Uzmanlara göre, İsrail-İran çatışmasının küresel gaz piyasalarına etkisi sınırlı kalacak

İsrail ile İran arasındaki karşılıklı saldırıların üçüncü gününe girilirken, uzmanlar çatışmanın küresel doğal gaz piyasaları üzerinde doğrudan ve geniş çaplı bir etkisinin sınırlı kalacağı görüşünde. Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) ve Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü (OPEC) de petrol piyasalarında tedarikin iyi seviyelerde olduğunu ve olağanüstü önlemler alınmasını gerektirecek bir durum olmadığını belirtti.
Çatışmanın en büyük endişelerinden biri, dünya petrolünün yaklaşık beşte birinin geçtiği Hürmüz Boğazı'nda yaşanabilecek olası bir aksaklık idi. Ancak uzmanlar, gerilimin bu seviyeye ulaşmayacağını öngörüyor.
Erste Investment Petrol ve Gaz Analisti Tamas Pletser, İran'ın ana öneminin petrol üreticisi kimliğinden geldiğini ve günde yaklaşık 3 milyon varil ham petrol ürettiğini belirtti. Pletser'e göre, küresel ham petrol piyasasına etki, çatışmanın süresi, ABD'nin uygulayacağı yaptırımlar ve İran'ın Hürmüz Boğazı'ndaki geçişleri kapatıp kapatamayacağına bağlı. Ancak Pletser, İran'ın gerilimi tırmandırmanın kendi çıkarına olmayacağını ve bu nedenle Hürmüz Boğazı'na dokunmayacaklarını tahmin ediyor. Pletser, petrol fiyatlarının 2-3 hafta yüksek kalabileceğini, ardından varil başına 70 doların altına düşebileceğini öngörüyor.
Pletser ayrıca, Hürmüz Boğazı'nın küresel sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) taşımacılığı açısından da kritik bir güzergah olduğunu ve Katar gazının da bu boğazdan geçtiğini vurguladı. Ancak boğazın engellenmesi senaryosunun gerçekleşme ihtimalini düşük görüyor.
RIE Enerji Jeopolitiği ve Piyasaları Araştırma Görevlisi Francesco Sassi de benzer şekilde, İran'daki sorunların küresel doğal gaz piyasalarında büyük etkilere neden olmasının olası olmadığını ifade etti. Sassi, küresel etkilerin daha çok Hürmüz Boğazı'ndaki sorunlardan ya da çatışmanın Katar, Irak veya İsrail'den yapılan tedariki doğrudan veya dolaylı olarak etkilemesi durumunda ortaya çıkabileceğini belirtti.
Hürmüz Boğazı'nın Küresel Enerji Akışındaki Rolü
Hürmüz Boğazı, Basra Körfezi'ndeki petrol ve LNG üretim merkezlerini Umman Denizi üzerinden uluslararası piyasalara bağlayarak küresel enerji akışında hayati bir rol oynuyor. Her gün Orta Doğu menşeli 17 ila 20 milyon varil ham petrol ve kondensat bu boğazdan geçiyor. Bu da boğazı küresel petrol ticaretinin yaklaşık üçte birinin gerçekleştiği kilit bir geçit haline getiriyor.
Bu akışın yaklaşık yüzde 70'i Asya ülkelerine yönelirken, Çin, Japonya, Hindistan, Güney Kore, Singapur, Tayland, Pakistan ve Filipinler bu hattan gerçekleşen tedarike en fazla bağımlı bölgeler arasında yer alıyor. Aynı zamanda, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri'nden çıkan LNG'nin neredeyse tamamı Hürmüz üzerinden sevk ediliyor ve bu da boğazı küresel LNG ticaretinin yaklaşık yüzde 20'sinin geçtiği bir merkez haline getiriyor. Avrupa da bu sevkiyatın önemli bir müşterisi konumunda.
Uzmanlar, Hürmüz Boğazı'ndan yapılacak geçişlerde olası bir aksamanın, küresel petrol ve LNG fiyatlarını yukarı yönlü destekleyebileceğini belirtiyor.
Boğazda Son Durum ve Tarihsel Veriler
Enerji veri analiz firması Kpler'in verilerine göre, 2024 başından bu yana deniz yoluyla ticareti yapılan petrolün yüzde 34'ü Hürmüz Boğazı'ndan geçti. Boğaz en son, 1984'teki İran-Irak Savaşı sırasında "Tanker Savaşı" olarak bilinen dönemde fiilen kapanmıştı.
Deniz trafiği izleme platformu MarineTraffic verileri ise, bölgedeki ticari gemi hareketlerinde şu ana kadar kayda değer bir değişim yaşanmadığını gösteriyor. Bölgede 1948 ticari gemi bulunurken, son 24 saat içinde 97 gemi giriş, 85 gemi çıkış yaptı. Aynı dönemde 17 tanker giriş, 17 tanker çıkış yaptı ve bölgede toplam 116 tanker seyrediyor.





