Ekonomi

TCMB, Para Politikası Kurulu toplantı özeti yayımlandı

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu toplantı özeti yayımlandı. TCMB'nin 23 Eylül 2021 tarihli Para Politikası Kurulu toplantısına ilişkin toplantı özeti şöyle: "Enflasyon Gelişmeleri 1. Ağustos ayında tüketici fiyatları yüzde 1,12 oranında artmış, yıllık enflasyon 0,30 puan yükselişle yüzde 19,25 olarak gerçekleşmiştir.

TCMB, Para Politikası Kurulu toplantı özeti yayımlandı
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu  toplantı özeti yayımlandı.
TCMB'nin 23 Eylül 2021 tarihli Para Politikası Kurulu toplantısına ilişkin toplantı özeti şöyle:
"Enflasyon Gelişmeleri
1.    Ağustos ayında tüketici fiyatları yüzde 1,12 oranında artmış,  yıllık enflasyon 0,30 puan yükselişle yüzde 19,25 olarak  gerçekleşmiştir. Bu gelişmede, gıda fiyatlarındaki artış belirleyici  olurken, çekirdek enflasyon göstergelerinin yıllık enflasyonunda  yavaşlama kaydedilmiştir. Ağustos ayında Türk lirası görece istikrarlı  bir seyir izlemiş ve kura duyarlılığı yüksek olan kalemlerde daha  olumlu bir görünüm kaydedilmiştir. Aynı dönemde, uluslararası petrol  fiyatları gerilerken, tarım ürünleri ve endüstriyel metal fiyatlarında  artış gerçekleşmiştir. Bu görünüm altında, B ve C endekslerinin yıllık  enflasyonları gerilerken, göstergelerin yakın dönem eğilimlerindeki  yüksek seviyeler korunmuştur.
2.    Gıda ve alkolsüz içecekler grubu fiyatları Ağustos ayında yüzde
3,18 oranında artmış, grup yıllık enflasyonu 4,08 puan yükselişle  yüzde 29,00 olmuştur. Gıda enflasyonundaki yükselişte taze meyve ve  sebze fiyatlarının etkisi belirgin olurken  dünyada ve ülkemizde  etkili olan tarımsal kuraklık tüketici gıda fiyatlarını olumsuz yönde  etkilemektedir. Yıllık enflasyon işlenmemiş gıdada 6,72 puan artışla  yüzde 32,45’e, işlenmiş gıdada ise 1,69 puan artışla yüzde 25,82’ye  yükselmiştir. İklim koşullarının da etkisiyle taze meyve ve sebze  fiyatları, mevsimsellikten arındırılmış olarak, Ağustos ayında da  belirgin bir şekilde yükselmiş ve işlenmemiş gıda fiyatlarını yukarıya  çeken temel unsur olmuştur. Diğer işlenmemiş gıda kalemleri arasında  yumurta fiyat artışı ile öne çıkarken, bakliyat ürünlerindeki olumsuz  görünümün devam ettiği izlenmektedir. İşlenmiş gıdada ise ekmek ve  tahıllar alt grubu ile çiğ süt fiyat artışının yansımalarının  izlendiği peynir ve diğer süt ürünlerinde fiyat artışları görülmüştür.
3.    Enerji fiyatları Ağustos ayında yüzde 0,63 oranında artarken,  grup yıllık enflasyonu 0,79 puan düşüşle yüzde 20,72 olmuştur. Eşel  mobil sistemi grup yıllık enflasyonunu sınırlamaya devam ederken,
Ağustos ayında ÖTV miktarı sıfırlanmış olan LPG kaynaklı olarak  akaryakıt fiyatları bir miktar yükselmiştir. LPG fiyatlarını takiben  tüp gaz fiyatları artış sergilemiştir. İklim koşullarına bağlı olarak  elektrik piyasa takas fiyatlarında gözlenen yukarı yönlü seyre ek  olarak, uluslararası doğal gaz ve kömür fiyatlarında da artışlar  gerçekleşmektedir.
4.    Temel mal grubu yıllık enflasyonu Ağustos ayında 0,94 puan  düşüşle yüzde 20,28’e gerilemiştir. Yıllık enflasyon, dayanıklı mal  ile giyim ve ayakkabı grubunda düşerken, diğer temel mallarda  yükselmiştir. Dayanıklı mal fiyatları yüzde 1,02 oranında azalmış,  yıllık enflasyon 2,97 puan düşüşle yüzde 24,21’e gerilemiştir. Ağustos  ayında mobilya ve beyaz eşya kalemlerinde fiyatlar bir miktar  yükselirken, ÖTV matrahlarında yapılan düzenlemeyi takiben otomobil  fiyatları düşmüştür. Giyim ve ayakkabı grubunda sezon sonu  indirimlerinin son yıllara kıyasla daha belirgin olmasıyla yıllık  enflasyon yavaşlamıştır. Bu gelişmeler birlikte ele alındığında,
Ağustos ayında Türk lirasında hâkim olan görece istikrarlı seyrin  uluslararası emtia gelişmeleri kaynaklı baskıları sınırladığı ve ÖTV  matrahı düzenlemesinin desteğiyle temel mallarda yıllık enflasyonunun  gerilediği gözlenmektedir.
5.    Hizmet fiyatları Ağustos ayında yüzde 1,25 oranında yükselmiş,  grup yıllık enflasyonu 0,13 puan artışla yüzde 13,88 olmuştur. Yıllık  enflasyon, lokanta-otel, haberleşme hizmetleri ve kirada yükselirken,  ulaştırma hizmetlerinde yatay seyretmiş, diğer hizmetlerde ise  gerilemiştir. Lokanta-otel alt grubu fiyatlarında açılmayla birlikte  başlayan yüksek artışlar bir miktar hız kaybetmekle birlikte Ağustos  ayında da devam etmiştir. Ağustos ayında kira aylık artışı bir miktar  hızlanmıştır. Diğer hizmetler yıllık enflasyonundaki gerilemede, bu  dönemde Türk lirasında kaydedilen görece istikrarlı seyri takiben,  döviz kuruna duyarlılığı yüksek olan hizmet kalemleri belirleyici  olmuştur.
6.    Piyasa Katılımcıları Anketi Eylül ayı sonuçları, enflasyon  beklentilerinin yukarı yönlü güncellendiğine işaret etmiştir. Cari yıl  sonu enflasyon beklentisi 0,44 puan artışla yüzde 16,74’e, gelecek on  iki aya ilişkin enflasyon beklentisi 0,46 puan artışla yüzde 12,94’e  yükselmiştir. Mevcut durumda, gelecek yirmi dört aya ilişkin enflasyon  beklentisi yüzde 10,71 seviyesindedir.

Enflasyonu Etkileyen Unsurlar ve Riskler

7.    Gelişmiş ülkeler başta olmak üzere dünya genelinde aşılamanın  hızlanması küresel ekonomide toparlanma sürecini desteklemektedir.
Öncü göstergeler küresel ekonomideki güçlü toparlanmanın, bir miktar  hız kaybetmekle birlikte, devam ettiğine işaret etmektedir. Aşılama  programlarında ilerleme kaydeden ekonomiler kısıtlamaları hafifleterek  iktisadi faaliyette daha güçlü bir performans sergilemektedir. Bununla  birlikte, aşılama oranlarındaki artışa rağmen salgında yeni varyantlar  küresel iktisadi faaliyet üzerindeki aşağı yönlü riskleri canlı  tutmaktadır.
8.    Küresel talepteki hızlı toparlanma, emtia fiyatlarındaki yüksek  seyir, bazı sektörlerdeki arz kısıtları ve taşımacılık  maliyetlerindeki artış uluslararası ölçekte üretici ve tüketici  fiyatlarının yükselmesine yol açmaktadır. Başlıca tarımsal emtia  ihracatçısı ülkelerde yaşanan iklim koşullarının küresel gıda  fiyatları üzerine olumsuz yansımaları görülmektedir. Yüksek küresel  enflasyonun, enflasyon beklentileri ve uluslararası finansal piyasalar  üzerindeki etkileri yakından izlenmekle birlikte, gelişmiş ülke merkez  bankaları enflasyondaki yükselişin talep kompozisyonundaki  normalleşme, arz kısıtlarının hafiflemesi ve baz etkilerinin devreden  çıkmasıyla birlikte büyük ölçüde geçici nitelikte olacağını  değerlendirmektedir. Bu çerçevede, gelişmiş ülke merkez bankaları  destekleyici parasal duruşlarını sürdürmekte, varlık alım  programlarına devam etmektedir.
9.    İçinde bulunduğumuz PPK döneminde gelişmekte olan ülke borçlanma  ve hisse senedi piyasalarına sınırlı portföy girişleri gözlenmiştir.
Gelişmiş ülkelerde uzun vadeli tahvil faizlerindeki oynaklık ve  küresel finansal koşulların seyri gelişmekte olan ülkelere yönelen  portföy akımlarına ilişkin riskleri canlı tutmaktadır. Söz konusu  risklerin Türkiye’ye yönelik portföy akımları kanalıyla yaratabileceği  etkilerin, yurt dışında yerleşiklerin portföy pozisyonlanmalarındaki  mevcut seviyeler dikkate alındığında daha sınırlı kalabileceği  değerlendirilmektedir.
10.    Üretici enflasyonu, uluslararası emtia fiyatları, tedarik  zincirlerinde devam eden sorunlar ve enerji fiyatlarına bağlı olarak
Ağustos ayında da yükseliş eğilimini sürdürmüştür. Nitekim ana sanayi  gruplarına göre incelendiğinde, Ağustos ayında enerji ve ara malları  grupları öne çıkmaktadır. Bazı bölgelerde belirginleşen tarımsal  kuraklık elektrik üretim kompozisyonunda değişikliğe neden olarak  sanayiye yönelik elektrik maliyetlerini yukarı yönlü etkilemektedir.
Ara malları fiyatlarındaki artışta metallerle bağlantılı ürünler, ağaç  ve mantar ürünleri gibi mobilya sektörüne girdi teşkil eden kalemler  ile inşaat sektörüyle bağlantılı metalik olmayan mineral ürünlerin  etkisi hissedilmiştir.
11.    İkinci çeyrekte iktisadi faaliyet salgın kısıtlamaları ve  finansal koşullardaki sıkılaşmayla birlikte bir miktar ivme kaybetse  de uzun dönem eğiliminin üzerinde kalmaya devam etmiştir. GSYİH, 2021  yılı ikinci çeyreğinde yıllık yüzde 21,7, çeyreklik olarak ise yüzde
0,9 oranında artış kaydetmiştir. Üretim yönünden değerlendirildiğinde,  sanayi ve hizmetler sektörü yıllık ve dönemlik büyümenin temel  sürükleyicisi olurken, inşaat ve tarım sektörü dönemlik büyümeyi  sınırlamıştır. Harcama yönünden bakıldığında ise, özel tüketim ve net  ihracat çeyreklik büyümeye en yüksek katkıyı verirken, kamu  harcamaları ve yatırımlar ılımlı seyretmiştir.
12.    Öncü göstergeler yurt içinde iktisadi faaliyetin üçüncü  çeyrekte dış talebin de etkisiyle güçlü seyrettiğine işaret  etmektedir. Temmuz ayında sanayi üretim endeksi aylık bazda yüzde 4,2,  yıllık bazda ise yüzde 2,3 oranında azalmıştır. Bu dönemde sektörler  geneline yayılan üretim azalışında 15 Temmuz (Perşembe) resmi  tatilinin 9 güne uzatılan Kurban bayramı tatili (17-25 Temmuz) ile  fiiliyatta birleştirilmesi nedeniyle oluşan iş günü kayıplarının
(köprü günü etkisi) rol oynadığı değerlendirilmektedir. Bu etki  dışlandığında, sanayi üretimi ana eğilimi gücünü korumuştur. Ağustos  ayına ilişkin anket göstergeleri ve ihracat verileri, sanayi  üretimindeki düşüşün Ağustos ayında telafi edileceğine işaret  etmektedir. Diğer taraftan, Temmuz ayında hizmet ve inşaat ciro  endeksleri ile perakende satışlar aylık ve çeyreklik bazda artmıştır.
13.    Yüksek frekanslı veriler, üçüncü çeyrekte hareketliliğin  artmasıyla salgından en çok etkilenen hizmet kalemlerinde hızlı bir  toparlanma görüldüğüne işaret etmektedir. Nitekim kartla yapılan  harcamalara ilişkin haftalık verilere göre, kısıtlamalardan daha çok  etkilenen hizmet sektörleri ile perakende ticarete konu olan  kalemlerde artış oranları daha yüksek gerçekleşmiştir. Aşılamanın  toplumun geneline yayılarak hızlanması salgından olumsuz etkilenen  hizmetler, turizm ve bağlantılı sektörlerin canlanmasına ve iktisadi  faaliyetin daha dengeli bir bileşimle sürdürülmesine olanak  tanımaktadır.
14.    Temmuz ayında istihdam hizmetler sektörü kaynaklı artmaya devam  ederken, işgücüne katılım oranındaki yükselişe bağlı olarak toplam ve  tarım dışı işsizlik oranları bir önceki aya göre 1,4 ve 1,6 puan artış  kaydederek sırasıyla yüzde 12,0 ve 13,9 olarak gerçekleşmiştir. Anket  göstergeleri ve yüksek frekanslı veriler, açılma ve iktisadi  faaliyetin seyrine bağlı olarak istihdam görünümündeki iyileşmenin ve  işgücü piyasasındaki olumlu seyrin sürdüğüne işaret etmektedir.
15.    Olumlu dış talep koşulları ve uygulanmakta olan sıkı para  politikası cari işlemler dengesini pozitif etkilemektedir. Ağustos ayı  geçici dış ticaret verilerine göre mevsimsellikten arındırılmış altın  hariç ihracat ve ithalat bir önceki aya göre ihracatta daha güçlü  olmak üzere yüksek oranlı artışlar kaydetmiştir. Turizm gelirlerinde  de toparlanma eğiliminin belirginleştiği izlenmektedir. İhracattaki  güçlü artış eğilimi ve aşılamadaki kuvvetli ivmenin turizm  faaliyetlerini canlandırmasıyla yılın geri kalanında cari işlemler  hesabının fazla vermesi beklenmektedir. Cari işlemler dengesinde  görülen iyileşme eğilimi fiyat istikrarı hedefi için önem arz  etmektedir. Kurul ayrıca, iktisadi faaliyetteki toparlanmanın  sürekliliği ve finansal istikrar açısından cari işlemler dengesindeki  seyrin önemine yaptığı vurguyu yinelemiştir.

Para Politikası

16.    Para politikası duruşu, enflasyon görünümüne yönelik risklerin  kaynağına, kalıcılığına ve para politikası ile ne ölçüde kontrol  altına alınabileceğine dair değerlendirmeler dikkate alınarak,  temkinli bir yaklaşımla enflasyonun kalıcı olarak düşürülmesi ve fiyat  istikrarı hedefine ulaşılması odağında belirlenecektir. Bu doğrultuda  politika duruşu, enflasyon gelişmeleri, enflasyon beklentileri ve  bunlar üzerinde kısa vadede etkili olacağı öngörülen geçici unsurlar  da dikkate alınarak dezenflasyon sürecini en kısa sürede tesis edecek  ve orta vadeli hedeflere ulaşıncaya kadar bunun sürekliliğini  sağlayacak bir sıkılık düzeyinde belirlenmeye devam edilecektir.
17.    Enflasyonda son dönemde gözlenen yükselişte  gıda ve ithalat  fiyatlarındaki artışlar ile tedarik süreçlerindeki aksaklıklar gibi  arz yönlü unsurlar, yönetilen/yönlendirilen fiyatlardaki artışlar ve  açılmaya bağlı talep gelişmeleri etkili olmaktadır. Bu etkilerin arızi  unsurlardan kaynaklı olduğu değerlendirilmektedir. Diğer taraftan,  güçlü parasal sıkılaştırmanın krediler ve iç talep üzerindeki  yavaşlatıcı etkileri devam etmektedir. Parasal duruşun sıkılığı ticari  kredilerde öngörülenin ötesinde daraltıcı etki yapmaya başlamıştır.
Ticari kredilerin nominal büyümesi geçmiş yıllar ortalamasının oldukça  altında seyrederken, bireysel kredilerdeki güçlü seyir ise büyük  ölçüde korunmaktadır. Bunun yanında, bireysel kredilerin ılımlı seyre  dönmesi için makroihtiyati politika çerçevesi güçlendirilmiştir. Bu  doğrultuda BDDK’nın söz konusu kararlarının etkisi takip edilecektir.
Kurul, bireysel kredilerin daha ılımlı bir büyüme sergilemesinin,  enflasyon görünümü ve dış denge üzerindeki riskleri sınırlamak için  önemli olduğuna dair yaptığı vurguyu korumuştur. Bu çerçevede,  kredilerin seyri ve kompozisyonu makroekonomik istikrar açısından  yakından takip edilmektedir. Kurul, para politikasının etkileyebildiği  talep unsurları, çekirdek enflasyon gelişmeleri ve arz şoklarının  yarattığı etkilerin ayrıştırılmasına yönelik analizleri  değerlendirmiştir. Bu çerçevede para politikası duruşunda güncellemeye  ihtiyaç bulunduğu değerlendirmesi yapılmış ve politika faizinde 100  baz puan indirim yapılmasına karar verilmiştir.
18.    Enflasyonun kısa dönemde, başta emtia fiyatları ve  yönetilen/yönlendirilen fiyatlar olmak üzere arz ve talep yönlü  çeşitli unsurların etkisiyle oynak bir seyir izlemesi beklenmektedir.
Bununla birlikte, geçici etkilerin ortadan kalkmasıyla enflasyonun  yeniden düşüş eğilimine dönmesini sağlayacak sıkılıktaki parasal  duruş  enflasyon beklentileri, fiyatlama davranışları ve finansal  piyasa gelişmeleri bağlamında dışsal ve geçici oynaklıklara karşı  önemli bir tampon işlevi görecektir.
19.    TCMB, fiyat istikrarı temel amacı doğrultusunda enflasyonda  kalıcı düşüşe işaret eden güçlü göstergeler oluşana ve orta vadeli  yüzde 5 hedefine ulaşıncaya kadar elindeki tüm araçları kararlılıkla  kullanmaya devam edecektir.
20.    Fiyatlar genel düzeyinde sağlanacak istikrar, ülke risk  primlerindeki düşüş, ters para ikamesinin ve döviz rezervlerindeki  artış eğiliminin sürmesi ve finansman maliyetlerinin kalıcı olarak  gerilemesi yoluyla makroekonomik istikrarı ve finansal istikrarı  olumlu etkileyecektir. Böylelikle, yatırım, üretim ve istihdam  artışının sağlıklı ve sürdürülebilir bir şekilde devamı için uygun  zemin oluşacaktır.
21.    Kredi piyasası ve iktisadi faaliyete ilişkin göstergelerin yanı  sıra döviz kuru oynaklığı ve ithalat fiyatlarındaki gelişmeler  doğrultusunda enflasyon üzerindeki talep ve maliyet yönlü etkiler  önemini korumaktadır. Gelişmiş ülkelerdeki para politikası ile küresel  risk iştahına ilişkin görünüm, gelişmekte olan ülkelere yönelik  portföy akımları üzerindeki riskleri canlı tutmaktadır. Kurul, para  politikasında fiyat istikrarı hedefi doğrultusunda finansal istikrara  yönelik riskleri de gözeten bir yaklaşım sergilemeyi sürdürecektir.
22.    Kurul, fiyat istikrarının sağlanması için, güçlü bir politika  koordinasyonuyla tüm paydaşları içeren bütüncül bir makro politika  bileşimine ihtiyaç bulunduğu değerlendirmesini yinelemiştir.
23.    Kurul, kararlarını şeffaf, öngörülebilir ve veri odaklı bir  çerçevede almaya devam edecektir."

İlgili Haberler

En Çok Okunanlar