrol fiyatlarının zirveden geri çekilmesiyle tahvil piyasası kayıplarının bir kısmını telafi etti. Hanehalkı enerji faturaları için yeni destek gündemde Enerji fiyatlarındaki yükseliş hükümeti yeniden hanehalkına yönelik enerji destekleri konusunda karar almaya zorlayabilir. ABD bankası Citi’nin hesaplamalarına göre hükümet, hanehalkı enerji tarifelerini mevcut seviyede tutmak isterse bunun maliyeti yaklaşık 9 milyar sterlin olabilir. Bu rakam geçen hafta yapılan tahminin yaklaşık iki katına işaret ediyor. Başbakan Starmer hükümetin etkileri sınırlamak için çalıştığını belirterek Maliye Bakanı Reeves’in her gün İngiltere Merkez Bankası ile enerji fiyatlarını görüştüğünü söyledi. IEA rezervlerinin serbest bırakılması gündemde G7 ülkeleri yükselen petrol fiyatlarına karşı “gerekli adımların atılabileceğini” açıklasa da stratejik petrol rezervlerinin serbest bırakılması konusunda henüz net bir karar alınmadı. Reeves ise parlamentoda yaptığı konuşmada Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) rezervlerinin koordineli biçimde piyasaya sürülmesini görmek istediğini söyledi. Maliye Bakanı ayrıca enerji fiyatlarındaki artışın önümüzdeki aylarda enflasyon üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturmasının muhtemel olduğunu belirtti. Ekonomik büyüme ve enflasyon riski Analistler enerji fiyatlarındaki artışın İngiltere ekonomisi üzerindeki etkisinin ciddi olabileceğini söylüyor. Deutsche Bank’a göre enerji fiyatları yüksek kalırsa enflasyon yaklaşık 1 puan artabilir ve İngiltere ekonomisi yaklaşık %0,5 darbe alabilir. Bu da büyüme beklentisinin yalnızca yaklaşık %1 olduğu bir ekonomi için önemli bir risk anlamına geliyor. İngiltere ekonomisi özellikle doğal gaz fiyatlarına yüksek derecede bağımlı. Rusya’nın 2022’de Ukrayna’yı işgalinden sonra enerji fiyatları yükseldiğinde hükümet 40 milyar sterlinden fazla enerji sübvansiyonu sağlamak zorunda kalmıştı. İran Savaşı Nedeniyle İngiltere’de Faiz İndirimi Beklentisi Ortadan Kalktı İran savaşıyla birlikte yükselen enerji fiyatları ve artan piyasa belirsizliği nedeniyle finansal piyasalarda İngiltere Merkez Bankası’nın (BoE) bu yıl faiz indirimine gitmeyeceği beklentisi güçlendi. Piyasa verileri, BoE’nin politika faizini 2026 boyunca %3,75 seviyesinde sabit tutabileceğini, hatta 2027 yazında %4’e çıkarabileceğini gösteriyor. İran savaşı başlamadan önce piyasalar 19 Mart’taki toplantıda faiz indirimi ihtimalini %80 olarak fiyatlıyordu. Ancak son gelişmeler sonrası yatırımcılar artık %99 olasılıkla faizlerin sabit kalacağını ve yıl boyunca herhangi bir indirim yapılmayacağını öngörüyor. Tahvil getirileri sert yükseldi Jeopolitik riskler İngiltere tahvil piyasasında sert satışlara yol açtı. İki yıllık İngiliz devlet tahvillerinin getirisi %3,52 seviyesinden %4,129’a yükselerek Nisan 2025’ten bu yana en yüksek seviyeye çıktı. Bu yükseliş, yatırımcıların İran savaşının uzun sürebileceği ve enerji fiyatlarının yüksek kalabileceği endişesi taşıdığını gösteriyor. Reuters’a göre tahvil getirilerindeki artış 2022’de Liz Truss’ın mini bütçesinden bu yana görülen en sert günlük yükselişlerden biri olma yolunda ilerledi. Enerji fiyatları ve Hürmüz Boğazı riski Savaşın enerji piyasaları üzerindeki etkisi de piyasa beklentilerini değiştirdi. Brent petrol fiyatı hafta sonu 119 dolar seviyesine kadar yükseldi, daha sonra G7’nin stratejik petrol rezervlerini piyasaya sürmeyi değerlendirdiği haberleriyle 104 dolar civarına geriledi. Piyasalardaki endişenin ana nedeni ise dünya petrol arzının yaklaşık %20’sinin geçtiği Hürmüz Boğazı’nın uzun süre kapalı kalabileceği ihtimali. Mortgage faizleri yükselmeye başladı Faiz indirimi beklentisinin ortadan kalkması İngiltere’de konut piyasasını da etkiliyor. Mortgage kredilerinde faiz oranları yükselmeye başladı. Moneyfacts verilerine göre:
  • Ortalama iki yıllık sabit mortgage faizi %4,87’ye çıktı (Cuma günü %4,84’tü).
  • Ortalama beş yıllık mortgage faizi %4,98’e yükseldi (Cuma günü %4,96’ydı).
Bu durum, zaten yüksek yaşam maliyetleriyle mücadele eden İngiliz hanehalkı üzerinde yeni bir baskı yaratabilir. AVRUPA BİRLİĞİ  İngiltere, Almanya ve İtalya Hürmüz Boğazı’nda Ticari Gemiciliği Korumak İçin Koordinasyon Sağlıyor İngiltere Başbakanı Keir Starmer, Almanya Başbakanı Friedrich Merz ve İtalya Başbakanı Giorgia Meloni ile yaptığı görüşmede, İran kaynaklı tehditlerin arttığı Hürmüz Boğazı’ndan geçen ticari gemiciliğin güvenliğini sağlamak için yakın iş birliği konusunda anlaşmaya vardı. Starmer’ın sözcüsü, üç liderin Orta Doğu’daki gelişmeleri ve özellikle Hürmüz Boğazı’ndaki durumu değerlendirdiğini belirterek, tarafların deniz ulaşımının serbestliği ilkesinin hayati öneme sahip olduğu konusunda mutabık kaldığını söyledi. Açıklamada, liderlerin İran’dan gelen tehditler karşısında önümüzdeki günlerde yakın koordinasyon içinde çalışacakları ifade edildi. Ticaret yolları için kritik geçiş Hürmüz Boğazı, küresel enerji ticaretinin en kritik noktalarından biri olarak görülüyor. Dünya petrol arzının yaklaşık %20’si bu boğazdan geçiyor. Bu nedenle bölgede yaşanabilecek bir güvenlik sorunu enerji piyasaları ve küresel ticaret üzerinde doğrudan etkili olabiliyor. Starmer görüşmede ayrıca İngiltere’nin son günlerde bölgede müttefiklerini desteklemek amacıyla aldığı savunma önlemleri hakkında da bilgi verdi. Sigorta ve ticari riskler de gündemde İngiliz hükümeti yalnızca askeri değil finansal riskler konusunda da adımlar atıyor. Hazine yetkilileri son günlerde Lloyd’s of London sigorta piyasasıyla temas kurarak, çatışma nedeniyle ticari gemiler için uygun sigorta kapsamının sağlanması üzerinde çalıştı. Bu kapsamda sigorta poliçelerinin savaş, iç savaş, isyan, terör saldırıları ve ticari faaliyetlerde kesinti gibi riskleri kapsaması hedefleniyor. Yetkililer İngiltere’nin müttefikleriyle birlikte ticari gemiciliği desteklemek için farklı seçenekler üzerinde çalıştığını belirtti. Macaristan Rus Enerjisine Yaptırımların Askıya Alınmasını İstedi Macaristan Başbakanı Viktor Orbán, enerji fiyatlarının İran savaşı nedeniyle hızla yükselmesi üzerine Avrupa Birliği’nden Rus enerji ithalatına yönelik yaptırımların askıya alınmasını talep etti. Orbán, AB Konseyi Başkanı António Costa ve Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’e gönderdiği mektupta, petrol fiyatlarının 100 doların üzerine çıkması ve doğal gaz fiyatlarındaki artışın Avrupa’da maliyetleri hızla yükselttiğini söyledi. Macaristan hükümeti ayrıca benzin ve dizel fiyatlarına tavan uygulaması getirdiğini ve stratejik petrol rezervlerinin bir kısmını piyasaya sürdüğünü açıkladı. AB şu anda yalnızca Rus petrolüne yaptırım uyguluyor, ancak Rus LNG’sine yönelik yaptırımların yıl sonunda yürürlüğe girmesi planlanıyor. Avrupa Birliği 2027’ye kadar Rus fosil yakıtlarını tamamen bırakmayı hedefliyor. Avrupa Komisyonu ise Orbán’ın talebine henüz resmi bir yanıt vermedi. Putin: Avrupa İsterse Rusya Enerji Tedarikine Hazır Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Avrupa’nın talep etmesi halinde Rusya’nın yeniden petrol ve doğal gaz tedarik etmeye hazır olduğunu söyledi. Putin, Avrupa ile enerji iş birliğinin ancak uzun vadeli ve siyasi baskılardan arındırılmış bir çerçevede mümkün olabileceğini belirtti. “Avrupalı şirketler ve alıcılar uzun vadeli ve sürdürülebilir bir iş birliği isterse biz buna hazırız. Rusya hiçbir zaman enerji tedarik etmeyi reddetmedi,” diyen Putin, Moskova’nın Avrupa’dan net bir siyasi sinyal beklediğini ifade etti. AB: Acil petrol stokları yeterli Öte yandan Avrupa Birliği yetkilileri, Orta Doğu’daki çatışmanın petrol fiyatlarını yükseltmesine rağmen AB’nin yeterli acil petrol stokuna sahip olduğunu açıkladı. Avrupa Komisyonu sözcüsü, AB ülkelerinin en az 90 günlük petrol tüketimine eşdeğer zorunlu stratejik rezerv bulundurduklarını ve bu nedenle kısa vadede arz kesintisi riskinin sınırlı olduğunu belirtti. Ancak yetkililer, jeopolitik gerilimin uzun sürmesi halinde enerji fiyatlarının daha da yükselebileceği ve Avrupa ekonomileri üzerinde baskı oluşturabileceği uyarısında bulundu. Açıklamalar, enerji piyasalarının Orta Doğu’daki gelişmeler nedeniyle oluşabilecek **arz riski ve fiyat dalgalanmalarını değerlendirdiği bir dönemde piyasaları sakinleştirmeyi amaçlıyor. AB’den ABD’ye Rus Petrolünde “G7 Tavan Fiyatı”nı Sürdürme Çağrısı Avrupa Birliği, küresel enerji fiyatlarının yükseldiği bir dönemde Rus petrolüne uygulanan G7 tavan fiyat mekanizmasının sürdürülmesi için ABD’ye çağrıda bulundu. AB Komisyonu’nun Ekonomiden Sorumlu Üyesi Valdis Dombrovskis, Orta Doğu’daki gerilimin enerji fiyatlarını hızla artırdığını ve bunun Rusya’ya beklenmedik gelirler sağlayabileceğini söyledi. Dombrovskis, Rusya’ya ekonomik baskının devam etmesi için G7 ülkelerinin tavan fiyat uygulamasını sıkı şekilde uygulaması gerektiğini belirtti. Gerekirse Rus petrolünü taşıyan gemilere yönelik denizcilik hizmetlerinin tamamen yasaklanmasının da gündeme gelebileceğini ifade etti. “Tavan fiyat” uygulaması ne anlama geliyor? G7 ve AB tarafından 2022’de uygulamaya konulan tavan fiyat mekanizması, Rus petrolünün küresel piyasada satılmasını tamamen yasaklamıyor; ancak belirli bir fiyatın üzerinde satılmasını fiilen engelliyor. Bu sistem şu şekilde işliyor:
  • Rus petrolü belirlenen fiyatın (başlangıçta 60 dolar, Temmuz 2025’te 47,6 dolar) üzerinde satılırsa
  • G7 ve AB ülkelerindeki şirketler bu petrolün taşınması için
    • gemi taşımacılığı
    • sigorta
    • finansman
    • aracılık hizmetleri sağlayamıyor.
Dünya petrol taşımacılığı ve sigorta sektörünün büyük bölümü Batılı şirketlerin kontrolünde olduğu için bu mekanizma Rus petrolünün yüksek fiyatla satışını zorlaştırmayı hedefliyor. Enerji fiyatlarında sert yükseliş Dombrovskis’e göre Orta Doğu’daki çatışmanın tırmanmasıyla birlikte:
  • Petrol fiyatları yaklaşık %40 arttı
  • Doğalgaz fiyatları ise TTF referansına göre yaklaşık %90 yükseldi
AB yetkilileri, fiyatların yükselmeye devam etmesi halinde Rusya’nın enerji gelirlerinin artabileceği uyarısında bulunuyor. Stratejik petrol rezervleri de gündemde AB yetkilileri ayrıca G7 ülkeleri arasında koordineli petrol rezervi serbest bırakılmasının da gündemde olduğunu belirtti. G7 enerji bakanlarının aynı gün bu konuyu görüşmesi planlanıyor. Öte yandan ABD Başkanı Donald Trump, enerji fiyatlarını düşürmek amacıyla bazı petrol yaptırımlarının geçici olarak kaldırıldığını açıklayarak “Hürmüz Boğazı açılana kadar yaptırımları kaldıracağız” dedi.  

İlgili Haberler

En Çok Okunanlar