Fed'de sürpriz senaryo: Faiz artışı kredi faizlerini indirebilir

ABD Merkez Bankası'nın (Fed) bu hafta açıklayacağı faiz kararı öncesinde gözler yeni Başkan Kevin Warsh'ın para politikası yaklaşımına çevrildi. Piyasalarda faiz artışı ihtimali düşük görülse de, bazı ekonomistler kısa vadeli faizlerde olası bir artışın uzun vadeli tahvil faizlerini ve mortgage maliyetlerini aşağı çekebileceğini değerlendiriyor. Mevcut fiyatlamalara göre Fed'in politika faizini %3,75 seviyesinden artırma olasılığı yaklaşık %38 olarak hesaplanıyor.
Fed üyelerinin enflasyonla mücadele konusunda daha şahin bir duruş sergilemesi, tahvil piyasasında uzun vadeli faiz beklentilerinin yeniden şekillenmesine neden oluyor.
Fed faiz kararı piyasaların odağında
Fed'in bu hafta gerçekleştireceği toplantıda politika faizini artırması temel senaryo olarak öne çıkmıyor. Son açıklanan enflasyon verilerindeki yavaşlama ve Kevin Warsh'ın göreve geldikten sonra başlattığı kapsamlı inceleme süreçlerinin yıl sonuna kadar tamamlanacak olması, para politikasında acele bir değişiklik ihtimalini sınırlıyor.
Buna karşın piyasalarda, Warsh'ın enflasyonla mücadele konusundaki kararlı duruşunu güçlendirmek amacıyla beklenmedik bir faiz artışı yapabileceğine yönelik değerlendirmeler de bulunuyor.
Kısa vadeli faiz ile uzun vadeli kredi faizleri farklı hareket edebiliyor
Ekonomistler, Fed'in doğrudan yalnızca kısa vadeli faiz oranlarını belirlediğini, mortgage, taşıt kredisi, kredi kartı faizleri ve şirket tahvili getirileri gibi uzun vadeli borçlanma maliyetlerinin ise büyük ölçüde tahvil piyasası tarafından şekillendirildiğini belirtiyor.
Bu nedenle politika faizinde olası bir artışın, enflasyonla mücadelede güvenilirliği artırarak uzun vadeli tahvil faizlerini aşağı çekebileceği ifade ediliyor. Böyle bir senaryoda mortgage faizleri de gerileyebiliyor.

Greenspan dönemindeki örnek yeniden gündemde
Benzer bir süreç 2004-2006 döneminde yaşanmıştı. Dönemin Fed Başkanı Alan Greenspan yönetiminde politika faizi %1 seviyesinden %4,75'e kadar yükseltilmesine rağmen uzun vadeli tahvil getirileri gerilemişti.
Aynı dönemde ABD'de 30 yıllık mortgage faizleri %6,34 seviyesinden yaklaşık bir yıl içinde %5,47'ye kadar düşmüştü. Bu gelişme finans literatüründe uzun süre "Greenspan bilmecesi" olarak anılmıştı.
Warsh bağımsızlık mesajı verdi
Mayıs ayında Fed Başkanlığı görevini devralan Kevin Warsh, para politikasında Beyaz Saray'dan bağımsız hareket edeceğini birçok kez dile getirdi.
Senato Bankacılık Komitesi'nde yaptığı açıklamada Warsh, başkanlık görevini tamamen bağımsız şekilde yürüteceğini belirterek, kararların ekonomik verilere göre alınacağını ifade etti.
Bu açıklamaların ardından ABD'nin 10 yıllık tahvil faizlerinde son üç haftanın en sert günlük gerilemesi yaşandı.
Enflasyonla mücadele öncelik olmaya devam ediyor
Warsh, Fed'in temel önceliğinin fiyat istikrarını yeniden sağlamak olduğunu vurgularken, enflasyonun uzun süredir %2 hedefinin üzerinde seyretmesine dikkat çekti.
Bloomberg Economics değerlendirmesine göre Warsh, istihdam görünümünden ziyade fiyat istikrarını ön plana çıkaran daha şahin bir para politikası yaklaşımı benimsiyor. Yapay zekâ yatırımlarının talebi hızla artırmasının da kısa vadede enflasyonist baskıları desteklediği değerlendiriliyor.
Piyasalar yüzde 38 faiz artışı ihtimalini fiyatlıyor
Tahvil piyasasında yapılan fiyatlamalar, Fed'in politika faizini mevcut %3,75 seviyesinden artırma olasılığının yaklaşık %38 seviyesine yükseldiğini gösteriyor. Bu oran, Warsh'ın Senato'daki açıklamalarından önce %10'un altında bulunuyordu.
Faiz kararları Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC) tarafından alınıyor. Komitede faiz değişikliği için 7 üyenin aynı yönde oy kullanması gerekiyor.
Fed üyelerinde şahin eğilim güçleniyor
Fedspeak Sentiment Endeksi, Fed üyelerinin genel söyleminin 2023 yılındaki faiz artırımı döneminden bu yana en şahin seviyeye ulaştığını ortaya koyuyor.
Verilere göre FOMC'de oy hakkı bulunan 7 üye, enflasyon risklerine karşı sıkı para politikasının gerekebileceği yönünde değerlendirmelerde bulunuyor.
Yeni Fed Başkanı Kevin Warsh'ın göreve başlamasının ardından piyasalar, faiz kararından çok verilecek mesajların tahvil faizleri ve kredi maliyetleri üzerindeki olası etkisini yakından izliyor.





