Goldman Sachs ve BofA Fed faiz indirimi tahminlerini erteledi

ABD’de güçlü gelen istihdam verileri ve yükseliş eğilimindeki enflasyon göstergeleri, küresel piyasalarda faiz beklentilerini yeniden şekillendirdi. Goldman Sachs ve Bank of America başta olmak üzere büyük Wall Street bankaları, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faiz indirimi sürecine ilişkin tahminlerini ileri tarihlere çekti.
Piyasalarda özellikle Orta Doğu’daki savaşın enerji fiyatları üzerindeki etkisi dikkatle izlenirken, yükselen petrol maliyetlerinin enflasyon baskısını artırması Fed’in sıkı para politikasını daha uzun süre koruyabileceği beklentisini güçlendirdi.
FED’İN FAİZ İNDİRİMİ BEKLENTİLERİ ÖTELENİYOR
Goldman Sachs ve Bank of America ekonomistleri, son açıklanan istihdam ve enflasyon verilerinin Fed’in kısa vadede faiz indirimi yapmasını desteklemediğini belirtti. Kurumlar, faizlerin en azından yıl sonuna kadar mevcut seviyelerde tutulabileceğini öngörüyor.
Bank of America, Fed’in bir sonraki faiz indiriminin 2027 yılının temmuz ayına kadar gecikebileceği tahmininde bulundu.
Bankanın ABD ekonomisi baş ekonomisti Aditya Bhave, çekirdek enflasyonun halen yüksek seviyelerde bulunduğunu ve yukarı yönlü hareket ettiğini vurgulayarak, güçlü istihdam verilerinin Fed üzerindeki baskıyı artırdığını ifade etti.
Nisan ayına ait istihdam raporunda ABD’de işe alımların beklentilerin üzerinde gerçekleşmesi, iş gücü piyasasının dirençli yapısını koruduğunu ortaya koydu. Bu durum, Fed’in ekonomik yavaşlama endişesi olmadan sıkı duruşunu sürdürebileceği yorumlarını beraberinde getirdi.
ENFLASYON VERİLERİ PİYASALARIN ODAĞINDA
Yatırımcıların gözü şimdi ABD’de açıklanacak tüketici ve üretici enflasyonu verilerine çevrildi. Bloomberg anketine katılan ekonomistler, tüketici enflasyonunun yıllık bazda yüzde 3,7 seviyesine yükselmesini bekliyor. Önceki veri yüzde 3,3 olarak açıklanmıştı. Çekirdek enflasyonun ise yüzde 2,7 seviyesinde gerçekleşeceği tahmin ediliyor.
Analistler, petrol fiyatlarındaki sert yükselişin yıl sonuna kadar enflasyon üzerinde ek baskı oluşturabileceği uyarısında bulunuyor.
Morgan Stanley Küresel Makro Strateji Başkanı Matt Hornbach da enerji fiyatlarındaki günlük dalgalanmaların enflasyon görünümünü doğrudan etkilediğini belirtti.
Öte yandan Fed yetkililerinden gelen açıklamalar da piyasaların dikkatini çekiyor. Son dönemde bazı Fed üyeleri, bir sonraki adımın faiz indirimi değil faiz artırımı olabileceği mesajını vermeye başladı.
TAHVİL PİYASASINDA FAİZ BASKISI ARTIYOR
Fed beklentilerindeki değişim, ABD tahvil piyasasında da etkisini gösterdi. Para politikalarına en hassas gösterge olarak kabul edilen iki yıllık ABD tahvil faizi savaşın başlamasından bu yana yıl içi zirve seviyelerine yakın seyretmeye devam ediyor. İki yıllık tahvil getirisi yüzde 3,93 seviyesine kadar yükseldi.
ABD Hazine Bakanlığı’nın gerçekleştirdiği 58 milyar dolarlık üç yıllık tahvil ihalesine yatırımcı talebinin beklentilerin altında kalması da faizlerdeki yükselişi destekledi.
Bu hafta kapsamında ABD Hazine Bakanlığı’nın ayrıca 42 milyar dolarlık 10 yıllık tahvil ve 25 milyar dolarlık 30 yıllık tahvil satışı gerçekleştirmesi bekleniyor.
Goldman Sachs ekonomistleri de güçlü istihdam verileri sonrasında Fed’in ilk faiz indirimi beklentisini Eylül 2026’dan Aralık 2026’ya ertelediklerini açıkladı. Aynı zamanda ABD ekonomisine ilişkin resesyon ihtimali tahminleri de aşağı yönlü revize edildi.
Morgan Stanley ve Barclays gibi diğer büyük finans kuruluşları da Fed’den uzun süreli faiz sabitliği bekleyen kurumlar arasında yer alıyor.
Bununla birlikte Citigroup ekonomistleri, son dönemde işe alımlar ve ücret artışlarındaki yavaşlamanın Fed’i yıl bitmeden faiz indirimine zorlayabileceği görüşünü koruyor.





