Tüketici güveni İngiltere’de son iki yılın dibine geriledi

İngiltere’de artan yaşam maliyetleri ve yükselen enerji giderleri, hanehalkının ekonomik kaygılarını yeniden zirveye taşıdı. Özellikle akaryakıt fiyatlarında yaşanan sert yükseliş ve faiz artışı beklentilerinin güçlenmesi, tüketici güveninde belirgin bozulmaya yol açtı.
S&P Global tarafından yayımlanan aylık tüketici güveni araştırmasına göre, tüketici duyarlılık endeksi mayıs ayında 42,3 seviyesinden 42,1’e gerileyerek Temmuz 2023’ten bu yana en düşük düzeye indi. Bu dönem, İngiltere’de enflasyonun Rusya-Ukrayna savaşının etkisiyle hızla yükseldiği döneme denk geliyor.
S&P Global verilerine göre İngiltere’de tüketici güveni son yaklaşık iki yılın en düşük seviyesine gerileyerek ekonomik endişelerin yeniden güçlendiğini ortaya koydu.
AKARYAKIT VE ENERJİ MALİYETLERİ BASKIYI ARTIRDI
Ankette Britanyalı tüketicilerin mali durum, harcama alışkanlıkları, tasarruf eğilimleri, borç yükü ve istihdam görünümüne ilişkin değerlendirmeleri ölçüldü. Sonuçlar, halkın ekonomik geleceğe dair giderek daha karamsar hale geldiğini gösterdi.
Raporda özellikle Orta Doğu’daki gerilimlerin ardından Hürmüz Boğazı’nda yaşanan risklerin enerji fiyatlarını yukarı çektiği belirtildi. Akaryakıt maliyetlerindeki yükselişin hem ulaşım hem de temel tüketim ürünleri üzerinde yeni fiyat baskısı oluşturduğu ifade edildi.
Yüksek enerji giderlerinin hane bütçelerini zorladığı, tüketicilerin zorunlu olmayan harcamalarını kısmaya başladığı kaydedildi. Uzmanlar, enerji maliyetlerinin önümüzdeki aylarda da İngiltere ekonomisi üzerinde belirleyici risk unsurlarından biri olacağını değerlendiriyor.
TASARRUFLAR HIZLA ERİYOR
Araştırmada dikkat çeken başlıklardan biri de hanehalkı tasarruflarındaki hızlı düşüş oldu. Verilere göre mayıs ayında tasarruf eğiliminde Temmuz 2023’ten bu yana görülen en sert gerileme yaşandı.
İngiltere’de yükselen yaşam maliyetleri nedeniyle hanehalkı tasarruflarının pandemi dönemi hariç son yılların en hızlı erime sürecine girdiği belirtildi.
S&P Global ekonomistlerinden Baluch, enflasyon endişelerinin yeniden gündemin merkezine yerleştiğini ifade ederek artan fiyat baskısının vatandaşların mali güvenliğini zayıflattığını söyledi.
Baluch’a göre özellikle enerji ve gıda fiyatlarındaki yükseliş, aile bütçelerinde ciddi baskı yaratırken, geleceğe ilişkin ekonomik kaygıları da artırıyor.
FAİZ ARTIŞI BEKLENTİSİ GÜÇLENİYOR
1.500 kişiyle gerçekleştirilen ankete göre katılımcıların yüzde 51’i önümüzdeki dönemde faiz oranlarında artış bekliyor. Bu oran son iki buçuk yılın en yüksek seviyesi olarak kayıtlara geçti.
İngiltere Merkez Bankası yetkilileri de küresel petrol fiyatlarının yüksek seyretmesi halinde enflasyon baskısının yeniden güçlenebileceği uyarısında bulundu. Banka, enerji faturalarının yaz aylarına kadar yüzde 16 artarak ortalama 1.900 sterline ulaşabileceğini açıkladı.
Gıda fiyatlarında ise yıl sonuna kadar yaklaşık yüzde 7’lik artış beklendiği belirtildi. Uzmanlar, enerji ve gıda maliyetlerindeki yükselişin tüketici fiyatlarını yeniden yukarı çekebileceğine dikkat çekiyor.
Katılımcıların yarısından fazlasının faiz artışı beklemesi, İngiltere ekonomisinde enflasyon korkusunun yeniden güç kazandığını gösterdi.
ENFLASYON HEDEFİN ÜZERİNDE KALMAYA DEVAM EDİYOR
Office for National Statistics verilerine göre İngiltere’de tüketici fiyat endeksiyle ölçülen yıllık enflasyon mart ayında yüzde 3’ten yüzde 3,3 seviyesine yükseldi.
Bu hafta açıklanacak nisan enflasyon verisinin yüzde 3 seviyesine gerilemesi bekleniyor. Ancak ekonomistler, enflasyonun İngiltere Merkez Bankası’nın yüzde 2 hedefinin belirgin şekilde üzerinde kalmaya devam edeceğini öngörüyor.
Küresel enerji piyasalarındaki belirsizlik, jeopolitik riskler ve yükselen petrol fiyatlarının İngiltere ekonomisindeki mali baskıyı önümüzdeki dönemde de artırabileceği değerlendiriliyor.





