Ekonomi

Dünya Bankası: Çatışma ve istikrarsızlık bölgelerinde aşırı yoksulluk hızla artıyor

Dünya Bankası: Çatışma ve istikrarsızlık bölgelerinde aşırı yoksulluk hızla artıyor
Dünya Bankası, çatışma ve istikrarsızlık yaşayan ekonomilerde aşırı yoksulluğun diğer bölgelere kıyasla çok daha hızlı arttığını ve bu durumun temel kalkınma hedeflerine ulaşmayı giderek imkansız hale getirdiğini bildirdi. 27 Haziran 2025 tarihinde yayımlanan "Kırılgan ve Çatışmalardan Etkilenen Durumlar: İç İçe Geçmiş Krizler, Çoklu Kırılganlıklar" başlıklı analiz, Kovid-19 sonrası tabloya dair ilk kapsamlı değerlendirmeleri içeriyor. Dünya Bankası'ndan yapılan açıklamada, 2020'li yıllarda çatışmaların daha sık ve ölümcül hale geldiği ve bu ekonomilerin kalkınma göstergeleri açısından diğer ekonomilerin gerisinde kaldığı belirtildi. Ekonomik Gerileme ve Yoksulluk Artışı Rapora göre, kişi başı Gayri Safi Yurt İçi Hasıla (GSYH) 2020'den bu yana çatışma ve istikrarsızlık yaşayan ülkelerde yılda yüzde 1,8 küçülürken, diğer gelişmekte olan ekonomilerde yüzde 2,9 büyüdü. Analiz, "aşırı yoksulluğun sona erdirilmesi" yönündeki küresel hedefin neden bugüne dek başarılamadığını gözler önüne seriyor. Halen çatışma ya da istikrarsızlıkla karşı karşıya olan 39 ekonominin 21'inin aktif çatışma içinde olduğu ifade edildi. Gelişmekte olan ekonomilerde aşırı yoksulluk oranı yüzde 6'ya inerken, çatışma ya da istikrarsızlık yaşayan ekonomilerde bu oranın neredeyse yüzde 40'ı bulduğu bildirildi. Uzun Vadeli Ekonomik Etkiler ve İstihdam Sorunları Bu ülkelerde yıllık kişi başına GSYH'nin ortalama 1500 dolar civarında olduğu ve 2010'dan bu yana neredeyse hiç artmadığının altı çizildi. Diğer gelişmekte olan ülkelerde ise kişi başına gelirin ortalama 6 bin 900 dolarla iki kattan fazlasına çıktığı vurgulandı. Açıklamada ayrıca, çatışma ya da istikrarsızlık yaşayan ekonomilerin nüfus artış hızına paralel olarak yeterli istihdam yaratamadığına dikkat çekildi. Son verilere göre, bu ülkelerde 270 milyondan fazla çalışma çağında kişi olmasına karşın, bu kişilerin yalnızca yarısının istihdam edildiği belirtildi. Kalkınma Göstergelerinde Gerileme Çatışma ya da istikrarsızlığın kalkınma göstergelerinin tamamına yansıdığı, bu ülkelerde ortalama yaşam süresinin 64 yıl ile diğer gelişmekte olan ülkelerden 7 yıl daha az olduğu aktarıldı. Bebek ölüm oranının iki kattan fazla olduğu ve gıda güvensizliğinin de nüfuslarının yüzde 18'ini etkilediği bildirildi. Çatışmaların başladığında genellikle kalıcı hale geldiği ve ekonomik etkilerinin ağır ve uzun vadeli olduğuna işaret edilen açıklamada, çatışmaları önleme çabalarının yüksek getiri sağlayabileceği vurgulandı. Tüm zorluklara rağmen, bu ekonomilerin doğal kaynaklar ve genç nüfus gibi bazı potansiyel avantajlarına da değinilerek, bu avantajların ekonomik büyümeyi yeniden ateşleyebileceği kaydedildi. "Büyüme Değil Durgunluk Norm Haline Geldi" Dünya Bankası Başekonomisti ve Kıdemli Başkan Yardımcısı Indermit Gill, son üç yıldır dünyanın dikkatinin Ukrayna ve Orta Doğu'daki çatışmalara odaklandığına işaret ederek, "Oysa çatışma ve istikrarsızlık çeken insanların yüzde 70'inden fazlası Afrika'da yaşıyor. Müdahale edilmezse, bu koşullar kronik hale geliyor. Bugün çatışma ya da istikrarsızlık yaşayan ülkelerin yarısı bu durumu 15 yıldan uzun süredir yaşıyor. Bu ölçekte bir sefaletin bulaşıcı olması kaçınılmaz" değerlendirmesinde bulundu. Dünya Bankası Başekonomist Yardımcısı ve Beklentiler Grubu Direktörü Ayhan Köse de son 15 yılda bu ülkelerde büyümenin değil durgunluğun norm haline geldiğini kaydetti. Köse, bu ekonomilerin durumuna daha fazla dikkat gösterilmesi gerektiğini vurgulayarak, "Burada kalkınmayı canlandırmak kolay olmayacak ama mümkün, daha önce de yapıldı. Hedefe yönelik politikalar ve güçlü uluslararası destekle, karar alıcılar çatışmaları önleyebilir, yönetişimi güçlendirebilir, büyümeyi hızlandırabilir ve istihdam yaratabilir" ifadelerini kullandı.

İlgili Haberler

En Çok Okunanlar