Pentagon alarmda: Amerikan üslerine İHA tehdidi

ABD'nin İngiltere'deki askeri üssünden 12 adet B-1 bombardıman uçağını çekmesi, Amerikan ordusunun yurt dışındaki tesislerine yönelik güvenlik endişelerini artırdı. İran bağlantılı olası insansız hava aracı saldırısı, Pentagon'un dünya genelindeki 750 askeri tesisinin güvenliğini yeniden gündeme taşıdı.
ABD Savunma Bakanlığının İngiltere'deki RAF Fairford Hava Üssü'nden uzun menzilli bombardıman uçaklarını beklenmedik şekilde tahliye etmesi, askeri tesislerin yeni nesil saldırılara karşı korunmasını tartışmaya açtı. Emekli ABD Amirali ve eski NATO Avrupa Müttefik Kuvvetler Yüksek Komutanı James Stavridis, yurt dışındaki Amerikan üslerinin savunma sistemlerinin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
İran kaynaklı İHA tehdidi nedeniyle uçaklar çekildi
ABD Başkan Yardımcısı J.D. Vance, bombardıman uçaklarının İngiltere'den ayrılmasının güvenlik amacıyla alınmış ihtiyati bir karar olduğunu açıkladı.
Amerikalı ve İngiliz yetkililerin, İran Devrim Muhafızları tarafından planlandığı öne sürülen bir insansız hava aracı saldırısına ilişkin istihbarat aldığı bildirildi.
İngiliz makamlarının olayla bağlantılı yürüttüğü soruşturmada 7 kişi gözaltına alındı.
Gelişme, Ukrayna'nın Haziran 2025'te Rusya'nın stratejik bombardıman uçaklarına düzenlediği Örümcek Ağı Operasyonu'nu yeniden gündeme getirdi. Operasyonda kamyonlarla Rusya içine taşınan insansız hava araçları, Ukrayna sınırından yaklaşık 1.600 kilometre uzaklıktaki askeri hedeflere saldırmak için kullanılmıştı.
ABD'nin 80'den fazla ülkede askeri tesisi bulunuyor
ABD ordusunun dünya genelinde 80'den fazla ülkeye yayılmış yaklaşık 750 askeri tesisi bulunuyor. Bu tesisler küçük haberleşme merkezlerinden Almanya'daki Ramstein Hava Üssü gibi büyük askeri komplekslere kadar uzanıyor.
İran'ın son aylarda Orta Doğu'daki Amerikan üslerine düzenlediği saldırılar, özellikle Bahreyn'de bulunan ABD Donanması Beşinci Filo karargâhında ciddi hasara neden oldu.
Stavridis'e göre geçmişte güvenli kabul edilen Avrupa'daki askeri tesisler de gelişmiş insansız sistemlerin oluşturduğu tehditlerle karşı karşıya bulunuyor.
Askeri üslerde istihbarat paylaşımı önem kazanıyor
ABD'nin yurt dışındaki askeri tesisleri genellikle bulundukları ülkelerin egemenlik alanında faaliyet gösteriyor. Bu nedenle üslerin dış güvenliğinde ev sahibi ülkelerin sorumluluğu önemli yer tutuyor.
Stavridis, askeri iş birliği anlaşmalarının yeni tehditlere uygun biçimde gözden geçirilmesini ve istihbarat paylaşımının güçlendirilmesini önerdi.
1983 yılında Beyrut'taki Amerikan deniz piyadeleri kışlasına düzenlenen saldırıda yaklaşık 300 Amerikan ve Fransız askeri hayatını kaybetmişti. Suudi Arabistan'da 1996 yılında gerçekleşen Hobar Kuleleri saldırısında ise 19'dan fazla kişi yaşamını yitirmiş, 400 kişi yaralanmıştı.
Bu olaylar, askeri tesislerin korunmasında güvenlik koordinasyonu ve istihbarat paylaşımının önemini ortaya koyan örnekler arasında gösteriliyor.
Pentagon için siber saldırı ve İHA uyarısı
Askeri üslerin yalnızca hava saldırılarına karşı değil, kara, deniz ve yer altından gelebilecek insansız sistemlere karşı da korunması gerektiği belirtiliyor.
Özellikle Rusya, İran ve Kuzey Kore'ye yakın bölgelerdeki tesislerin güvenlik incelemelerine öncelik verilmesi öneriliyor.
Stavridis, elektrik, su, bilişim altyapısı ve komuta kontrol sistemlerinin de askeri üslerin savunma planlarına dahil edilmesi gerektiğini vurguladı.
Rusya'nın gelişmiş siber saldırı kapasitesinin, Almanya'daki Ramstein gibi büyük Amerikan üsleri için önemli risk oluşturabileceğine dikkat çekildi.
ABD'nin askeri üs ağında küçülme seçeneği
Pentagon'un yüksek değerli askeri uçakları korumak amacıyla görevlendirdiği Phoenix Ravens özel güvenlik personelinin sayısının artırılması da öneriler arasında bulunuyor. Bugüne kadar 3 binden az askeri personelin bu özel yeterliliği kazandığı belirtiliyor.
Stavridis, güvenlik önlemlerinin güçlendirilmesinin yanı sıra bazı askeri tesislerin küçültülmesi veya birleştirilmesinin de değerlendirilmesini istedi.
Özellikle Avrupa ve Orta Doğu'da savunmasız konumda bulunan ya da benzer görevleri yerine getiren üslerde personel ve tesis sayısının azaltılabileceği ifade edildi.
Küresel askeri üs ağı ABD'ye operasyonel erişim, istihbarat toplama ve müttefik ülkelerle koordinasyon avantajı sağlarken geniş coğrafi dağılım, korunması gereken hedeflerin sayısını da artırıyor.





