Fed başkanlığı için hukuki kriz

ABD Başkanı Donald Trump ile ABD Merkez Bankası (Fed) arasında, Başkan Jerome Powell’ın görev süresinin dolmasına kısa süre kala yeni başkanın atanması konusunda hukuki bir çıkmaz yaşanıyor.
Trump yönetimi ile Fed arasındaki anlaşmazlık, Powell’ın görev süresinin mayısta sona ermesinden önce yeni başkanın Senato tarafından onaylanamama ihtimalini artırdı. Bu durum, Fed’de geçiş sürecinin nasıl yönetileceğine dair belirsizlik yarattı.
Powell, geçtiğimiz hafta yaptığı açıklamada, böyle bir senaryoda görevine devam edeceğini belirtti. 18 Mart’taki basın toplantısında, halefinin henüz onaylanmaması durumunda geçici başkan olarak görevde kalacağını ifade eden Powell, bunun hem yasal çerçeveye hem de geçmiş uygulamalara uygun olduğunu söyledi.
Ancak mevcut mevzuat bu durumu açık şekilde düzenlemiyor. Federal Rezerv Yasası, başkanın yokluğunda başkan yardımcısının toplantılara başkanlık edeceğini belirtse de, görev süresi dolan başkanın yerine yeni isim atanana kadar ne olacağına dair net bir hüküm içermiyor.
Trump’ın Powell’ın yerine aday gösterdiği eski Fed Guvernörü Kevin Warsh’ın Senato süreci ise tıkanmış durumda. ABD Adalet Bakanlığı’nın Powell’a yönelik soruşturmasına ilişkin tartışmaların, bu süreci zorlaştırdığı belirtiliyor.
Uzmanlara göre, Fed yasasının ilgili maddeleri mevcut başkanın, halefi atanana kadar görevine devam edebileceğine işaret ediyor. Nitekim daha önce benzer bir durum, görev süresi dolmasına rağmen yerine atama yapılmadığı için görevde kalmaya devam eden Fed üyesi Stephen Miran örneğinde yaşanmıştı.
Öte yandan bazı yorumcular, 1978 tarihli bir hukuki görüşe dayanarak ABD başkanının Fed yönetim kurulu üyeleri arasından geçici bir “vekil başkan” atama yetkisi bulunduğunu savunuyor. Bu da Trump’ın sürece doğrudan müdahil olabileceği ihtimalini gündeme getiriyor.
Tüm bu gelişmeler, Fed’de liderlik geçişine ilişkin belirsizliği artırırken, para politikasının geleceği açısından da risk unsuru olarak değerlendiriliyor.





