BBVA: Türkiye ekonomisi ilk yarıda yüzde 2,5 büyüyebilir

BBVA Research, Türkiye ekonomisinin 2026 yılının ilk yarısında yıllık bazda yaklaşık yüzde 2,5 büyüyebileceğini belirtirken, yıl geneline ilişkin yüzde 3 büyüme tahminini korudu.
Rapora göre, yılın ikinci çeyreğinde Orta Doğu'daki çatışmalara rağmen ekonomik aktivite dirençli seyrini sürdürdü. Sanayi üretimi görece güçlü kalırken, hizmet sektöründe yatay bir görünüm izlendi, inşaat faaliyetlerinde ise zayıflama devam etti.
Haziran ayına ilişkin öncü göstergelerin, Orta Doğu'da olası bir barış anlaşmasına yönelik beklentilerin güçlenmesiyle şirketlerin gelecek döneme ilişkin beklentilerinde iyileşmeye işaret ettiği belirtildi.
BBVA'nın aylık GSYH göstergesine göre, haziran ayında yıllık büyümenin yüzde 2,3 seviyesinde gerçekleşmesi beklenirken, ikinci çeyrekte ekonominin çeyreklik bazda yüzde 0,5 ila 1,0 arasında büyüyeceği tahmin edildi.
İç talepte yavaşlama sürüyor
Raporda, iç talepteki yavaşlama eğiliminin devam ettiği belirtilirken, perakende satışlardaki ivme kaybı, hizmet üretimindeki durgunluk ve özel tüketim malları ithalatındaki gerilemenin tüketim harcamalarındaki zayıflamaya işaret ettiği ifade edildi.
Buna karşın ihracatta geçici faktörlerin etkisiyle çeyreklik bazda toparlanma görülürken, zayıf iç talep nedeniyle ithalatın gerilediği ve net ihracatın ikinci çeyrekte büyümeye pozitif katkı sağlamasının beklendiği kaydedildi.
Dezenflasyon süreci destekleniyor
BBVA, talep koşullarının dezenflasyon sürecini desteklediğini ancak jeopolitik riskler, enflasyondaki katılık, yüksek enflasyon beklentileri ve enerji fiyatlarındaki oynaklığın görünüm üzerindeki belirsizlikleri artırdığını vurguladı.
Raporda, enerji fiyatlarındaki dalgalanmaların dış denge üzerinde baskı oluşturabileceği belirtilirken, maliye politikasının ekonomiye sınırlı destek vermesi ve para politikasında kademeli faiz indirimi sürecinin sürmesinin beklendiği ifade edildi.
BBVA, baz senaryosunda enerji fiyatlarının kademeli olarak normalleşmesi ve ihtiyatlı politika bileşiminin korunmasıyla 2026 yılı için yüzde 3 büyüme öngörüsünü korudu. Raporda, büyüme görünümüne yönelik en önemli aşağı yönlü riskin jeopolitik gerilimlerin yeniden tırmanması olduğu belirtilirken, beklenenden daha hızlı bir parasal gevşemenin ise sınırlı yukarı yönlü risk oluşturduğu ifade edildi.





