Ekonomi

Fed Başkanı Powell konuştu: "Büyüme güçlendi, enflasyon düşüş yolunda"

Fed Başkanı Powell konuştu: "Büyüme güçlendi, enflasyon düşüş yolunda"

ABD Merkez Bankası (Fed), para politikasında temkinli duruşunu sürdürerek politika faizinde değişikliğe gitmedi. Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC) toplantısının ardından yapılan açıklamada, federal fonlama faiz oranının yüzde 3,50 – 3,75 aralığında sabit bırakıldığı duyuruldu. Karar, küresel piyasalarda yakından takip edilirken, Fed’in enflasyon ve istihdam hedeflerine bağlılığını koruduğu mesajı öne çıktı.  Faiz kararının ardından bir açıklama yapan ABD Merkez Bankası (Fed) Başkanı Jerome Powell, son Para Politikası Kurulu (FOMC) toplantısından bu yana gelen ekonomik verilerin büyüme görünümünde belirgin bir toparlanmaya işaret ettiğini açıkladı. Powell, ekonominin geçen yıla kıyasla daha dirençli bir tablo çizdiğini belirterek, para politikasında önceden belirlenmiş bir yol haritası bulunmadığını vurguladı.

[related_post id="114028" title="Fed faiz kararını açıkladı: Politika faizi sabit kaldı"]

ENFLASYON HALA HEDEFİN ÜZERİNDE

Powell, Aralık ayına ait enflasyon göstergelerinin hâlâ Fed’in yüzde 2’lik resmi hedefinin belirgin biçimde üzerinde olduğunu ifade etti. Çekirdek kişisel tüketim harcamaları (PCE) endeksinin yaklaşık yüzde 3 seviyelerinde seyrettiğini belirten Powell, fiyat baskılarının tamamen ortadan kalkmadığını söyledi.

Powell, enflasyondaki yüksek seyrin büyük bölümünün tüketim talebinden değil, ithalat tarifelerinden kaynaklandığını vurguladı. Özellikle mal fiyatlarında görülen artışların bu politikalarla bağlantılı olduğuna dikkat çekti.

TARİFELER ENFLASYONU NASIL ETKİLEDİ?

Fed Başkanı’na göre mal grubundaki fiyat artışları, uygulanan gümrük vergileri nedeniyle yükseldi. Ancak hizmet sektöründe dezenflasyon sürecinin devam ettiğini belirten Powell, bunun para politikası açısından olumlu bir sinyal olduğunu dile getirdi.

Tarife etkileri hariç tutulduğunda çekirdek enflasyonun yüzde 2’nin biraz üzerinde seyrettiğini söyleyen Powell, bu tabloyu “daha dengeli bir enflasyon görünümü” olarak tanımladı. Tarifelerin fiyatlara etkisinin bu yıl zirveye ulaşmasının ardından zayıflamasının beklendiğini ifade etti.

Powell, tarifelerin yarattığı fiyat artışını “büyük ölçüde tek seferlik bir etki” olarak değerlendirdi.

EKONOMİ “SAĞLAM ZEMİNDE” MESAJI

Powell, ABD ekonomisinin genel görünümüne ilişkin iyimser ifadeler kullandı. Mevcut para politikası duruşunun hem fiyat istikrarı hem de istihdam hedeflerine ulaşmak açısından uygun olduğunu söyledi. Konut sektöründeki yavaşlığın sürdüğünü kabul eden Powell, kamu harcamalarındaki geçici kesintilerin etkisinin önümüzdeki dönemde azalacağını kaydetti.

İŞ GÜCÜ PİYASASINDA YAVAŞLAMA

Fed Başkanı, istihdam piyasasında daha dengeli bir sürece girildiğini belirtti. İş artış hızındaki düşüşün hem iş gücü arzındaki gerilemeden hem de talep tarafındaki yumuşamadan kaynaklandığını söyledi. Bu gelişmenin ücret baskılarını sınırlayabileceğine işaret etti.

FAİZLER NÖTR SEVİYEYE YAKIN

Powell, politika faizinin artık ekonomiyi ne aşırı sıkılaştıran ne de gevşeten “nötr” seviyelere yaklaştığını belirtti. Ancak Fed’in bundan sonraki adımlarının önceden belirlenmiş bir patikaya bağlı olmayacağını, kararların toplantı bazlı verileceğini vurguladı. Komitede faizleri sabit tutma yönünde geniş bir görüş birliği bulunduğunu ifade etti.

FED KARARI SONRASI POWELL’DAN SESSİZLİK STRATEJİSİ

ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faiz oranlarını sabit tutma kararının ardından gözler Fed Başkanı Jerome Powell’ın açıklamalarına çevrildi. Ancak Powell, yalnızca para politikası değil, kişisel görev süresi ve devam eden hukuki süreçlere ilişkin sorular karşısında da temkinli bir tutum sergiledi. Özellikle siyasi baskıların arttığı bir dönemde gelen bu sessizlik, piyasalar tarafından dikkatle takip edildi.

Powell, başkanlık görevinin sona ermesinin ardından Fed’de kalıp kalmayacağı sorusuna net bir yanıt vermedi. Başkanlık görevi Mayıs ayında tamamlanacak olsa da, yönetim kurulu üyeliğinin 2028’e kadar sürdüğü biliniyor.

“BUGÜN BU KONULARA GİRMEYECEĞİM”

Basın toplantısında geleceğine yönelik yöneltilen sorulara karşılık Powell, zamanlamanın uygun olmadığını belirterek yorum yapmaktan kaçındı. Fed Başkanı, bu tür başlıkların farklı bir platformda ele alınabileceğini ifade etti.

Aynı yaklaşımı hukuki süreçlerle ilgili sorularda da sürdüren Powell, ABD Adalet Bakanlığı tarafından Fed’in merkez binasındaki yenileme çalışmalarıyla bağlantılı olarak gönderildiği iddia edilen celpler hakkında konuşmadı.

Powell, olası hukuki incelemelerle ilgili olarak “Bu konuda bugün paylaşabileceğim bir bilgi yok” diyerek tartışmaya kapıyı kapattı.

11 OCAK AÇIKLAMASINA DA YORUM YOK

Fed Başkanı, daha önce 11 Ocak tarihinde yaptığı açıklamalara yönelik sorular karşısında da ayrıntı vermedi. Bu durum, Powell’ın gündemi yalnızca para politikası çerçevesinde tutma konusundaki kararlılığını gösterdi.

Öte yandan, doların küresel değerine ilişkin değerlendirme talepleri de yanıtsız kaldı. Fed’in geleneksel olarak döviz kuru hakkında doğrudan yorum yapmama politikasını sürdürdüğü görüldü.

FED’İN İLETİŞİM DİLİNDE TEMKİN

Powell’ın açıklamaları, Fed yönetiminin siyasi ve hukuki tartışmalardan uzak durma refleksini ortaya koydu. Kurumun bağımsızlığını koruma çabası, özellikle seçim atmosferine girilen bir dönemde daha belirgin hale geldi.

Powell, Fed’in odağının yalnızca ekonomik veriler ve para politikası hedefleri olduğunu dolaylı biçimde vurguladı.

POWELL’DAN BORÇ UYARISI: “MEVCUT YOL SÜRDÜRÜLEBİLİR DEĞİL”

ABD Merkez Bankası (Fed) Başkanı Jerome Powell, federal borcun gidişatına ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Çarşamba günü düzenlenen basın toplantısında konuşan Powell, borç seviyesinin bugünkü şartlarda yönetilebilir olduğunu ancak izlenen mali rotanın uzun vadede risk barındırdığını söyledi.

Powell, ABD’nin borç dinamiklerinin mevcut seyriyle devam etmesinin sürdürülebilir olmadığını açık biçimde dile getirdi. Buna karşın kısa vadede finansal piyasalarda ani bir sarsıntı beklemediğini belirtti.

“ERKEN ADIM ATMAK DAHA DOĞRU OLUR”

Fed Başkanı, mali disiplin konusunda gecikmenin maliyetinin artabileceğini vurguladı. Hükümetin bütçe açığı politikalarına dolaylı bir eleştiride bulunan Powell, güçlü istihdam ortamına rağmen bütçe dengesinin bozulduğunu ifade etti.

Powell, neredeyse tam istihdam koşullarında yüksek açık verilmesini mali tablo açısından endişe verici olarak değerlendirdi. Bu durumun uzun vadeli borç yükünü artırabileceğini belirten Powell, mali yapının zaman kaybetmeden gözden geçirilmesi gerektiğine işaret etti.

PİYASALAR İÇİN ACİL TEHLİKE YOK

Powell’ın açıklamalarında en dikkat çekici noktalardan biri ise borç seviyesine rağmen kısa vadeli piyasa riski öngörmemesi oldu. Fed Başkanı, yatırımcıların ani bir kriz senaryosuna odaklanmaması gerektiğini belirtti. Bu yaklaşım, borç konusundaki uyarının yapısal bir meseleye işaret ettiğini gösterdi.

FAİZ ORANLARI ARASINDAKİ BAĞ ZAYIF

Powell, para piyasalarında sıkça tartışılan kısa ve uzun vadeli faiz ilişkisine de değindi. Uzun vadeli tahvil getirilerinin yalnızca Fed’in kısa vadeli politika faizine bağlı olmadığını söyledi.

Powell, 10 yıllık tahvil faizleri ile gecelik politika faizleri arasında doğrudan ve güçlü bir bağ bulunmadığını vurguladı. Küresel tasarruf dengeleri, enflasyon beklentileri ve büyüme projeksiyonlarının uzun vadeli oranlar üzerinde belirleyici olduğuna dikkat çekti.

MALİYE POLİTİKASI – PARA POLİTİKASI AYRIMI

Fed Başkanı’nın mesajları, para politikası ile maliye politikası arasındaki sorumluluk ayrımını bir kez daha gündeme taşıdı. Powell, borç sorununun çözüm adresinin merkez bankası değil, mali karar vericiler olduğunu ima etti. Bu da Fed’in temel odağının fiyat istikrarı ve istihdam olmaya devam ettiğini gösterdi.

Ayrıntılar briazdan...

İlgili Haberler

En Çok Okunanlar