Türkiye’nin yer altı zenginliği: 90 madenden 70’i ülkemizde

Türkiye, doğal kaynaklar açısından dünyanın en zengin ülkeleri arasında yer alıyor. Ankara Üniversitesi ve ABD merkezli Society of Exploration Geophysicists işbirliğiyle düzenlenen 2. Avrasya Yer Bilimleri Kongresi (EGCE-2025) kapsamında yapılan değerlendirmelere göre, Türkiye dünyada ticareti yapılan yaklaşık 90 maden türünün 70’ine ev sahipliği yapıyor. Bu madenlerin ise yaklaşık %60’ı aktif olarak ticarete konu ediliyor.

TÜRKİYE, MADEN ZENGİNİ COĞRAFYA

Kırşan, Türkiye’nin jeolojik yapısının Asya ve Avrupa kıtaları arasında bir köprü oluşturduğunu belirterek, ülkenin metalik madenlerden enerji ham maddelerine kadar geniş bir yelpazede zengin kaynaklara sahip olduğunu ifade etti. Türkiye’nin yıllık maden ihracatının 6,5 milyar dolar seviyesinde olduğunu vurgulayan Kırşan, altın, bakır, çinko, kurşun, krom ve kömür gibi madenlerin Türkiye ekonomisinde kritik bir paya sahip olduğunu söyledi.

PETROL ÇAĞI KAPANDI, MİNERAL ÇAĞI BAŞLADI

Kırşan’a göre, küresel ısınma ve iklim değişikliğiyle birlikte petrol çağının sona erdiği, yeni bir “mineral çağı”nın başladığı bir döneme girildi. Yenilenebilir enerjiye geçiş süreciyle birlikte kritik minerallerin stratejik değeri artarken, maden talebinin geçmişe kıyasla 6 ila 9 kat artacağı öngörülüyor.
Kırşan bu durumu şöyle özetledi:

“Savunma sanayisi, temiz enerji teknolojileri ve bilgisayar çipleri gibi yüksek teknoloji ürünleri için artık çok daha fazla mineral gerekiyor. Nadir toprak elementlerinin önemi her geçen gün artıyor.”

KÜRESEL TİCARET SAVAŞLARININ GÖLGESİNDE MADEN REKABETİ

Ticaret savaşlarının temelinde, enerji ve ham madde erişimi konularının yattığını belirten Kırşan, Türkiye’nin bu süreçte sahip olduğu maden potansiyelini daha etkin değerlendirmesi gerektiğini ifade etti. “Kritik ve stratejik minerallerin yönetimi, önümüzdeki yıllarda ülkelerin ekonomik gücünü belirleyecek en önemli faktörlerden biri olacak” dedi.

YENİ MADEN YASASI VE STRATEJİK POLİTİKA İHTİYACI

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın kritik minerallere ilişkin kapsamlı bir liste hazırladığını aktaran Kırşan, yeni dönemin kodlarına uygun bir maden yasasının elzem olduğunu belirtti.

“Yerli otomobil Togg’un bataryası, güneş panelleri, rüzgar türbinleri ve savunma sanayimiz için bu minerallere her zamankinden fazla ihtiyaç duyacağız.”

Kırşan ayrıca Bakanlık bünyesinde iklim değişikliği ve sürdürülebilir madencilik birimi kurulması gerektiğini, böylece maden politikalarının çevresel etkilerle uyumlu hale getirilebileceğini söyledi.

SORUMLU MADENCİLİK VE ÇEVRE DENGESİ

Türkiye Madenciler Derneği Çevre Koordinatörü Dr. Caner Zanbak, madencilikte çevresel duyarlılığın temel prensip olması gerektiğini vurguladı. Dernek olarak 12 maddelik “Sorumlu Madencilik Protokolü” hazırladıklarını belirten Zanbak, çevre standartlarına uymayan işletmelerin sektörde yer bulamayacağını ifade etti.

“Madenlerimizi çıkarmak zorundayız; çıkarmazsak satın almak zorunda kalırız. Aksi halde kalkınma mümkün değil.”

Zanbak, sürdürülebilir üretimin yalnızca çevre koruması değil, aynı zamanda ekonomik bağımsızlığın da teminatı olduğunu belirtti.

ANALİTİK DEĞERLENDİRME

Türkiye’nin sahip olduğu 70 farklı maden türü, küresel enerji dönüşümünün merkezinde yer alıyor. Elektrikli araç bataryalarından çip üretimine kadar uzanan geniş bir kullanım alanı, Türkiye’yi potansiyel bir “madencilik üssü” haline getiriyor. Ancak uzmanlara göre bu potansiyelin ekonomik değere dönüşebilmesi için daha şeffaf, çevreci ve stratejik bir madencilik politikası gerekiyor.