Fatih Karahan'dan enflasyon açıklaması: 2026 sapmasının nedeni savaş

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan, açıklanan Orta Vadeli Program hakkında değerlendirmelerde bulundu. Karahan, OVP’de yapılan enflasyon revizyonlarının arkasındaki temel unsurları anlattı. Buna göre geçmiş yıldaki hedef sapmaları sonraki yılların tahminlerini de etkiliyor. Ayrıca küresel koşullarda yaşanan değişimler yeni tahminlere doğrudan yansıyor. Karahan, son yıllarda arz şoklarının daha sık görüldüğüne dikkat çekti.
Enflasyon revizyonunda geçmiş yıl etkisi öne çıktı
Karahan, enflasyonun hedefin üzerinde gerçekleşmesinin sonraki dönemleri etkilediğini söyledi. Bir yıldaki enflasyon gerçekleşmesinin sonraki yıl tahminlerine taşındığını belirtti. Dolayısıyla OVP’deki revizyonun bir bölümünün bu etkiden kaynaklandığını ifade etti. Bunun yanında küresel ekonomik koşulların da önemli ölçüde değiştiğini vurguladı. Karahan, son yıllarda arz şoklarının hem sıklığının hem büyüklüğünün arttığını söyledi. Özellikle 2020 sonrasında bu eğilimin belirginleştiğine dikkat çekti.
Pandemiden savaşlara küresel arz şokları arttı
Karahan, küresel ekonominin son yıllarda art arda önemli şoklarla karşılaştığını belirtti. İlk büyük dalganın pandemiyle başladığını ifade etti. Ardından küresel tedarik zincirlerinde dönemsel sorunlar yaşandı. Daha sonra ticaret savaşları küresel görünüm üzerinde etkili oldu. Sonrasında ise fiziksel savaşların ekonomik etkileri öne çıktı.
Bu gelişmelerin enflasyon dinamikleri üzerinde ciddi sonuçları olduğunu söyledi. Karahan, 2026 yılında savaş kaynaklı gelişmelerin enflasyona etkisini yaklaşık 7 puan olarak hesapladıklarını açıkladı.
Enerji maliyetleri enflasyonu doğrudan etkiledi
Karahan, yaklaşık 7 puanlık etkinin farklı kanallardan oluştuğunu söyledi. Bunların başında enerji maliyetlerindeki yükseliş bulunuyor. Enerji fiyatlarındaki artış doğrudan fiyatlara yansıdı. Ancak etkinin yalnızca enerji fiyatlarıyla sınırlı kalmadığını belirtti. Artan enerji maliyetleri ulaştırma hizmetlerini de etkiledi. Ulaştırmadaki yükseliş ise çok sayıda mal ve hizmete yayıldı.
Özellikle gıda fiyatlarında ulaştırma maliyetlerinin etkisi hissedildi. Böylece enerji fiyatlarındaki hareketler daha geniş bir enflasyon etkisi oluşturdu.
Tarım girdilerinde savaş kaynaklı fiyat baskısı oluştu
Karahan, savaşın tarımsal üretim maliyetlerini de etkilediğini söyledi. Özellikle gübre gibi önemli girdilerde yukarı yönlü fiyat baskıları görüldü. Bu ürünler tarımsal üretimde doğrudan maliyet oluşturuyor. Dolayısıyla fiyat artışları gıda enflasyonuna da yansıdı. Savaş kaynaklı gelişmelerin enflasyon sepetindeki çeşitli kalemleri etkilediğini belirtti. Bunun yanında arz koşullarındaki bozulma fiyat baskılarının daha uzun süre hissedilmesine yol açtı.
Petrokimya ürünlerinde yukarı yönlü baskı görüldü
Savaşın etkileri temel mal gruplarında da izlendi. Karahan, özellikle dayanıklı tüketim mallarına dikkat çekti. Petrokimya ürünlerinde yukarı yönlü fiyat baskılarının görüldüğünü söyledi. Petrokimyaya bağlı ürünlerde de benzer hareketler yaşandı. Dolayısıyla enerji ve emtia bağlantılı maliyetler yalnızca tek bir grupta kalmadı. Farklı tüketim kalemlerine de yayıldı. Karahan, tüm bu gelişmeler birlikte değerlendirildiğinde etkinin 7 puana yaklaştığını ifade etti.
Enflasyon revizyonu karamsarlık göstergesi olarak görülmüyor
Karahan, OVP’de yapılan enflasyon revizyonunun önemli olduğunu kabul etti. Ancak bu değişikliğin enflasyon görünümünde karamsarlık yaratacak şekilde değerlendirilmediğini söyledi. Son dönem enflasyon verilerinde farklı bir görünüm izlendiğini belirtti. Savaşın olumsuz etkilerine rağmen para politikasının etkileyebildiği alanlarda olumlu sonuçlar görüldüğünü ifade etti. Özellikle talep koşullarından etkilenen gruplarda iyileşmenin devam ettiğini söyledi.
Temel mal enflasyonunda olumlu görünüm devam ediyor
Karahan, temel mallardaki fiyat hareketlerinin para politikası açısından önemli olduğunu belirtti.
Emtia fiyatlarında belirgin artışlar yaşandığını hatırlattı. Ayrıca kur gelişmelerinin de fiyatlar üzerinde etkisi bulunduğunu söyledi.
Buna rağmen temel mal enflasyonunun söz konusu etkilerden daha düşük seyrettiğini ifade etti.
Bu görünümün iç talepteki dengelenmeyle uyumlu olduğunu belirtti.
Böylece para politikasının etkileyebildiği kalemlerde olumlu sonuçların görüldüğünü söyledi.
Talepteki dengelenme para politikasını destekliyor
Karahan, para politikasının özellikle talebe duyarlı alanlarda etkili olduğunu ifade etti.
Temel mal enflasyonundaki görünümün bu süreci desteklediğini söyledi.
Bunun yanında talebin daha dengeli hale gelmesinin fiyatlama davranışlarını etkilediğini belirtti.
Dolayısıyla para politikasının aktarım mekanizmasının çalışmaya devam ettiğine işaret etti.
Karahan, bu durumun enflasyonun ana eğilimi açısından önemli olduğunu vurguladı.
Hizmet enflasyonunda katılık sürüyor
TCMB Başkanı Karahan, hizmet enflasyonuna da ayrı bir başlık açtı.
Aylık veriler incelendiğinde hizmet enflasyonunda katılığın sürdüğünü belirtti.
Ancak bazı kalemlerde önceki yıllara göre daha olumlu bir görünüm bulunduğunu söyledi.
Özellikle hizmet ve eğitim kalemlerindeki gelişmelere dikkat çekti.
Bu alanlarda önceki dönemlere kıyasla daha olumlu sonuçlar izlendiğini belirtti.
Buna karşılık toplam hizmet enflasyonunda yatay seyrin devam ettiğini ifade etti.
Ulaştırma ve haberleşme fiyatları hizmet enflasyonunu etkiledi
Karahan, hizmetlerdeki yatay görünümün belirli kalemlerden kaynaklandığını söyledi.
Özellikle ulaştırma ve haberleşme fiyatlarının öne çıktığını belirtti.
Ulaştırma tarafındaki artışın savaşla doğrudan bağlantılı olduğunu ifade etti.
Enerji fiyatlarında yaşanan yükseliş ulaştırma maliyetlerini artırdı.
Bunun sonucu olarak hizmet enflasyonunun bazı bölümlerinde yukarı yönlü baskılar devam etti.
2026 enflasyon sapmasında savaş öne çıktı
Karahan, 2026 yılındaki temel sapmanın kaynağına ilişkin değerlendirme yaptı.
Savaşın beklenenden daha şiddetli gerçekleştiğini belirtti. Ayrıca sürecin halen devam ettiğine dikkat çekti.
Bu iki unsurun enflasyon görünümünde belirleyici olduğunu söyledi.
Özellikle enerji, ulaştırma, gıda ve tarımsal girdiler üzerinden etkilerin hissedildiğini ifade etti.
Karahan, mevcut sapmanın temel nedeninin para politikasından çok savaş kaynaklı arz baskıları olduğunu vurguladı.
Savaş etkisi fiyat zincirinin birçok halkasına yayıldı
Karahan'ın değerlendirmesine göre savaşın fiyatlara etkisi tek bir kanaldan gerçekleşmedi.
Enerji maliyetlerindeki yükseliş ilk aşamada doğrudan fiyatlara yansıdı.
Ardından ulaştırma maliyetlerinde artış görüldü. Bu yükseliş gıdadan dayanıklı tüketim mallarına kadar genişledi.
Tarımda kullanılan gübre gibi girdiler de savaş kaynaklı maliyet baskısından etkilendi.
Bunun yanında petrokimya ve petrokimyaya bağlı ürünlerde de yukarı yönlü hareketler izlendi.
Dolayısıyla enflasyon üzerindeki etki farklı sektörler üzerinden geniş bir alana yayıldı.
Para politikasının etkili olduğu kalemlerde olumlu sonuçlar görüldü
Karahan, savaşın etkisine rağmen para politikasının sonuç verdiği alanlara dikkat çekti.
Özellikle talebe duyarlı kalemlerde daha olumlu fiyat hareketleri görüldüğünü söyledi.
Temel mal enflasyonunun emtia ve kur gelişmelerine göre daha sınırlı kaldığını belirtti.
Bu görünümün talepteki dengelenmeyle uyumlu olduğunu ifade etti.
Dolayısıyla para politikasının kontrol alanındaki kalemlerde olumlu performans gözlendiğini söyledi.
Enflasyon görünümünde arz ve talep ayrımı öne çıkıyor
TCMB Başkanı, enflasyon değerlendirmesinde arz ve talep kaynaklarının ayrıştırılmasının önemine dikkat çekti. Talep kaynaklı enflasyon üzerinde para politikasının doğrudan etkisi bulunuyor. Buna karşılık savaş kaynaklı enerji ve emtia şokları arz tarafında etkili oluyor.
Bu nedenle enflasyon tahminlerinde küresel gelişmeler de dikkate alınıyor. Karahan, OVP revizyonlarının bir bölümünün bu dışsal koşulları yansıttığını belirtti. Ayrıca önceki yıl gerçekleşmelerinin gelecek dönem tahminleri üzerinde etkili olduğunu söyledi.
OVP revizyonunda küresel koşullar dikkate alındı
Karahan, Orta Vadeli Program'daki güncellemelerin iki temel kaynağı bulunduğunu ifade etti. İlk unsur, geçmiş dönem enflasyon gerçekleşmelerinin sonraki yıllara taşınan etkisi oldu. İkinci unsur ise küresel ekonomik konjonktürde yaşanan değişimler olarak açıklandı. Pandemi sonrası dönemde ortaya çıkan tedarik sorunları bu sürecin ilk aşamalarından birini oluşturdu. Ardından ticaret savaşları ve jeopolitik gerilimler devreye girdi. 2026 yılında ise fiziksel savaşların ekonomik etkileri daha görünür hale geldi.
Arz şoklarının sıklığı ve büyüklüğü yükseldi
Karahan, 2020 sonrası küresel ekonomik yapının önemli ölçüde değiştiğini söyledi.
Arz şoklarının geçmişe göre daha sık yaşandığını belirtti.
Ayrıca söz konusu şokların büyüklüğünün de arttığına dikkat çekti.
Bu gelişmeler enerji, emtia ve üretim maliyetlerini doğrudan etkiliyor.
Bunun sonucunda enflasyon tahminlerinin hazırlanmasında dışsal faktörlerin ağırlığı artıyor.
TCMB'nin değerlendirmelerinde bu unsurların ayrı ayrı analiz edildiği belirtildi.
Enflasyonun ana eğilimi yakından izleniyor
Karahan, manşet enflasyon ile ana eğilim arasındaki farkın önemine işaret etti.
Savaş kaynaklı kalemlerin toplam enflasyon üzerinde belirgin etkisi bulunuyor.
Buna karşın para politikasının daha fazla etkileyebildiği gruplarda farklı bir görünüm izleniyor.
Temel mallardaki daha sınırlı artış bunun göstergelerinden biri olarak değerlendiriliyor.
Hizmet enflasyonunda ise bazı katılıklar devam ediyor.
Ancak eğitim ve belirli hizmet gruplarında önceki yıllara göre iyileşme gözleniyor.
TCMB savaş kaynaklı gelişmeleri yakından izliyor
Savaşın halen devam etmesi enflasyon görünümünde belirsizlik oluşturuyor. Karahan, etkinin şiddetinin beklentilerin üzerinde gerçekleştiğini söyledi. Bu nedenle 2026 yılına ilişkin tahminlerde önemli revizyonlar yapıldı. Bununla birlikte para politikasının etkileyebildiği alanlardaki olumlu görünümün sürdüğünü belirtti.
TCMB, enerji ve emtia fiyatlarını da yakından takip ediyor. Ayrıca ulaşım, gıda, tarım girdileri ve temel mallardaki fiyat geçişleri izleniyor.
Karahan OVP'nin hayırlı olmasını diledi
Fatih Karahan, değerlendirmesinin sonunda Orta Vadeli Program'a ilişkin temennisini paylaştı. Programın Türkiye ekonomisine yönelik yeni hedefleri içerdiğini belirtti. Karahan, OVP'nin ülke ve millet için hayırlı olmasını temenni etti. Açıklamaların ardından programdaki diğer değerlendirmelere geçildi.





