Ekonomi

ABD'de seçim öncesi kritik karar: Trump yönetimine yönelik yasak kaldırıldı

ABD'de temyiz mahkemesi, Trump yönetiminin seçim görevlilerine yönelik bazı girişimlerini engelleyen kararı askıya aldı. Karar, Kongre ara seçimlerinden saatler önce geldi.

ABD'de seçim öncesi kritik karar: Trump yönetimine yönelik yasak kaldırıldı

ABD'de 3 Kasım'da yapılan Kongre ara seçimleri öncesinde seçim sürecine ilişkin hukuki anlaşmazlıkta yeni bir gelişme yaşandı. Adalet Bakanlığının başvurusunu değerlendiren 9. Bölge Temyiz Mahkemesi, federal yönetimin eyaletlerin seçim işlemlerine müdahalesini sınırlandıran alt mahkeme kararının uygulanmasını geçici olarak durdurdu.

ABD'de seçimlere ilişkin yasak 2'ye karşı 1 oyla askıya alındı

9. Bölge Temyiz Mahkemesi, 2'ye karşı 1 oyla aldığı kararla Trump yönetiminin seçim yetkililerine yönelik bazı taleplerinin önündeki hukuki engeli geçici olarak kaldırdı.

Karar, federal kurumların belirli oy pusulalarının diğerlerinden ayrı tutulmasını istemesine ve seçim işlemleriyle bağlantılı olası cezai soruşturmalar konusunda yetkililere bildirimde bulunmasına yeniden imkan tanıyabilecek.

Bununla birlikte yönetimin seçimlerle ilgili bazı faaliyetlerine yönelik farklı mahkemeler tarafından getirilen kısıtlamalar yürürlükte kalmaya devam ediyor.

Trump yönetimi alt mahkeme kararına itiraz etti

ABD Bölge Yargıcı Trina Thompson, 30 Ekim'de Adalet Bakanlığı ile İç Güvenlik Bakanlığının eyaletlerin seçim yönetimine müdahalesini sınırlandıran geçici bir karar vermişti.

İşçi sendikaları ve sivil hak örgütlerinin başvurusu üzerine alınan kararda, federal kurumların vatandaş olmayan kişilerin oy kullandığı şüphesiyle eyalet ve yerel seçim yetkililerine baskı yapması yasaklanmıştı.

Mahkeme ayrıca şüpheli görülen seçmen kayıtlarının iptalinin talep edilmesini ve belirli oy pusulalarının ayrılmasının istenmesini de engellemişti.

Geçici tedbirin kasım ayı içinde sona ermesi ve daha uzun süreli bir yasak gerekip gerekmediğinin değerlendirilmesi planlanıyordu.

Temyiz mahkemesi seçmen hakları başvurusunu değerlendirdi

Temyiz mahkemesinde çoğunluğu oluşturan yargıçlar, özel tarafların Seçim Hakları Yasası'nın seçmenlerin korkutulmasına ilişkin hükmünü doğrudan dava yoluyla uygulatamayacağı sonucuna vardı.

Mahkeme, Adalet Bakanlığının eyaletlerden belirli oy pusulalarını ayırmalarını istemesinin Anayasa'ya aykırı olduğu yönündeki iddianın da başarı ihtimalini düşük buldu.

Kararın gerekçesini yazan Yargıç Carlos Bea, daha önce Kaliforniya'daki bir davada federal yönetimin benzer talebinin zorunlu olarak uygulanmasının reddedildiğini ancak bunun yetkililerin talepte bulunmasını tamamen yasaklamadığını belirtti.

Bea, olası bir ceza soruşturmasında hukuka aykırılık iddialarının yargılama sırasında değerlendirilebileceğini ifade etti.

Mahkemede yargıçlar arasında görüş ayrılığı

Çoğunluk kararına Yargıç Consuelo Callahan da katıldı. Bea ve Callahan, eski ABD Başkanı George W. Bush döneminde göreve atanmıştı.

Barack Obama döneminde atanan Yargıç Mary Murguia ise karara karşı çıktı. Murguia, Kaliforniya'daki önceki yargı kararı ile son kararın birbiriyle bağdaşmadığını savundu.

Mahkemedeki görüş ayrılığı, federal yönetimin seçim sürecindeki yetkilerinin sınırlarına ilişkin hukuki tartışmanın devam ettiğini ortaya koydu.

Adalet Bakanlığı soruşturma yetkisini savundu

Trump yönetimi, vatandaş olmayan kişilerin seçimlerde oy kullandığına yönelik iddiaları araştırmak amacıyla federal soruşturmaların yürütüldüğünü bildirdi.

Adalet Bakanlığı, bazı eyalet ve yerel yetkililerin bu tür oy kullanma işlemlerine bilerek yardımcı olabileceği yönündeki iddiaların da incelenmesi gerektiğini savundu.

Bakanlık, alt mahkemenin verdiği kararın oy sayımı tamamlanıncaya kadar federal kurumların olası yasa dışı faaliyetlere müdahale etmesini engellediğini ileri sürdü.

Yönetim ayrıca Anayasa'nın federal ceza yasalarının yürütme organı tarafından uygulanmasını yasaklamadığını ve davacıların seçmenlerin korkutulduğuna ilişkin yeterli kanıt sunmadığını belirtti.

Seçim soruşturmalarına ilişkin bilgi talebi de tartışıldı

Yargıç Thompson, önceki kararında federal yönetimden vatandaş olmayan kişilerin oy kullandığı iddialarına ilişkin devam eden soruşturmalar hakkında bilgi istemişti.

Bu kapsamda bekleyen arama izni başvuruları, büyük jüri celpleri ve seçim belgelerine erişim taleplerinin mahkemeye bildirilmesi öngörülüyordu.

Adalet Bakanlığı ise söz konusu talebe itiraz ederek yargıcın devam eden büyük jüri işlemlerini genel olarak denetleme yetkisine sahip olmadığını savundu.

Uluslararası Hizmet Çalışanları Sendikası ile ABD Adalet Bakanlığı arasındaki 26-7303 numaralı davada hukuki süreç devam ediyor.

İlgili Haberler

En Çok Okunanlar