Ekonomi

ABD tahvil faizleri neden düştü? JPMorgan'dan dikkat çeken değerlendirme

ABD tahvil faizleri neden düştü? JPMorgan'dan dikkat çeken değerlendirme

ABD Hazinesi, tahvil geri alım programında yeni bir adım attı. Hazine, uzun vadeli tahvillerde geri alım miktarını artıracağını açıkladı. Karar sonrasında küresel tahvil faizlerindeki yükseliş ivme kaybetti. ABD'nin 30 yıllık tahvil faizi ise yüzde 5,19 seviyesine geriledi.

ABD'nin 30 yıllık tahvil faizi karar sonrası 9 baz puan düşerek yüzde 5,19'a indi.

ABD Hazinesi tahvil geri alım miktarını artırıyor

ABD Hazinesi, uzun vadeli tahvil piyasasına yönelik geri alım planını genişletti. Buna göre 10 yıl ve üzerindeki vadeler program kapsamında olacak.

Ayrıca işlem başına geri alım tutarı en az 4 milyar dolara çıkarılacak. Böylece Hazine, uzun vadeli tahvil piyasasındaki alımlarını güçlendirecek.

Kararın etkisi ilk olarak ABD tahvil piyasasında görüldü. Ardından diğer büyük ekonomilerin tahvil faizlerinde de düşüş yaşandı.

ABD 30 yıllık tahvil faizi yüzde 5,19'a geriledi

Hazine'nin açıklaması uzun vadeli ABD tahvillerine alım getirdi. Bunun sonucunda 30 yıllık tahvil faizi yaklaşık 9 baz puan düştü.

Faiz böylece yüzde 5,19 seviyesine çekildi. Bununla birlikte hareket yalnızca ABD piyasasıyla sınırlı kalmadı.

Japonya ve Avustralya'daki uzun vadeli tahvil faizleri de geriledi. Ayrıca Güney Kore ve Avrupa piyasalarında benzer hareketler izlendi.

Küresel tahvil faizlerinde yükseliş hız kesti

Küresel tahvil piyasaları son dönemde artan borçlanma maliyetleriyle karşı karşıya kaldı. Özellikle uzun vadeli faizler birçok ekonomide çok yıllı zirvelere çıktı.

Almanya'da 10 yıllık ve 30 yıllık tahvil faizleri 15 yıllık zirveleri gördü. Japonya'da ise bazı vadelerde yaklaşık 30 yılın en yüksek seviyeleri kaydedildi.

Ancak ABD Hazinesi'nin geri alım kararı sonrasında bu yükseliş geçici olarak durdu. Böylece küresel uzun vadeli faizlerde aşağı yönlü hareket görüldü.

JPMorgan bütçe açığı ve enflasyona dikkat çekti

JPMorgan analistleri kararın tahvil piyasalarında kısa vadeli rahatlama sağladığını belirtti. Ancak yapısal risklerin devam ettiğine dikkat çekildi.

Bu risklerin başında yüksek bütçe açıkları geliyor. Bunun yanında güçlenen enflasyon beklentileri de tahvil piyasalarının gündeminde bulunuyor.

JPMorgan ayrıca Hazine'nin piyasadaki rolünün genişlemesine ilişkin değerlendirmede bulundu. Daha aktif müdahalenin risk primleri üzerinde etkili olabileceği belirtildi.

ABD kamu borcu 40 trilyon doları aştı

Tahvil piyasalarındaki gelişmeler ABD'nin artan borç yüküyle birlikte takip ediliyor. Ülkenin toplam kamu borcu 40 trilyon dolar seviyesini geçti.

ABD'nin 40 trilyon doları aşan kamu borcu, tahvil arzı ve borçlanma maliyetlerini gündemde tutuyor.

Bu nedenle tahvil piyasasındaki arz ve talep dengesi yakından izleniyor. Aynı zamanda uzun vadeli borçlanma maliyetlerinin seyri önemini koruyor.

Standard Chartered arz ve talep dengesini işaret etti

Standard Chartered'dan Eric Robertsen, son faiz hareketlerini arz-talep dengesi üzerinden değerlendirdi. Robertsen, yükselişin irrasyonel piyasa koşullarından kaynaklanmadığını belirtti.

Buna göre mevcut hareketin temelinde tahvil piyasasındaki arz ve talep koşulları bulunuyor. Bu nedenle Hazine'nin belirli faiz seviyelerine yönelik yaklaşımı da izleniyor.

Robertsen, bu yöndeki adımların piyasada soru işaretleri oluşturduğunu ifade etti.

İlgili Haberler

En Çok Okunanlar