Dünya Borsaları

Deutsche Bank’tan eylül uyarısı: Jeopolitik riskler oynaklığı artırabilir

Deutsche Bank’tan eylül uyarısı: Jeopolitik riskler oynaklığı artırabilir

Deutsche Bank Research Institute, eylül ayına ilişkin jeopolitik görünüm raporunda ABD-İran savaşı ile 24 Eylül’de yapılması planlanan Trump-Şi zirvesini ayın öne çıkan başlıkları olarak gösterdi. Banka, ABD ile İran arasında tarafların geri adım atmaya hazır görünmediğine dikkat çekerek önümüzdeki aylarda daha fazla oynaklığa hazırlıklı olunması gerektiğini belirtti. 

Deutsche Bank Research Institute, “This Month in Geopolitics: September 2026” başlıklı raporunu yayımladı. Dr. Helen Belopolsky ve Miha Hribernik tarafından hazırlanan raporda, eylül boyunca küresel piyasalar ve jeopolitik görünüm açısından takip edilmesi gereken gelişmeler değerlendirildi.

Raporda ABD-İran savaşı, ABD-Çin ilişkileri, BRICS+ zirvesi, Avrupa’daki seçimler, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu ve ABD’de hükümetin kapanma riski öne çıkan başlıklar arasında sıralandı.

ABD-İran hattında oynaklık uyarısı

Deutsche Bank, ağustos ayında ABD’nin İran’ın petrol altyapısına yönelik saldırıları ve devam eden ablukanın İran’da yakıt sıkıntısını artırdığına dikkat çekti. İran ile Umman’ın Hürmüz Boğazı üzerinden geçici bir deniz taşımacılığı koridoru için öneri ortaya koyduğu ve kalıcı bir düzenlemeye ilişkin görüşmelerin sürdüğü belirtildi.

Banka, ABD ve İran’ın karşı tarafın geri adım atmasını beklediği değerlendirmesinde bulunurken, arka kanal görüşmelerinin sürmesi nedeniyle yeni bir çerçeve anlaşmanın ihtimal dışı olmadığını kaydetti.

Raporda, İran-Umman koridorunun fiilen işler hale gelip gelmeyeceğinin yakından izlenmesi gerektiği belirtilerek, bunun gerçekleşmesinin gerilimin azaltılması açısından önemli bir sinyal olabileceği ifade edildi.

Deutsche Bank, tarafların geri adım atmaya hazır görünmediğine işaret ederek, önümüzdeki aylarda daha fazla oynaklığa hazırlıklı olunması gerektiğini vurguladı.

Gözler Trump-Şi zirvesinde

Raporun ikinci önemli başlığı ise 24 Eylül’de yapılması planlanan Trump-Şi zirvesi oldu.

Deutsche Bank’a göre zirve, ABD ile Çin arasındaki stratejik istikrarın 2027’ye taşınmasına katkı sağlayabilir ancak yeni ekonomik kısıtlamaların hızını anlamlı ölçüde yavaşlatması beklenmiyor.

Yatırımcıların zirve öncesinde hassas olmayan ticareti desteklemeye yönelik girişimler, yapay zekâ diyaloğu ve Kasım ayında sona erecek Busan anlaşmasının uzatılması konusunda ilerleme olup olmadığını takip etmesi gerektiği belirtildi.

Banka, ilişkilerin istikrarlı seyretmesine rağmen büyük bir atılıma işaret eden çok az kanıt bulunduğunu vurguladı. Kritik mineraller, yarı iletkenler ve yapay zekâ gibi alanlardaki yapısal rekabetin eylül zirvesiyle çözülebileceğine yönelik beklentinin de düşük olduğu ifade edildi.

BRICS+’ta yerel para gündemi

12-13 Eylül’de Hindistan’da düzenlenmesi planlanan 18. BRICS+ Zirvesi de Deutsche Bank’ın takip listesinde yer aldı.

Raporda, Çin-Hindistan ilişkilerindeki olası yumuşama ile BRICS+ ülkelerinin yerel para birimleriyle ödeme konusundaki ilerlemesinin izleneceği belirtildi.

Zirvede sınır ötesi ödemelerin BRICS ülkelerinin para birimleriyle gerçekleştirilmesini kolaylaştırmayı amaçlayan BRICS Pay ve altın destekli prototip ödeme aracı “BRICS Unit” yeniden gündeme gelebilir. Ancak banka, üyelerin farklı jeopolitik öncelikleri nedeniyle dolarsızlaşma konusundaki iş birliğinin kademeli ilerlemesini bekliyor.

Avrupa’da seçim trafiği

Almanya’da eylül ayında gerçekleştirilecek üç eyalet seçimi de raporda önemli risk başlıklarından biri olarak gösterildi. Deutsche Bank, seçimlerin AfD’nin anketlerdeki yükselişini ilk kez yönetim gücüne dönüştürüp dönüştüremeyeceğinin testi olarak görüldüğünü belirtti. Seçim sonuçlarının Başbakan Friedrich Merz’in federal koalisyonu üzerinde de baskı yaratabileceği değerlendirildi.

İsveç’te 13 Eylül’de gerçekleştirilecek genel seçimin ise savunma harcamaları, Ukrayna’ya destek, göç, enerji politikası ve sanayi rekabetçiliği açısından ülkenin yönünü belirlemesi bekleniyor

ABD’de kapanma riski

Deutsche Bank, 30 Eylül’ü ABD açısından kritik tarihlerden biri olarak gösterdi. Bu tarih ABD’de federal mali yılın sona erdiği ve Kongrenin kalan ödenek yasalarını geçirmek zorunda olduğu son tarih olacak.

Kongrenin gerekli düzenlemeleri kabul edememesi halinde federal hükümetin yeniden kapanması riski bulunuyor. Banka, 3 Kasım’daki ara seçimlerin hemen öncesine denk gelen sürecin seçmen eğilimleri üzerinde de etkili olabileceğine dikkat çekti.

Deutsche Bank’ın eylül takviminde ayrıca 8-28 Eylül BM Genel Kurulu, 18-20 Eylül Rusya Devlet Duması seçimleri ve 27 Eylül Fransa Senato seçimleri de yakından takip edilecek gelişmeler arasında yer aldı.

İlgili Haberler

En Çok Okunanlar