Ekonomist Dr. Tuğba Özay: OVP'nin dış denge denkleminde dikkat çeken ayrışma
Ekonomist Dr. Tuğba Özay, EKOTÜRK için yaptığı değerlendirmede, Orta Vadeli Program'da (OVP) cari açığın 2029'a kadar gerilemesi beklenirken mal dış ticaret açığının aynı dönemde büyümesinin öngörüldüğüne dikkat çekti. Programda cari açığın 47,5 milyar dolardan 35,5 milyar dolara gerilemesi, mal dış ticaret açığının ise 105 milyar dolardan 110 milyar dolara yükselmesi bekleniyor.
2027-2029 dönemini kapsayan OVP'nin dış denge hedefleri, cari açık ile mal dış ticaret açığında farklı yönlerde bir görünüm ortaya koyuyor.
Programda 2026'da 47,5 milyar dolar ve milli gelirin yüzde 2,6'sı düzeyinde olması beklenen cari açığın, 2029'da 35,5 milyar dolara ve milli gelirin yüzde 1,6'sına gerilemesi öngörülüyor.
Buna karşılık mal dış ticaret açığının aynı dönemde 105 milyar dolardan 110 milyar dolara yükselmesi bekleniyor.
İyileşmenin kaynağı mal ticareti değil
Özay'a göre bu görünüm, cari dengedeki iyileşmenin ana kaynağının mal ticaretindeki yapısal dönüşüm olmayacağına işaret ediyor.
Programın cari dengede iki önemli kanala dayandığını belirten Özay, bunlardan ilkinin hizmet ve turizm gelirleri olduğunu ifade etti.
OVP'de turizm gelirlerinin 2026'daki 65 milyar dolar seviyesinden 2029'da 78,5 milyar dolara yükselmesi bekleniyor.
İkinci unsur ise dolar bazında milli gelirde öngörülen artış. Türkiye'nin GSYH'sinin 2026'da yaklaşık 1,82 trilyon dolardan 2029'da 2,23 trilyon dolara yükselmesi bekleniyor. Bu artış, cari açığın milli gelire oranının matematiksel olarak gerilemesine de katkı sağlıyor.
Dış ticaret verileri riske işaret ediyor
Özay, güncel dış ticaret verilerinin OVP hedefleri açısından izlenmesi gereken bir risk alanı olduğuna dikkat çekti.
2026'nın ilk yedi ayında ithalat artışının ihracat artışının üzerinde gerçekleştiğini ve dış ticaret açığının genişlediğini belirten Özay, Türkiye'nin ihracat kompozisyonunun da dış dengedeki kalıcı iyileşme açısından önem taşıdığını ifade etti.
Yüksek teknolojinin payı düşük
İmalat sanayisi ihracatı içindeki yüksek teknolojili ürünlerin payının yüzde 4 civarında bulunduğuna dikkat çeken Özay, yüksek teknolojili ürünlerin ithalat içindeki payının ise bunun oldukça üzerinde olduğunu belirtti.
Özay'a göre bu görünüm, OVP'de yer alan teknolojide dışa bağımlılığın azaltılması hedefinin önemini ortaya koyarken, söz konusu dönüşümün üç yıllık dönemde gerçekleştirilmesinin zorluğuna da işaret ediyor.
Cari dengedeki iyileşmenin daha kalıcı bir yapıya kavuşması açısından ihracatta yüksek katma değerli ve yüksek teknolojili ürünlerin payının artırılması önem taşıyor.