Fitch: Türk bankaları yüksek faizlerin yarattığı kısa vadeli baskılarla karşı karşıya

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings, Türk bankalarının yüksek faiz oranları nedeniyle kısa vadeli baskılarla karşı karşıya olduğunu ancak 2025 sonlarına doğru kademeli bir toparlanma beklediklerini açıkladı.
Fitch, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) sıkı para politikası uygulamalarının, bankaların daha yüksek risk maliyetleriyle karşılaşmasına neden olduğunu belirtti. Ayrıca net faiz marjındaki toparlanmanın, yükümlülüklerin yeniden fiyatlandırılması varlıklardan daha hızlı olduğu için gecikeceği vurgulandı.
Varlık kalitesi baskı altında kalacak
Kuruluş, uzun süre yüksek seviyede kalacak faizlerin varlık kalitesinde bozulma riskini artırdığını ifade etti. Bu durumun bankaların bilançoları üzerinde ek baskı oluşturabileceği kaydedildi.
NIM toparlanması 2025 sonuna sarkabilir
Fitch’e göre, 2025’in sonlarına doğru başlaması beklenen faiz indirimleriyle birlikte net faiz marjında iyileşme görülebilecek. Ancak bu toparlanma geç başlayacak ve önceki tahminlere kıyasla daha zayıf kalacak.
Bankacılık görünümü “nötr” kalmaya devam ediyor
Fitch, 2025 yılında Türk bankalarının kârlılığının güçlü kalmaya devam edeceğini ve mevcut varlık kalitesindeki bozulmanın yönetilebilir düzeyde olacağını öngörerek sektör görünümünü "nötr" olarak korudu. Ancak makroekonomik politika değişiklikleri veya piyasa oynaklıkları ilave risk unsuru olabilir.
Sorunlu kredi oranlarında artış bekleniyor
Kuruluşa göre, TCMB’nin faiz oranlarını %46’ya çıkarması ve büyümenin yavaşlaması, sorunlu kredi oranlarını yukarı itebilir. Faiz indirimi döngüsünün ertelenmesi halinde, bu baskı daha da artabilir.
Dış finansmana erişimde belirgin bir sorun yok, ancak riskler sürüyor
Fitch, mart ayındaki finansal oynaklığın ardından bankaların dış finansmana erişiminde ciddi bir aksama olmadığını belirtti. Ancak Eurobond ve sermaye aracı ihracındaki yavaşlamaya dikkat çekti. Kısa vadeli dış borçların yüksekliği ve döviz mevduat oranlarının fazlalığı nedeniyle, piyasa güvenindeki zayıflamanın refinansman risklerini yeniden artırabileceği uyarısında bulundu.





