Fed’de faiz hesabı değişti: Piyasalar 28 Ekim’e kilitlendi
ABD Merkez Bankasının (Fed) 28 Ekim’de açıklayacağı faiz kararı öncesinde piyasalarda beklentiler değişti. Güçlü enflasyon verilerine rağmen faiz artırımı ihtimali yüzde 15’in altına geriledi.

ABD’de açıklanan son enflasyon verileri, para politikasına ilişkin belirsizliği artırdı. Fiyat artışları son 5 ayın en yüksek hızına ulaşırken Fed yetkililerinin açıklamaları yatırımcıların faiz beklentilerini şekillendirdi. Tahvil piyasasındaki dalgalanma ve teknoloji hisselerindeki satışlar da fiyatlamalar üzerinde etkili oldu.
Fed faiz beklentileri enflasyon verisiyle dalgalandı
TD Securities ABD faiz stratejisi başkanı Gennadiy Goldberg, 14 Ekim’de açıklanacak enflasyon verisi öncesinde yatırımcılara faiz artırımı beklentisinin tersine pozisyon almalarını önerdi. Goldberg, fiyat baskılarının sınırlı kalacağını ve Fed’in mevcut faiz seviyesini koruyacağını öngördü.
Ancak açıklanan veriler beklentilerden yüksek geldi. Bunun ardından ekim ayında faiz artırımı olasılığı yaklaşık yüzde 20’den yüzde 50’ye yükseldi. Gün içinde piyasa yön değiştirdi ve artış beklentilerinin büyük bölümü geri çekildi.
Goldberg, fiyatlardaki hızlı değişim nedeniyle açılan pozisyonları kapatmaya fırsat bulamadıklarını belirtti.
Fed yetkililerinin mesajları faiz artışı beklentisini düşürdü
Fed, eylül ayında 3 yıl aradan sonra ilk kez politika faizini artırmıştı. Bu kararın ardından ekim ve aralık toplantılarında yeni artırımlar yapılabileceği beklentisi güçlendi. ABD tahvil getirilerindeki yükseliş de bu süreçte hız kazandı.
New York Fed Başkanı John Williams, 29 Eylül’de yaptığı açıklamada yılın sonlarına doğru bir faiz artışının uygun olabileceğini söyledi. Açıklamanın ardından ekim toplantısına ilişkin artırım ihtimali yüzde 70’ten yüzde 50 seviyesine indi.
Fed Başkan Yardımcısı Philip Jefferson ise 1 Ekim’de yeni bir sıkılaştırma kararı için daha fazla zamana ihtiyaç duyulabileceğini ifade etti. Bu mesajla olasılık yüzde 25’e kadar geriledi.
Fed Yönetim Kurulu Üyesi Christopher Waller da 8 Ekim’de art arda toplantılarda faiz yükseltmenin zorunlu olmadığını belirtti.
Fed yetkililerinin açıklamaları, güçlü enflasyon verilerine rağmen piyasalarda faizlerin sabit tutulacağı beklentisini destekledi.
Kevin Warsh veri odaklı para politikasını vurguladı
Fed Başkanı Kevin Warsh, 16 Ekim’de Bangkok’ta düzenlenen Uluslararası Para Fonu toplantıları kapsamında yaptığı konuşmada gelecek faiz kararları hakkında önceden yönlendirme yapmak istemediğini belirtti.
Warsh, kararların ekonomik gelişmeler doğrultusunda alınacağını ve Fed’in iletişim politikasında yeni bir döneme geçildiğini ifade etti.
Buna karşılık piyasa katılımcıları, diğer Fed yetkililerinin açıklamalarını faiz kararına ilişkin önemli bir gösterge olarak değerlendirmeyi sürdürdü.
Renaissance Macro Research Ekonomi Direktörü Neil Dutta, Fed yönetiminden gelen farklı mesajların piyasalarda ani fiyat hareketlerine neden olabileceğini söyledi.
Nationwide Başekonomisti Kathy Bostjancic ise enflasyon verilerinin faiz artırımı ihtimalini daha yüksek seviyede tutmayı gerektirdiğini belirterek olasılığın yüzde 50 civarında olması gerektiğini ifade etti.
Columbia Threadneedle Portföy Yöneticisi Ed Al-Hussainy de ekonomik göstergelerin faiz artışını desteklediğini, ancak Fed’in açıklamalarının beklentileri sınırladığını kaydetti.
Yapay zeka hisselerindeki satışlar Fed beklentilerini etkiledi
ABD teknoloji hisselerinde yaşanan gerileme, para politikasına ilişkin tahminleri değiştiren gelişmeler arasında yer aldı.
Yapay zeka sektöründeki büyümenin yavaşlayabileceği endişeleri, ABD ekonomisinin görünümüne yönelik soru işaretlerini artırdı. Fransa'daki siyasi gerilim ve hisse senedi piyasalarındaki satış baskısı da tahvil piyasasındaki hareketleri etkiledi.
Faiz swaplarına göre Fed’in 28 Ekim toplantısında faiz artırma ihtimali yüzde 15’in altına inerken yılın kalanında yeni bir artış yapılacağına ilişkin beklentiler de zayıfladı.
Deutsche Bank ABD Başekonomisti Matthew Luzzetti ise Fed’in tek bir ekonomik gösterge yerine verilerdeki genel eğilimi değerlendirdiğini belirtti. Luzzetti, gelecek aylarda ilave faiz artırımları yapılabileceğini öngördü.
TCW Group Küresel Faiz Eş Başkanı Jamie Patton da Fed’in iletişim yaklaşımına ilişkin belirsizliğin yatırımcıların karar alma sürecini zorlaştırdığını ifade etti.
Fed faiz kararı ve ABD büyüme verileri takip edilecek
ABD piyasalarında 26-30 Ekim haftasında açıklanacak ekonomik göstergeler, para politikasının yönüne ilişkin yeni bilgiler sunacak.
26 Ekim’de Chicago Fed Ulusal Aktivite Endeksi ve Dallas Fed imalat verileri yayımlanacak. 27 Ekim’de dayanıklı mal siparişleri, tüketici güven endeksi, konut fiyatları ve yeni konut satışları açıklanacak.
28 Ekim’de Fed Açık Piyasa Komitesi (FOMC) faiz kararını duyuracak. Aynı gün dış ticaret ve stok verileri de takip edilecek.
29 Ekim’de Fed’in enflasyon göstergelerinden kişisel tüketim harcamaları (PCE) fiyat endeksi, ABD gayrisafi yurt içi hasıla (GSYH) büyümesi, kişisel gelir ve harcama rakamları ile haftalık işsizlik maaşı başvuruları açıklanacak.
30 Ekim’de ise İstihdam Maliyet Endeksi ve Chicago PMI verileri yayımlanacak. Aynı gün San Francisco Fed Başkanı Mary Daly ile St. Louis Fed Başkanı Alberto Musalem'in açıklamaları izlenecek.
ABD Hazine Bakanlığı da hafta boyunca 2, 5 ve 7 yıl vadeli tahvillerin yanı sıra farklı vadelerde bono ihaleleri gerçekleştirecek.





