ABD'de dengeler değişti: Donald Trump'ı şimdi neler bekliyor?
ABD ara seçimlerinde Demokratlar, Temsilciler Meclisi ve Senatoda çoğunluğu elde etti. Kongre'deki güç değişimi, Başkan Donald Trump'ın yasa çıkarma ve üst düzey atama süreçlerini etkileyecek.

ABD'de 3 Kasım'da düzenlenen ara seçimler, Washington'daki siyasi dengeleri değiştirdi. Cumhuriyetçilerin Kongre üzerindeki iki yıllık kontrolü sona ererken Demokratlar, ocak ayında göreve başlayacak yeni yasama döneminde her iki kanadı da yönetecek. Bu değişim, Trump yönetiminin ekonomi politikaları, kamu harcamaları ve federal kurumlara yönelik denetimler açısından yeni bir süreci beraberinde getirecek.
Demokratlar Kongre'nin iki kanadında çoğunluğu sağladı
Trump, ikinci başkanlık döneminin ilk iki yılında Cumhuriyetçilerin Temsilciler Meclisi ve Senatodaki çoğunluğundan yararlandı. Bu siyasi tablo, yönetimin 2025 yılında kapsamlı vergi indirimlerini hayata geçirmesine imkân tanıdı.
Cumhuriyetçilerin Kongre komitelerini yönetmesi, Beyaz Saray'ın faaliyetlerine yönelik denetimlerin de sınırlı kalmasını sağladı.
Demokratların her iki kanatta çoğunluğu kazanmasıyla Trump yönetiminin yeni yasaları geçirebilmek için siyasi uzlaşma araması gerekecek.
Yeni Kongre, Ocak 2027'de çalışmalarına başlayacak.
Trump'ın yasa çıkarma yetkisi nasıl etkilenecek?
Kongrede çoğunluğun Demokratlara geçmesi, Cumhuriyetçilerin desteklediği yasa tekliflerinin engellenebilmesine olanak sağlayacak. Ancak Demokratların kendi düzenlemelerini yürürlüğe koyması da belirli koşullara bağlı olacak.
ABD Senatosunda çoğu yasa teklifinin görüşmelerini sonuçlandırmak için 100 üyeden en az 60'ının desteği gerekiyor. Filibuster olarak bilinen usul, azınlıktaki senatörlerin yasama sürecini uzatmasına imkân tanıyor.
Bütçe, vergi ve federal borçlanma sınırıyla ilgili bazı düzenlemelerde ise uzlaştırma yöntemi kullanılarak Senatoda basit çoğunlukla ilerlenebiliyor.
Cumhuriyetçiler, 2017 ve 2025 yıllarındaki vergi indirimlerini bu yöntemle kabul ettirmişti.
Trump veto yetkisini kullanabilecek
Demokratların Kongre'deki çoğunluğuna rağmen Başkan Trump'ın kabul edilen yasaları veto etme hakkı devam edecek.
Başkanlık vetosunun aşılabilmesi için Temsilciler Meclisi ve Senatoda üçte iki çoğunluğun sağlanması gerekiyor. Demokratlar ise seçim kazanımlarına rağmen bu sayıya ulaşmış değil.
Trump, seçimlerden önce verdiği bir röportajda Demokratların Kongre'yi kazanması halinde veto yetkisini sıkça kullanabileceğini ifade etmişti.
Bununla birlikte geçmişte farklı partilerin Beyaz Saray ve Kongre'yi kontrol ettiği dönemlerde de önemli düzenlemeler kabul edildi. Sosyal Güvenlik sistemine ilişkin 1983 düzenlemesi, 1986 vergi reformu ve 1996 sosyal yardım değişiklikleri bunlar arasında bulunuyor.
Vergi indirimleri ve sağlık harcamaları gündeme gelebilir
Yeni Kongre döneminde Demokratların öncelikleri arasında hayat pahalılığı ve sağlık hizmetlerine erişim konularının bulunması bekleniyor.
2025 yılında kabul edilen vergi yasası kapsamında Medicaid sağlık sigortası programında yapılan harcama kesintilerinin geri alınması gündeme gelebilecek.
Sağlık sigortası primlerini karşılamaya yardımcı olan genişletilmiş kamu desteklerinin yeniden uygulanması da olası düzenlemeler arasında gösteriliyor.
Trump'ın geniş seçmen desteğine sahip teklifleri veto etmesi halinde kamuoyundaki desteğinin etkilenebileceği değerlendiriliyor.
Trump yönetimine yönelik soruşturmalar artabilir
Kongre komitelerinin Demokratların yönetimine geçmesi, Beyaz Saray ve federal kurumların faaliyetlerine yönelik yeni incelemelerin önünü açabilecek.
Gündeme gelebilecek konular arasında Trump ailesinin hisse senedi işlemleri ve kripto para yatırımları, Beyaz Saray'da planlanan balo salonunun özel şirketler tarafından finanse edilmesi ve göçmenlik politikaları bulunuyor.
Ayrıca Jeffrey Epstein dosyalarının yönetim tarafından nasıl ele alındığı da inceleme konusu olabilecek başlıklar arasında yer alıyor.
Kongre komiteleri belge talep etme ve tanık çağırma yetkisine sahip olsa da doğrudan ceza davası açamıyor.
Komitelerin çağrılarına uymayan kişiler hakkında Kongreye itaatsizlik işlemi başlatılabiliyor. Bu kapsamda para cezası veya 12 aya kadar hapis cezası uygulanabiliyor.
Federal suçlara ilişkin dava açma yetkisi ise Adalet Bakanlığında bulunuyor.
Trump'ın üçüncü kez azil süreciyle karşılaşması mümkün mü?
Demokratların Kongre'de çoğunluğu sağlaması, Trump hakkında yeni bir azil sürecinin başlatılabilmesi ihtimalini gündeme getirdi.
ABD'de bir başkanın azledilmesi için Temsilciler Meclisinde basit çoğunluk yeterli oluyor. Ancak görevden alınması, Senatoda yapılacak yargılamanın ardından üçte iki çoğunlukla suçlu bulunmasına bağlı.
Trump, ilk başkanlık döneminde 2019 ve 2021 yıllarında iki kez azledilmiş ancak Senatoda mahkûm edilmediği için görevden alınmamıştı.
2026 seçim kampanyasında Demokrat liderler yeni bir azil sürecini öncelikli hedef olarak öne çıkarmadı. Parti daha çok yaşam maliyetleri ve çalışan ailelerin ekonomik sorunlarına odaklandı.
Senato Trump'ın üst düzey atamalarını engelleyebilir
Demokratların Senato çoğunluğunu kazanması, Trump'ın federal yönetimde yapacağı atamaları da etkileyecek.
Bakanlar, büyükelçiler, Yüksek Mahkeme ve federal mahkeme yargıçları ile bazı kamu kurumlarının yöneticileri Senatonun onayından geçmek zorunda.
Cumhuriyetçilerin önceki çoğunluğu, Savunma Bakanı Pete Hegseth, Sağlık Bakanı Robert F. Kennedy Jr. ve FBI Direktörü Kash Patel gibi isimlerin onaylanmasını sağlamıştı.
Yeni dönemde Demokratların Trump'ın aday gösterdiği isimleri reddetmesi veya onay süreçlerini uzatması mümkün olacak.
Başkanlık kararnameleri yürütmenin elinde kalacak
Kongredeki kontrol değişse de Trump'ın başkanlık yetkileri devam edecek.
ABD Başkanı, belirli sınırlar içinde Kongreden yeni yasa geçirmeden başkanlık kararnameleri ve idari işlemler yoluyla politika değişikliklerine gidebiliyor.
Trump, ikinci döneminde İran'a yönelik askeri operasyonlar, gümrük tarifeleri, federal kamu çalışanlarının işten çıkarılması ve uluslararası anlaşmalardan çekilme gibi alanlarda bu yetkilerini kullandı.
ABD'nin Dünya Sağlık Örgütünden ve Paris İklim Anlaşması'ndan çekilmesi ile Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro'nun ABD'ye götürülmesi de Kongreden yeni yasa çıkarılmadan gerçekleştirilen işlemler arasında yer aldı.
Ancak başkanlık kararları yargı denetimine tabi olmaya devam ediyor. Trump yönetiminin bazı kararnameleri daha önce mahkemeler tarafından geçersiz kılınmıştı.





